RİSALE-İ NUR

16.01.2011

8399

İnsandaki Adı Konmamış Latifeler / 13. Lema

"Hem insanın letâifi içinde teşhîs edemediğim bir iki latîfe var ki, ihtiyâr ve irâdeyi dinlemezler; belki mes’ûliyet altına da giremezler. Bazen o latîfeler hükmediyorlar, hakkı dinlemiyor, yanlış şeylere giriyorlar."

Buradaki iki letaife nedir? Nasıl anlamalıyız? İradeyi dinlememesini örneklerle izah edebilirmisiniz?

18.08.2011 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Hem insanın letâifi içinde teşhîs edemediğim bir iki latîfe var ki, ihtiyâr ve irâdeyi dinlemezler; belki mes’ûliyet altına da giremezler. Bazen o latîfeler hükmediyorlar, hakkı dinlemiyor, yanlış şeylere giriyorlar. 1

Bediüzzaman Hazretleri bizzat kendisi bu latifeleri teşhis edemediğini, adını koyamadığını beyan etmektedir. Risale-i Nur’un farklı yerlerinde benzer ifadeleri görmekteyiz. Bu iki latife hakkında ifadelerimiz tamamen tahmin olur. Bu tahminler de kişiye göre değişebilir.
İnsan, Allah’ın bütün isim ve sıfatlarına ayna olacak yüksek bir fıtratta yaratılmıştır. İnsan sahip olduğu iman ve şuur ile bu isim ve sıfatların bir kısmının manalarını ve tecellilerini -bir nebze- okuyup anlayabilmektedir. Ancak Rabbimizin insanda tecelli ettirdiği pek çok isim ve sıfatlarını bil(e)memektedir. Dolayısıyla Rabbimizin o isim ve sıfatlarının insandaki hassas ve derin tecellilerini de tam olarak tanımlayamamaktadır. Bu noktadan insan, yaşadığı bazı duygusal anların adını koyamaz. Hatta tarif de edemez. "Anlatamam, yaşamanız lazım!" der.
Hz. Üstad da bazı latifelerin üzerindeki tesirini bildirmekte ama o latifeleri isimlendir(e)memektedir. Ne olduklarını, mahiyetlerini elbette Yüce Allah bilir.
Bazen insanın iradesi kilitlenir, kapanır. Yapmaması gereken bir yanlışı bile bile yapar. Ya da yapması gereken bir vazifeyi, bütün ehemmiyetine binaen terk eder. İşte böyle durumlarda his, heves ve vehim gibi duyguların ağırlığı ile insan yanlışa düşer. Bu durum o insanın hakikatsiz ya da imansız birisi olduğunu göstermez. O anda bazı latifelerin hükmü altına girerek akıl ve kalbi mağlup olmuştur. İnkâra girmediği müddetçe mesuliyeti yoktur. Yeter ki irade ile yapılmış olmasın.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.76


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (1)

Allah cc razı olsun.. Güzel bir konuya temas edilmiş.. Üstad Hz.nin kalbi ve aklı dinlemez dediği bir iki latifenin herkesçe bilinemeyen ince latifeler olduğu anlaşılıyor.

12.10.2011

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız