Arama sonuçları: 150 sonuç bulundu.

İşaratül İcaz'da, Fatiha'nın tefsirinde, 'alemîn' kelimesinin izahında  "burada da ukalâya mahsus cem' sîgasıyla gayr-ı ukalâ cem'lendirilmiştir" deniliyor. Buradaki kelimeler, biri cüzden digeri küllîden mi bahsediyor?
Üstad, risalelerde Kur'an'ın ''7 külli vechi''ne işaret ediyor. Ancak üstad 7. Lemada Fetih suresinin son 3 ayetini tefsir ederken ''Sure-i Fethin bu üç âyetinin çok vücuh-u i’câzı vardır. Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın on vücuh-u külliye-i i’câziyesinden ihbar-ı bilgayb vechi, şu üç âyette, yedi sekiz vecihle görünüyor.'' diyerek  ''7 külli vechi'' 10'a çıkarıyor...Neden? Acaba bu ''7 külli vech''e e...
Evet bir kelâm, “Kimden gelmiş? Ve kime gelmiş? Ve ne için denilmiş?” olması cihetiyle, kıymeti ve ulviyeti ve belâgati tezâhür etmesi noktasından, Kur’ân’ın misli olamaz. Ve ona yetişilemez. Çünki Kur’ân, bütün âlemlerin Rabbi ve Hâlik’ının hitâbı ve konuşması; ve hiçbir cihette taklîdi ve tasannuu ihsâs edecek bir emâre bulunmayan bir mükâlemesi; ve bütün insanların nâmına, belki bütün mahlûkātı...
Risale-i Nurun santrali olan Sabrinin mektubunda iki nokta nazarı dikkati celb etti. Birincisi risale i nurun yüksek talebelerine ve erkânlarına izin ve icazet noktasıdır. Madem risale i nurun şahsı manevisi onları çok zaman dairesinde muhafaza edip çalıştırmıştır. Elbette o sebatkar haslara icazet vermiş. İzni onlarla beraberdir. Bende ondan icazet alıyorum. Şimdilik bu nokta yeter. (Kastamonu la...
"Bir emrin behemehal bir müessirin tesiriyle vücuda gelmesi lazımdır ki tereccüh bila müreccih lazım gelmesin. Ama itibari emirlerde tahsis edici bir şey bulunmazsa bile muhal lazım gelmez." Bu cümleyi izah edermisiniz?
“Aleyke’ye bedel ‘ileyke’ nin zikri: Resul-i Ekrem (asm)'ın teklif edilen risalet (peygamberlik) vazifesini cüz'-i ihtiyarîsiyle haml ve kabul etmiş olduğuna ve bu hizmet Cibril tarafından görüldüğünden, Resul-i Ekrem'in (asm) daha yüksek olduğuna işarettir.” (İşaratü’l-İ’caz Tefsiri osmn. 42) Buradaki ifadeleri biraz açabilir misiniz? Özellikle bu hizmet Cibril tarafından görülmesi peygamberin y...
İşaratü'l-İ'caz'da Fatihanın tefsirinde, besmeledeki "b harfinden müstefad olan esteinu veya örfen malum olan eteyemmenü" diyor. "estein ve eteyemmenü" besmelenin neresindedir? Ayrıca oradaki, "Besmelenin car ve mecruru bile hiç bir şeye muhtaç değildir cümlesini izah eder misiniz?
"Sanki Cenab-ı Hakk'ın ahdi; meşiet, hikmet, inayetin ipleriyle örülmüş nuranî bir şerittir ki, ezelden ebede kadar uzanmıştır. Bu nuranî şerit, kâinatta nizam-ı umumî şeklinde tecelli ederek silsilelerini kâinatın enva'ına dağıtır iken, en acib silsilesini nev'-i beşere uzatmıştır ve ruh-u beşerde pek çok istidad ve kabiliyetlerin tohumlarını ekmiştir. Fakat o istidadların terbiyesini ve neticesi...
Mesnevi-i nuriyede "Kuranın icazı (mucize oluşu) tahrifine bir seddir (bozulmasına mani olur)." diyor. Kur'an-ı Kerim'in muhafaza edilmesi, diğer kitapların muhafaza edilmemesinin hikmeti nedir?
Haramlar, zararlı olduğu için mi haram kılınmıştır? İşarat-ül İcazdaki şu paragraf bu soruyu sormama sebep olmuştur: "Menfaat için kullanılan لَكُمْ ’deki ( ل ) eşyânın hilkaten mübâh, helâl ve menfaatli olarak yaratıldıklarına ve bazı ârızalardan dolayı haram kılınmış olduklarına işarettir. Meselâ ağyârın malı, ismet-i şer‘iye için haram olmuştur. İnsanın eti, hürmet ve kerâmeti sebebiyle haram o...