8.784
Margarinin Zararları Nelerdir, Neden Uzak Durulmalıdır?
Margarin sağlığa zararlı mıdır? Tüketilmesinde herhangi bir sakınca yoktur diyenlere nasıl cevap verilebilir?

8.784
Margarin sağlığa zararlı mıdır? Tüketilmesinde herhangi bir sakınca yoktur diyenlere nasıl cevap verilebilir?
30.712
Bediüzzaman Hazretlerine göre Zülkarneyn as.'ın çektiği set nerededir?
8.042
16. Lem'a'da, ehl-i tahkike göre Zülkarneyn'in İskender-i Rûmî olmadığı; Yemen padişahlarından biri olduğu, Hazret-i İbrahim zamanında yaşayıp Hazret-i Hızır'dan ders aldığı ifade edilir. İskender-i Rûmî'nin ise milattan yaklaşık üç yüz sene önce yaşadığı ve Aristo'dan ders aldığı belirtilir. Ayrıca insanlık tarihinin Hazret-i İbrahim'den öncesi hakkında kesin ve düzenli bilgi vermekte yetersiz kaldığı söylenir. Buna karşılık Çin Seddi'nin milattan önce 200-400 yılları arasında yapıldığı bilinmektedir. Hz. İbrahim'in ise buna göre çok daha önce yaşamış olması bir çelişki değil midir?
843
"Risale-i Nur bir Sedd-i Zülkarneyn gibi bir sedd-i Kur'ânî vazifesini görebilir." cümlesini kısaca izah eder misiniz?
2.940
27. Söz'ün zeylinde, Sahabeler Bahsinde geçen "Amma ehadiste varit olmuş (hadislerde gelmiş) ki 'ahir zamanda beni görmeden iman eden daha ziyade makbuldür' mealindeki rivayet hususi fazilete dairdir, has bazı eşhas (şahıslar) hakkındadır." Burada kastetilen hususi şahsiyetler kimlerdir?
11.321
'Kişi kardeşleriyle kuvvetlidir' diye bir hadis var mı? Risale-i Nur hizmetinde kardeşlik nasıldır?
61
20. Lem'a'da 9 emrin ikincisinde “daire-i İslâmiyet içinde hangi meşrep olursa olsun” diyor.Bunun haricinde kimler vardır? Ya da bu meşrepten olanlar kimlerdir?
80
"Hakkın şe'ni ittifâktır. Fazîletin şe'ni tesânüddür. Düstûr-u teâvünün şe'ni birbirinin imdâdına yetişmektir. Dînin şe'ni uhuvvettir, incizâbdır."Risale-i Nur'da geçen bu ifadeleri nasıl anlamak gerekir?
6.570
Medresetü'z-Zehra erkânları, Bediüzzaman Hazretlerinin, başta Ispartalı Nur Talebeleri olmak üzere Risale-i Nur'un ortaya koyduğu iman ve Kur'ân davasına bütün ömürlerini vakfeden talebelerine vermiş olduğu özel bir isimdir. Erkân tabir edilen en önde gelenlerine hitaben kullandığı bir ünvandır. İmana yaptığı büyük hizmetten dolayı Isparta, Üstad Hazretleri nazarında manevi Medresetü'z-Zehra olmuştur. Doğuda açmak isteyip de muvaffak olamadığı o medrese yerine, Risale-i Nur'ları telif ettiği Isparta manen o vazifeyi görmüştür.Eski Saîd çok zaman Medresetü'z Zehrâ'yı gaye-i hayâl ederek çalışmış. Cenâb-ı Hakk kemâl-i merhametinden, Isparta'yı o Medresetü'z Zehrâ hükmüne getirdi. 1Cenâb-ı Erhamürrâhimîn o medresenin ma'nevî hüviyetini Isparta vilâyetinde te'sîs eyledi, Risâle-i Nûr'u tecessüm ettirdi. İnşâallâh istikbâlde Risâle-i Nûr şâkirdleri, o âlî hakîkatin maddî suretini de te'sîs etmeye muvaffak olacaklar. 2“Yâ Rab! Madem Isparta, Risâle-i Nûr'un bir Medresetü'z-Zehrâ'sıdır, sen oradaki fenâ me'murları dahi ıslah eyle. Hüsn-ü âkıbet ver” diye duâ eyledim ve ediyorum. 3Bilhâssa Medresetü'z-Zehrâ erkânlarının, husûsen Husrev'in bu vatan ve millet ve Âlem-i İslâm'a hizmet-i îmâniyeleri ve tahrîbci dinsizlerin desîselerine sed çekmeleri o kadar büyük bir hasenedir ki, farz-ı muhâl binler seyyie olsa affettirir. Öyle ise, başta Husrev olarak o erkânların hiçbir hareketini tenkîd etmemek ve kemâl-i ihlâs ve samîmiyet ile onlara tesânüd ve tâm kardeş olmak lâzımdır. 