RİSALE-İ NUR

10.05.2011

5259

“Zerrelerin (Atomların) Temizlenmesi” Ne Demektir?

30. Lem'a'nın 1. nüktesinde, "hayretengiz tahavvülat fırtınaları içinde o zerreler..." diye devam eden cümlede, zerrelerin nezafete dikkat edip mülevves olsalar da çabuk temizlenmeleri olayını izah eder misiniz?

18.12.2011 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Bahsi geçen yer Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir;

Ve o evâmir-i tanzîfiyeyi yıldızlar, unsurlar, ma‘denler, nebâtlar dinledikleri gibi, bütün zerreler dahi dinliyorlar ki, hayret-engîz tahavvülât fırtınaları içinde o zerreler nezâfete fevkalâde dikkat ediyorlar. Bir yerde lüzûmsuz toplanmıyorlar. Kalabalık etmiyorlar. Mülevves olsalar, çabuk temizleniyorlar. En temiz ve en nazîf ve en parlak ve en pâk vaz‘iyetleri; ve en güzel ve en sâf ve en latîf sûretleri almak için bir dest-i hikmet tarafından sevk olunuyorlar.1

Zerrelerin/atomların temizlenmesi ifadesiyle anlatılan şey, küçücük parçacıkların başıboş ve karışık şekilde kalmaması; Allah’ın Kuddûs isminin tecellîsiyle sürekli bir temizlik, düzen ve arınma içinde hareket etmeleridir.

Burada “mülevves olmak” denilince, zerrelerin tamamen yok edilemeyecek bir pisliğe dönüşmesi değil; geçici bir kirlilik anlaşılır. Fakat bu karışıklık ve kirlilik devam etmez. Çünkü kâinatta görülen umumî kanun, yenilerin eskimesi ve eskilerin de tekrardan yenilenmesi, kirlenen maddelerin tekrardan temizlenmesi şeklinde işler. Böylece bir yerde biriken, eskiyen, kirlenen, bulanıklaşan maddeler yeniden temizlenip uygun yerlerine sevk edilir.

Meselâ hava buna güzel bir örnektir. Hava içinde duman, toz ve çeşitli kokular karışsa da bir müddet sonra hava yine temizlenir. Zerreler bir köşede yığılıp kalmaz; sürekli hareket eder, yayılır ve uygun tarzda dağılır. Bu sayede yaşadığımız âlem boğucu ve kirli bir yığın hâline gelmez. Havanın bu devamlı devri ve temizlenmesi, atomların temizlik işi ile de memur edildiğini gösterir.

Suda da benzer bir hâl görülür. Bulanık bir su, bir süre bekleyince içindeki ağır maddeler çöker, su ise berraklaşır. Yani karışım hâlindeki şeyler sonsuza kadar karışık kalmaz. Toprak toprağa, su suya daha uygun bir şekilde ayrılır. Bu da zerrelerin rastgele değil, hikmetle sevk edildiğini gösterir.

İnsan bedenindeki kan dolaşımı da bu hakikati açıkça gösterir. Kan, hücrelerin ihtiyacını taşırken bir yandan da bedendeki artık maddeleri toplar. Sonra bu kirli kısım, akciğer gibi tasfiye merkezlerinden geçirilir. Nefesle alınan oksijen, kandaki zararlı maddelerin dışarı atılmasına vesile olur. Böylece beden içinde bile zerreler kirlenip öylece bırakılmaz; kısa zamanda temizlenir ve yeni vazifelere gönderilir. Bu faaliyetlere bakıldığında açıkça bir temizlik kanununun işlediği görülür.

Yıldızlar, denizler, hava, toprak ve bedenimiz hep zerrelerden yani atomlardan yapılmıştır. Eğer bu zerreler daima karışık, dağınık ve kirli bir hâlde kalsaydı, ne gökteki berraklık görünürdü ne de yeryüzündeki hayat bu intizamla devam ederdi. Demek ki zerreler, büyük bir nezafet kanununa tâbidir. Bu kanun, kâinatın her tarafında temizlik, düzen ve güzellik neticelerini gösterir.

Sonuç olarak “Zerrelerin temizlenmesi” ifadesi, en küçük parçacıkların bile başıboş kalmadığını ve kâinatta sürekli bir arınma düzeni bulunduğunu anlatır. Hava, su, kan ve diğer varlıklarda görülen temizlenme hâdiseleri, Allah’ın Kuddûs isminin devamlı olarak varlıklar üzerinde işlediğini bizlere gösterir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 365


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (1)

Üstad cok güzel anlatmiş

07.01.2012

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız