Cüz-i İhtiyarîSözlükte “iki şeyden birini diğerine tercih etmek, seçip ayırmak, üstün tutmak” gibi anlamlara gelir. Başta kelâm, felsefe ve ahlâk gibi ilim dalları olmak üzere İslâm kültüründe irade, kişinin bir fiile yönelmesini ve harekete geçme gücünü, ihtiyar ise birkaç şey arasından birini bilinçli olarak ve gönül rızâsıyla seçmesini ifade eder. Bunun için ihtiyarın, zaman zaman bilhassa Allah'a nisbet edildiği yerlerde kelâmcılar tarafından irade anlamında kullanıldığı görülse de genelde ihtiyar irade ve meşîetten daha dar ve özel bir anlama sahiptir. 1Cüz-i İhtiyarinin Vücudunun Olmamasıİnsanın “cüz'î ihtiyar” veya “cüz'î irade” denilen seçme gücünün dış dünyada yaratılmış, somut bir varlığı yoktur; yalnızca Allah'ın ilminde bulunur. Kader açısından bu durum şöyle açıklanır: İnsanın iradesi yaratılmış olsaydı, kişi bir şeyi seçtiği anda o şey kaçınılmaz olarak meydana gelirdi. Çünkü bir varlığın ortaya çıkması için “illet-i tamme”, yani eksiksiz sebep gerekir. Bu tam sebep, insanın iradesiyle birlikte Allah'ın ilim, kudret ve iradesinin de o şeye yönelmesidir. Allah'ın ilmi, iradesi ve kudreti bir şeye yöneldiğinde o şey derhâl vücuda gelir. Dolayısıyla irade yaratılmış olsaydı, insanın seçtiği her şey anında gerçekleşir, kişi kararından geri dönemezdi; bu da cebir (zorlama) olur, hür iradeyi ortadan kaldırırdı. Oysa irade yaratılmadığından insan istediğini seçebilir, sonra seçimini değiştirebilir. Bu serbestlik sebebiyle de sadece yaptıklarından sorumlu tutulur.Ayrıca BakınızKader ve Cüz-i İhtiyarCüz'-i ihtiyârî, kadere münâfî değildir; belki kader, ihtiyârı te'yîd eder.İnsan Kendi Kaderini Belirleyebilir mi?Kaynakçalarhttps://islamansiklopedisi.org.tr/ihtiyar