İlgili kısım Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:
Ey insan! Kat‘iyen bil ki, insanların ağzından çıkan ve dinsizliği işmâm eden dehşetli kelimeler var. Ehl-i îmân, bilmeyerek isti‘mâl ediyorlar. Mühimlerinden üç tanesini beyân edeceğiz.
Birincisi: اَوْجَدَتْهُ الْاَسْبَابُ Yani esbâb, bu şeyi îcâd ediyor.
İkincisi: تَشَكَّلَ بِنَفْسِه۪ Yani kendi kendine teşekkül ediyor, oluyor, bitiyor.
Üçüncüsü: اِقْتَضَتْهُ الطَّب۪يعَةُ Yani tabîîdir, tabiat iktizâ edip, îcâd ediyor.1
İşmâm, kelime manası olarak hissettirme, duyurma ve koklatma demektir. Bediüzzaman Hazretleri “dinsizliği işmâm eden dehşetli kelimeler” derken insanların hayatlarında bilmeyerek İslâm dininin yaratıcı inancına aykırı olarak sarf edilen cümle ve kelimelerin tamamını kastetmektedir. Mesela “yaratmak” kelimesi bir şeyi yoktan var etmek anlamına gelmektedir ki yaratıcıya ait bir vasıftır. İnsanlar günlük hayatlarında bu kelimeyi sarf etmeleri uygun düşmemektedir. Bediüzzaman Hazretleri de bunun üç tarzına işaret etmektedir.
Sebebler icad ediyor: Böyle demek âlemde bulunan hava, su, rüzgar gibi sebeplerin eşyayı icat ettiğini iddia etmektir. Bu anlamda kullanılan cümleler dinsizliği hissettirmektedir.
Kendi kendine oluyor: vücudumuzdaki atomların kendiliğinden bir araya gelerek bizi oluşturduğunu iddia etmek gibi varlıklar kendi kendilerine bir araya gelmiştir demektir.
Tabiat yapıyor: Bu ifade, kâinat üzerindeki kanunların veya eşyadaki kanunların bu âlemi meydana getirdiğini iddia etmek demektir. Mesela, ağacın büyümesi ondaki büyüme kanunundan kaynaklanmaktadır. Bazı bitkilerin üreme kanunu sebebi ile tozlaşarak çoğaldıklarını düşünmek gibi. Halbuki hepsini yapan Allah'dır, tabiat sadece bir perdedir.
Bu bağlamda insanların ağzından çıkan ve küfrü hissettiren cümlelere birkaç örnek verecek olursak;
Tabiat ana. Doğa yapıyor. / Kendi kendine ortaya çıktı / Kendi kendine iyileşti. / Enerji gönderiyorum, evren bana karşılık veriyor. / Doktor olmasa kesin ölürdüm...
Sonuç olarak, günlük hayatta farkında olmadan kullanılan bazı ifadeler, tevhid inancına aykırı manalar hissettirdiği için Müslüman’ın dilinde dikkat ve temkin gerektirir. Çünkü sebeplere, tabiata veya tesadüfe yaratma gücü atfetmek, Allah’ın kudret ve rububiyetini perdelemek anlamına gelir. Mü’min bilir ki yapan, yaratan, yaşatan ve idare eden yalnız Allah’tır; sebepler ise sadece birer perdedir.
Bediüzzaman Said Nursi, Lemalar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2015, s. 135.

