Sekine’de geçen altı ism-i a‘zam bir yerde “Ferd, Hayy, Kayyum, Hakem, Adl, Kuddüs” şeklinde sıralanırken, 30. Lem'a’da “Kuddüs, Adl, Hakem, Ferd, Hayy, Kayyum” şeklinde geçmektedir. Bu farklılık konusunda Bediüzzaman Hazretlerinin açık ve net bir açıklaması yoktur. Fakat isimlerin sıralanışı noktasında şöyle bir yorum yapılabilir:
Sekine’deki sıralamada daha çok doğrudan Allah’ın birliğini ve isimlerinin tecellilerini (yansıma, belirme) merkeze alan bir yaklaşım vardır. “Ferd” ismiyle kesin bir birlik vurgulanır, ardından “Hayy” ve “Kayyum” isimleriyle hayat ve bütün varlıkları ayakta tutma hakikati anlatılır. Burada daha çok yukarıdan aşağıya, doğrudan tevhid merkezli bir anlatım söz konusudur.
30. Lem’a’daki sıralamada ise kâinattaki düzen, temizlik ve ölçü üzerinden bir anlatım vardır. “Kuddüs” ismiyle kâinattaki temizlik, “Adl” ile ölçü ve denge, “Hakem” ile hikmet ve maksat gösterilir. Bu da insanın kâinata bakarak Allah’ın isimlerine ulaşmasını sağlayan bir yöntemdir. Yani burada aşağıdan yukarıya, fiillerden isimlere doğru bir yükseliş vardır.
Sonuç olarak, ism-i azamların farklı sıralanışı bir çelişki değil, belki farklı bir bakışla yorumlanmasıdır. Bir yerde doğrudan tevhid merkezli bir anlatım yapılırken, diğer yerde kâinattaki düzen üzerinden aynı hakikate ulaşma yolu gösterilmiş olabilir. Bununla ilgili Bediüzzaman Hazretlerinin açık bir beyanı bulunmamaktadır. Yaptığımız bu çıkarım ise metinlerden hareketle yapılmış şahsî bir yorumdur.