4Bu Lemeât'ın işâret ettiğimiz kısımları Otuz Üçüncü Söz nâmında Sözler'in âhirinde yazılmasını, nûr kahramanı Husrev'in ve Medresetü'z-Zehrâ erkânlarının re'yine havâle ediyoruz. 5Bediüzzaman Hazretleri, bu önde olan erkânlara, hususen Hüsrev Efendi'ye Risale-i Nur'ların tasnifinde söz hakkı vererek onların kıymetlerini bize bildiriyor. Ayrıca bu erkânın en önde gelen talebelerinin isimlerini ve üstün meziyetlerini de şöyle bildiriyor:Husrev'in, Hâfız Ali'nin, Hâfız Mustafa'nın, Küçük Ali'nin birbirine hitâben yazdıkları dört mektublarını okudum. En derin kalbimde bir sürûr, bir hiss-i şükrân, bir memnuniyet hissettim. Bu çok kıymetdar kardeşlerimin ne derece âlî-himmet ve yüksek ruhlu, Risâle-i Nûr hizmetinde ne derece fedâkâr olduklarını anladım... Hâfız Ali'nin hakîkaten müstesnâ bir mahviyet ve tevâzuu içinde ihlâsı ve fenâfil'ihvân düstûrunu muhâfaza etmesi; ve Husrev'in hakîkaten tedbîrce bana ihtiyaç bırakmayacak bir derecede tedbîri ve dirâyeti ve Hâfız Ali gibi yüksek ihlâsı ve mahviyeti; Ve Hâfız Mustafa'nın hizmet-i Nûriyede büyük iktidarı içinde kuvvetli bir sadâkati ve fedâkârâne teslîmiyeti; ve hem Abdurrahmân, hem Lütfü, hem Hâfız Ali ma'nâsını taşıyan büyük ruhlu Küçük Ali, Risâle-i Nûr hizmetini dünyada her şeye tercîhen hayatının en büyük maksadı yapması ve sebeb-i ihtilâfa karşı kuvvetli mukāvemeti bulunduğunu bu dört mektubunuz bana bildirdi. Aynı sistemde, mes'elede alâkadâr kahraman Tâhirî ve kahraman Rüşdü'nün dahi aynı hakîkatte ve aynı ahlâkta bulunduklarını hiç şübhe etmiyoruz.Bu altı rüknün (erkanın), bu muvakkat sarsıntıdan hakîkî bir tesânüdle birbirine el ele, omuz omuza, baş başa vermesi, altı yüz, belki altı bin kıymet-i ma'neviyeyi alıyor diye, Cenâb-ı Hakk'a Risâle-i Nûr hesabına hadsiz şükür ediyoruz. 6DEĞERLENDİRMEMedresetü'z-Zehra erkânları, Bediüzzaman Hazretlerinin, başta Ispartalı Nur Talebeleri olmak üzere Risale-i Nur'un ortaya koyduğu iman ve Kur'ân davasına bütün ömürlerini vakfeden talebelerine vermiş olduğu özel bir isimdir. Erkân tabir edilen en önde gelenlerine hitaben kullandığı bir ünvandır. Medresetü'z-Zehrâ erkânları, Risâle-i Nur hizmetinde dirâyet, ihlâs, sadâkat ve tesânüd sahibi zâtlardır.Başta Husrev Efendi olmak üzere, Hâfız Ali, Hâfız Mustafa, Büyük Ruhlu Küçük Ali, Tâhirî ve Rüşdü Efendi'ler, bu erkânların en önemli 6 talebesi olarak zikredilmiştir.Ayrıca BakınızRİSALE-İ NUR'DA ŞAHS-I MANEVİRisale-i Nur'da Haslar ve Erkânların Şahs-ı Maneviyi Temsil Etmeleri CEVAPLANDI EKLENECEKRİSALE-İ NUR DAİRESİNDE “ERKÂNLAR, SÂHİBLER, HÂSLAR” KİMLERDİR?KaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 265.Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 96.Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 176.Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2021, c. 4, s. 188.Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2021, c. 4, s. 51.Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 310.
4.249
Risale-i Nur talebelerinin sınıfları hakkında Bediüzzaman Hazretlerinin söylediği erkânlar, sahipler, haslar ve taraftarlar kimlerdir?
227
Lemaat Risalesi'nde geçen ilgili cümleyi devamıyla birlikte izah eder misiniz?
