Arama sonuçları: 226 sonuç bulundu.

Lemalarda, "Çünki onlar, hayatlarını kemâl-i lezzetle evlâdlarının hayatı için fedâ ediyorlar, sarf ediyorlar. Öyle ise; insaniyeti sukūt etmemiş ve canavara inkılâb etmemiş herbir veledin farz olan bir vazîfesi de, o muhterem, sâdık, fedâkâr dostlara, hâlisâne hürmet ve samîmâne hizmet ve rızâlarını tahsîl ve kalblerini hoşnud etmektir." deniliyor. Bunu başarmanın formülü var mı, tavsiyeniz nedir...
Eğer Cenneti kazanmış isek; dünya hayatındaki evlenmiş olduğumuz kişi cennette de eşimiz olacak mı? Cennete Evlilik var mı? 
Üstadımızın zikr ettiği yedi kebair hangileridir. Bir kişi geçmiş hayatında yani tevbe etmeden evvelki işlemiş olduğu kebair var ise bunlar avf olunur mu?
Hanımlar Rehberinin 9. sayfasında yer alan "şayet size münasib olmayan bir erkek kısmet olsa, siz kısmetinize razı olunuz ve kanaat ediniz." cümlesini açıklayabilir misiniz? Bu kısımda denk olmayan birine neden razı olunması isteniyor. Sonuçta evlilik hayatı kişiyi ve gelecek neslini de etkileyecektir. 
Risale-i Nurda geçen, "Meşhur bir söz var ki: "Musibet zamanı uzundur." Evet musibet zamanı uzundur. Fakat örf-ü nâsta zannedildiği gibi sıkıntılı olduğundan uzun değil, belki uzun bir ömür gibi hayatî neticeler verdiği için uzundur." cümlesini izah eder misiniz? Bu meselenin tayy-ı zamanla bir alakası var mı?
Kesin evlenmek düşüncesi olanların nikah olmadan aile hayatı yaşamaları doğru mudur?
Hz. Üstad Bediüzzaman bir risalesinde, "Açlıktan kimsenin ölmeyeceğinden" bahsediyordu. Acaba Somalide açlıktan ölenlerin durumu nedir?
Tarîk-i Nakşî de dört şeyi bırakmak lazım. Hem dünyayı, hem nefis hesabına ahireti dahi hakiki maksad yapmamak, hem vucudunu unutmak, hem ucba, fahra girmemek için bu terkleri düşünmemek.. Risale- nurda ise "Acz-mendi tarikinde dört şey lazımdır: Fakr-ı mutlak, acz-i mutlak, şevk-i mutlak, şükr-ü mutlak ey aziz!" şeklinde geçen esasları acıklar mısınız?
Yazı mektubunda geçen, "Ümmetimin bozulduğu zaman sünnetime yapışan yüz şehid sevabını kazanabilir" hadisinde geçen yüz şehit sevabını yalnız sevap cihetiyle mi anlamalıyız, yoksa makam olarak da o derece yüksek mi olacaktır? Mesela bir şehit 70 kişiye şefaat edebilecekken, bu şekilde 7000 kişiye şefaat hakkı doğar mı?
Ahiret hayatı nasıldır?