Arama sonuçları: 14 sonuç bulundu.

Ehl-i fetret ve akıbetleri hakkında bilgi verir misiniz?
Anne, baba, evlat hrıstiyan, başka din duymamış böyle kimselerin ahiretteki hali nedir?
Ehli fetretin yaratılmasındaki hikmet nedir? Ehli fetretin varlığı diğer insanlara haksızlık olmaz mı? 
Günümüzde fetret ehli var mıdır? Tv gibi araçlarla islamiyet her yerde kolaylıkla biliniyor. Bunu nasıl anlamalıyız?
Onbeşinden yukarı olanlar, eğer masum ve mazlum ise, mükâfatı büyüktür; belki onu Cehennem'den kurtarır. Çünki âhirzamanda madem fetret derecesinde din ve din-i Muhammedî'ye (A.S.M.) bir lâkaydlık perdesi gelmiş ve madem âhirzamanda Hazret-i İsa'nın (A.S.) din-i hakikîsi hükmedecek, İslâmiyetle omuz omuza gelecek. Elbette şimdi, fetret gibi karanlıkta kalan ve Hazret-i İsa'ya (A.S.) mensub Hristiy...
İnsanlar yaratılmadan önce onlara soru sorulduğunu ve insanların imtihanı kabul ettiklerini biliyorum. Öyleyse fetret devrinde yaşayan insanlar neden imtihan dışı kaldılar?
İslam itikad esaslarının hepsine eksiksiz inanan, ancak ‘’Hristiyanlarında güzel amel işleyenleri cennete girecek’’ anlayışına sahip olan birisini düşünelim. Bu kişiye yumaşak bir üslüpla ‘’Allah'a oğul isnad etmeleri ve Peygamberimizi kabul etmemeleri gibi sebeblerden dolayı Allah’ın Hristiyanları ebedi olarak cehenneme atacağını, ehl-i sünnet anlayışının bu olduğunu’’ güzel bir dille söylememize...
Şualarda bir bölüm var: "Bu sûre, beş cümlesinden dört cümlesi ile bu asrımızın dört büyük şerli inkılâblarına ve fırtınalarına mana-yı işarî ile bakar." ve "belki binyüz altmışbir (1161) ve sekizyüzon (810) ederek, o zamanlarda ehemmiyetli maddî manevî şerlere işâret eder." Bu sözde bahsedilen bu asrımızın dört büyük şerli inkılabı nelere işaret ediyor? Miladi 1161 ve miladi 810 yıllarında y...
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Kastamonu Lahikası adlı eserinde, İkinci Dünya Savaşı sırasında suçsuz yere öldürülen Hristiyan siviller için "şehid hükmündedirler" diyor. Ehli Sünnet inancına göre şehid sayılmak için müslüman olmak şart değil mi? Bu mevzuyu açıklar mısınız?
Risale-i Nur'un, "Necisin, Nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularına cevaplar verdiğini biliyoruz. Bu soruları nasıl anlamalıyız?