5.989
Bir ayette, “Yaratanların en güzeli olan Allah ne yücedir” buyruluyor. Hâşâ, Allah'tan başka yaratan var mı ki, yaratanların en güzeli denilmiş? Bu ayet nasıl anlaşılmalıdır?
110
Lemaat Risale'sinin baş kısmında geçen "Cesedi libasa göre yontmak" tabirine nasıl bir misal verilebilir? Bu ifade ile hangi tür sözler kasdedilmiştir?
254
Lemaat Risalesi'nde geçen ilgili cümleyi devamıyla birlikte izah eder misiniz?
184
Bediüzzaman Hazretlerinin Lemaat eserinde ifade-i merâm kısmında, "Bu risâle Kavl-i Nevâlâ Sisebân destanı tarzında yazılmıştır" dediği destan nedir? Kısaca bilgi verir misiniz?
229
Lemaat Risalesi'nde geçen ilgili cümleyi devamıyla birlikte kısaca izah eder misiniz?
631
Lemeat Risalesinde geçen; "Ruh vücûd-u hâricî giydirilmiş bir kanundur" başlıklı kısmı cümle cümle izah edebilir misiniz? Ruh nasıl kanun oluyor?
5.215
Sorunuzla alakalı kısım şu şekilde geçmektedir:Bedihî kader ise, o çekirdeğin tazammun ettiği ağacın maddî keyfiyat ve vaziyetleri ve heyetleridir ki, sonra göz ile görünecek. Nazarî ise, o çekirdekte, ondan halkolunacak ağacın müddet-i hayatındaki geçireceği tavırlar, vaziyetler, şekiller, hareketler, tesbihatlardır ki, tarihçe-i hayat namıyla tabir edilen vakit-bevakit değişen tavırlar, vaziyetler, şekiller, fiiller; o ağacın dalları, yaprakları gibi intizamlı birer kaderî mikdarı vardır.1Bedihî kader, gözle görünen, apaçık kader mânâsına gelir. Kader ise ölçü demektir. Burada kastedilen, varlıklarda görülen son derece muntazam ve hassas ölçülerin, önceden takdir edilmiş bir kader programına göre yaratıldığını göstermesidir. Yukarıdaki ifadeden hareketle şöyle denilebilir: Toprağa ekilen bir çekirdek, başlangıçta hangi surette inkişaf edeceği bilinmeyen bir hâlde iken, sonradan intizamlı, renkli, sanatlı ve süslü bir ağaç olarak ortaya çıkar. İşte çekirdekte kayıtlı olup daha sonra gözle görünen bu ölçülü ve düzenli sûret, bedihî kadere bir misaldir.Nazarî kader ise, düşünerek anlaşılan kaderdir. Başka bir ifadeyle, yaratılmış şeylerde gözle görülen ölçü ve intizamdan hareketle, o canlının bütün hayat evrelerinde bir kader nizamına tâbi olduğu neticesine varılır. Bu şekilde idrak edilen kader, nazarî kaderdir. Meselâ bir ağacın hayatı boyunca geçireceği hâller; boyu, kaç tane dalı olacağı, dallarının şekli, hangi dalında kaç meyve bulunacağı, meyvelerinin rengi, büyüklüğü, meyvelerindeki şeker oranı ve benzeri hususlar, nazarî kadere misal olarak düşünülebilir. Kısaca nazarî kader, çekirdekte saklanan programın, ağacın hayatı boyunca açığa çıkan vaziyetleridir.Ayrıca BakınızKADERE İMANIN ALLAH'IN İLİM, İRADE VE KUDRET SIFATLAR İLE İRTİBATIKADER MİSTAR KUDRET MASDARÇEKİRDEKTE YAZILI OLAN KADERİN MAHİYETİKADERE İMANIN ALLAH'IN İLİM, İRADE VE KUDRET SIFATLAR İLE İRTİBATIKaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Tılsımlar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 87.
4.722
Bir hınzır hınzır olmayı seçmediğine ve hayvanların irade ile akılları bulunmadığına göre, dünyada ve ahirette bazı hayvanların “istiskal edilmesi” veya derecelendirilmesi neye göredir? Risale'de karıncanın hırsı sebebiyle ayaklar altında, arının ise kanaati sebebiyle başlar üstünde anılması gibi ifadeler nasıl anlaşılmalıdır?
4
Risale-i Nur'da geçen Sükût-u Mütevâtir hadis nedir? Hadis literatüründe bu anlamda hadis var mıdır?
2
Kur'ân-ı Hakîm âyetlerinin hepsi, Peygamberimizden sonra Hazreti Ebû Bekir Efendimiz döneminde toplanmıştır. Peki, bu toplanma nasıl olmuştur? Şartları nelerdir? Sahabeler hataen kelime veya âyet söylemiş olamazlar mı?