İlgili cümle Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:
“Ve o evâmir-i tanzifiyeyi yıldızlar, unsurlar, madenler, nebatlar dinledikleri gibi, bütün zerreler dahi dinliyorlar ki, hayret-engiz tahavvülât fırtınaları içinde o zerreler nezafete dikkat ediyorlar.”1
Evâmir-i tanzifiye, Allah’ın kâinatta temizlik, düzen ve arınmayı emreden kanunları ve icraatıdır. Bu cümlede ifade edilen mânâ şudur: Yıldızlardan zerrelere kadar her şey, Allah’ın koyduğu temizlik ve intizam nizamına itaat eder; böylece kâinatta kirlenme, başıboşluk ve düzensizlik hâkim olmaz.
Burada “tanzif” temizlik yapmak, temizlemek demektir. “Evâmir-i tanzifiye” ise temizliğe dair İlâhî emirlerdir. Bediüzzaman Hazretleri, Kuddûs ismini anlatırken kâinatın her tarafında çok geniş bir temizlik faaliyeti bulunduğunu gösterir. Göklerde büyük cisimler, yerde unsurlar, madenler, bitkiler ve hattâ atomlar bile bu vazifeye iştirak eder. Yani hiçbir şey gelişigüzel hareket etmez; her şey kendisine verilen vazifeyi yapar.
“Yıldızlar, madenler, nebatlar dinledikleri gibi” ifadesi mecazlı bir anlatımdır. Burada akıllı varlıkların işitmesi gibi bir dinleme değil, kendilerine verilen vazifeye tam uygun hareket etmeleri kastedilir. Meselâ güneş, hava, su, toprak ve bitkiler; hayatın devamı, kirlerin giderilmesi, bozulmuş şeylerin dağıtılıp başka faydalı şekillere çevrilmesi gibi işlerde vazife görürler. Böylece dünya daima yenilenir, tazelenir ve temiz tutulur.
“Bütün zerreler dahi dinliyorlar” cümlesi ise daha dikkat çekicidir. Çünkü temizlik sadece büyük ölçekte değil, en küçük parçacıklarda da görülür. Bedendeki hücrelerden havadaki parçacıklara, toprağın içindeki unsurlardan suyun akışına kadar her yerde bir yenilenme vardır. Eskiyen, bozulan, vazifesini bitiren şeyler kaldırılır; yerlerine yenileri gelir. Bu hâl, kâinatın en küçük parçaları olan zerrelerin yani atomların bile belli bir emre göre hareket ettiğini gösterir.
“Hayret-engiz tahavvülât fırtınaları” ifadesi, kâinatta çok büyük ve sürekli değişimler yaşandığını anlatır. Doğum, büyüme, çürüme, çözülme, ölüm ve yeniden başka şekillerde yaratılma gibi sayısız dönüşüm vardır. Buna rağmen ortada umumi bir pislik ve düzensizlik meydana gelmez. Tam tersine, bu büyük değişimlerin içinden yeni bir düzen, temizlik ve güzellik çıkar. İşte bu da Kuddûs isminin parlak bir tecellîsidir.
Evet, kâinatta temizlik tesadüfî değildir; umumî, sürekli ve hikmetli bir kanundur. İnsan da bu kâinat düzeninin bir ferdi olduğundan temizliğe dikkat etmelidir. Maddî temizlik gibi kalbî, fikrî ve ahlâkî temizlik de önemlidir. Çünkü Kuddûs isminin kâinattaki tecellîsi, insana da temiz yaşamayı ve temiz kalmayı ders verir.
Özetle bu ifade, kâinatın en büyük cisimlerinden en küçük zerrelerine kadar her şeyin İlâhî temizlik düzenine ve sistemine bağlı olduğunu ve bu sayede âlemin daima temiz, düzenli ve yaşanabilir tutulduğunu bildirir.
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 365.

