Bu cümlede kasdolunan mana, Allah’ın huzurunda olduğunu hatırlamak ve hissetmektir. İhlâs Risalesi’nde bu huzuru şöyle anlatır:
"İman-ı tahkikînin (araştırma ve delillere dayanan imanın) kuvvetiyle ve marifet-i Sânii (yüce sanatkârı tanımayı) netice veren masnuattaki (sanat eserlerindeki) tefekkür-i imanîden (imana dair düşünclerle) gelen lemaat (nur parıltıları) ile bir nevi’ huzur kazanıp, Hâlık-ı Rahîm'in (merhametli yaratıcnın) hazır ve nâzır olduğunu düşünüp, ondan başkasının teveccühünü (ilgisini) aramayarak; huzurunda başkalarına bakmak ve başkalarından meded aramak o huzurun edebine muhalif (ters) olduğunu düşünmekle o riyadan kurtulup ihlâsı kazanır.”

