Hz. Mehdi ile Îsâ (a.s.)'ın farklı kişiler olduğu gayet açıktır. Bazı kimselere, Îsâ (a.s.)’ın Hz. Mehdî olduğunu düşündüren, İbn Mâce’de geçen şu hadîs-i şerîftir:
Enes bin Malik (r.a. şöyle söyledi: Resulullah (sav) şöyle buyurdu: (Dîn’e ve Sünnet’e sarılmakla alâkalı) iş gittikçe güçleşecek, dünya gittikçe (gerçek Müslümanlara) sırt çevirecek; insanların cimriliği ve ihtirası da gitgide artacaktır. Kıyâmet ancak insanların şerli olanlarının başına kopacaktır. Mehdî (yani her bakımdan hidayet üzere olan zât) ancak Meryem oğlu Îsâ’dır. 1
Yukarıdaki rivayetten Hz. Mehdî ile Îsâ (as)'ın aynı kişiler olmadığını iki şekilde açıklayabiliriz;
Birincisi; “Mehdî, Meryem oğlu Îsâ’dır” diye aktarılan rivâyeti inceleyen hadis âlimleri Beyhakî ve Hâkim, senedindeki Ebân b. Sâlih isimli râvîyi güvenilir bulmadıkları için bu hadisi “zayıf” kabul eder.
İkincisi; “Mehdî” kelimesi rivâyette özel bir ad değil; “tam anlamıyla doğru yol üzerinde olan, hidâyet sahibi” demektir. Yani, “Peygamberimizden (sav) sonra bütünüyle hidâyet üzere bulunan kişi, Meryem oğlu Îsâ’dır.” şeklinde hadîs-i şerîfi anlayabiliriz. Dolayısıyla rivâyet bu şekilde anlaşıldığında, Hz. Mehdî hakkında gelen sağlam hadîslere ters düşmez; yalnızca Îsâ (as)’ın da gerçek bir hidâyet önderi olduğunu vurgular.
İbn Mace, Fiten, 24/4039Ebu Davud, Mehdi, 4/4284

