Her şeyde görünen temizlik, Kuddûs İsm-i Şerîfinin bir cilvesidir. “Tathir”, “süpürmek” ve “dikkatle bakmak” ifadeleri ise kâinatta kir, dağınıklık ve başıboşluk bırakılmadığını gösterir. Her şey, devamlı bir temizlik, intizam ve nezaret altında tutulmaktadır.
Tathir; temizlemek, arındırmak demektir. Meselâ insan bedeninde göz, kulak, akciğer, böbrek, deri gibi uzuvlarımızda devamlı bir temizleme yapılır. Yeryüzünde de yağmurlar havayı temizler, rüzgârlar kirli havayı dağıtır, nehirler ve denizler bir nevi devir daim vazifesi görür. Baharda toprağın yüzü ölü kalıntılardan, çürümüş unsurlardan temizlenip yeniden hayata hazırlanır.
Süpürmek; biriken artıkların kaldırılması, dağınıklığın toplanmasıdır. Güz mevsiminde ağaçlardan dökülen yaprakların toprağa karışıp eritilmesi, kışın yeryüzünün bir nevi istirahate alınması, ölen canlıların cesetlerinin süratle çürütülüp parçalara ayrılması bu mânâya misaldir. Eğer bu “süpürme” olmasaydı, kısa zamanda yeryüzü hayatı boğan bir enkaz ve pislik yığınına dönerdi.
Dikkatle bakmak ise bu temizlik işinin gelişi güzel değil, ince bir intizam ve murakabe ile yani ciddi takip ile yapılmasıdır. Meselâ bir bedende zararlı maddelerin dışarı atılması, hücrelerin yenilenmesi, kanın süzülmesi; yeryüzünde ise leşlerin, atıkların, artıkların faydalı unsurlara çevrilmesi hep ölçülü ve hikmetli bir nezaret altında cereyan eder. Yani temizlik yalnız yapılmıyor; nerede, ne kadar, ne zaman yapılacağı da tam bir hikmetle tanzim ediliyor.
Ve eğer o daimî tathir ve temizlemek ve süpürmek ve dikkatle bakmak olmazsa, çok karışıklıklar olacaktı.1
Sonuç olarak “tathir” kirin giderilmesi, “süpürmek” artıkların kaldırılması, “dikkatle bakmak” ise bütün bu temizliğin intizamla ve hikmetle yürütülmesidir. Bu umumî temizlikler, Kuddûs İsm-i Şerîfinin yaratılanlar üzerinde parlak bir tecellîsidir.
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 364

