İlgili kısım Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:Ene ve Zerre'den ibâret bir elif, bir noktadır.Şu Söz'ün “İki Maksadı” var. Birinci Maksad, enenin mâhiyet ve neticesinden; İkinci Maksad, zerrenin hareket ve vazîfesinden bahseder.130. Söz'ün başında geçen bu kısımdan anlaşılacağı üzere Bediüzzaman Hazretleri, eneyi elife, zerreyi (atomu) ise noktaya benzetmektedir. Böylece insanın iç dünyasını ve kâinatın en küçük parçasını benzetmek suretiyle ele almaktadır. Bu benzetmeleri açıklayacak olursak;Ene ve ElifEne, yani insanın "ben" duygusu, elif harfiyle temsil edilmiştir. Bunun birkaç yönü vardır. Maddeler hâlinde ele alacak olursak;1- Ene kelimesinin ilk harfi "elif"tir. Bu nedenle elif, eneye işaret etmektedir.2- Elif harfi, düz ve ince bir çizgidir. Ene de aslında insanın içinde bulunan ince, hassas bir ölçü birimi gibidir.3- Elif kendi başına bağımsız bir anlam ifade etmez, onu yazan kişiye işaret eder. Ene de aynı şekilde Allah'ın ilim, kudret ve irade gibi sonsuz sıfatlarını anlamaya bir ölçü olması için verilmiştir.4- Ene, kendisine verilen vazifeyi unutup gerçek sahiplik iddiasına kalkışırsa büyür ve kalınlaşır. Ene eğer kalınlaşırsa insanı yutar. Normalde ince olan elif kalınlaşırsa ve büyürse insanı yutacak bir hâle gelmesine bir işaret vardır.5- Elif harfi Kur'an elifbasının ilk harfidir. Hâliyle Kur'an öğrenecek kişi ilk olarak elif harfini öğrenir. Öyle de insanın hem kendisini hem de Rabbini doğru tanıması için ilk önce Ene'nin mahiyetini, ne olduğunu ve insana ne için verildiğini öğrenmesi gerekir. Ene'nin elife benzetilmesinde bu nükteye de bir işaret vardır.Zerre ve NoktaZerre, yani atom ise kâinatın en küçük yapı taşı olarak nokta ile temsil edilmiştir. Nokta nasıl küçüklüğüne rağmen bir yazının şekillenmesinde önemli bir yere sahipse, zerreler de küçüklüklerine rağmen kâinatın kurulmasında büyük vazifeler görürler. Her bir zerre, hareketleri ve görevleriyle Allah'ın sonsuz kudretine ve birliğine işaret eden bir delildir. Gözle görülemeyecek kadar küçücük olan bu varlıklar, son derece düzenli ve hikmetli bir şekilde hareket ederek kâinatta tesadüfe yer olmadığını gösterirler. İşte zerre, kâinattaki en küçük varlıklardan biri olduğu için, insanın küçüklüğü ifade etmekte kullandığı noktaya benzetilmiştir.İşte bu bağlamda Bediüzzaman Hazretleri, 30. Söz'e "bir elif ve bir nokta" ile başlamıştır. Yani insanın iç âlemindeki ene ile kâinatın dış âlemindeki zerreyi karşı karşıya getirerek hem insanın kendisini tanımasının hem de kâinatı okumasının Allah'ın varlığına ve birliğine ulaştıran iki önemli yol olduğunu ifade etmiştir.Ayrıca BakınızENE/ENANİYET İLE ALLAH'I BULMAK VE TANIMAKZERRELERİN (ATOMLARIN) HAREKETLERİNDEKİ İLÂHÎ HİKMETLERATOMLARLA ALLAH'IN VARLIĞININ İSPATIKaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 219.