RİSALE-İ NUR

21.05.2010

4836

İradenin Sağlamlaşması Nasıl Mümkün Olur?

İnsan iradesini nasıl sağlamlaştırabilir? Verdiği karaların arkasında nasıl dik bir şekilde durabilir?

22.05.2010 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Aslında bu ve benzeri suallerin tek ve kısa bir cevabı yoktur. Kişilerin durumlarına göre cevaplar farklılık gösterebilir. İradeyi sağlamlaştırma noktasında çeşitli faktörler sayılabilir. İradeyi sağlamlaştırmak, kişinin kaslarını güçlendirmesine benzetilebilir. Kişi kaslarını güçlendirmek için ne kadar disiplinli ve sağlam çalışırsa, kasları o derece güçlenir. Bunun gibi insan da iradesini sağlamlaştırmak için gereken adımları düzgün ve kararlı bir şekilde atarsa, iradesi o derece güçlenecek ve sağlamlaşacaktır. Kişi verdiği kararın arkasında duracak ve hedefine ulaşacaktır.
İradenin sağlamlaşması, kişilerin iradelerini doğru yerde kullanıp güzel neticeler almasıyla ilgilidir. Çünkü kötü sonuçlar verecek işlerin neticeleri de kötü olacağı için kişinin kendine duyacağı saygı azalacak, kişi yapacağı işlerde kararsız kalacak ve iradesini doğru yönde kullanamayacaktır.
İradeyi sağlamlaştıracak bazı hususlar şunlardır:
1- Tek başına yapamayacağı işleri ehil kişilerle istişare ederek özgüven kazanmak,
2- Başarılı şahsiyetlerin metodlarını takip ve tatbik edip güzel neticeler elde etmek,
3- Aceleci olmamak.

Bunlara ilave olarak iman dersleriyle, ilimle, dua ile, tövbe, istiğfar ve ibadetle özellikle oruç ibadetiyle irade güçlendirilebilir. Kişi iradesini kontrol altına alabilir. Bu kişiler kolay kolay nefis ve şeytanın tuzaklarına düşmezler ve günah işlemekten kaçınırlar. Ancak kuvvetli imana sahip olmayanlar, ilmi çalışmalara rağbet etmeyenler, ibadet, dua ve istiğfarda zayıf olup nefsini terbiye edemeyen kişiler çok kolay bir şekilde nefis ve şeytana mağlup olup büyük günahlara kolaylıkla girebilmektedirler.
Demek ki irade sağlamlığı, kişinin kendi çalışma ve gayretiyle ortaya çıkmaktadır. İnsan iradesini nasıl sağlamlaştıracağıyla alakalı olarak Bediüzzaman Hazretleri şöyle demiştir:

O iradenin bir eline duayı ver ki, silsile-i hasenatın bir meyvesi olan Cennet'e eli yetişsin ve bir çiçeği olan saadet-i ebediyeye eli uzansın. Diğer eline istiğfarı ver ki, onun eli seyyiattan kısalsın ve o şecere-i mel'unenin bir meyvesi olan Zakkum-u Cehennem'e yetişmesin. Demek dua ve tevekkül, meyelan-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi; istiğfar ve tövbe dahi, meyelan-ı şerri keser, tecavüzatını kırar.1

Yukarıdaki metne göre iradeyi doğru yöne sevk etmek, dua ve tevekkülden geçer. Tevekkül ise sebepleri yerine getirdikten sonra neticeyi Allah’tan bekleyip işin sonucuna razı olmaktır. Tevekkül neticesinde insan doğru kararlar alıp iradesini doğru yönde sevk edecektir. İradeyi yanlış işlerden korumak için ise tövbe edip temizlenmeli ve yanlış yollara girmekten kaçınılmalıdır. İstiğfar ve tövbeyi kendine âdet edinmelidir.
Sonuç olarak irade sağlamlığı; dua, tevekkül, istiğfar, tövbe, imanın tahkiki olması, ilmin artması, nefsin terbiye edilmesi, Allah rızasının en büyük hedef olarak görülmesi, istişare etmek, tecrübelerden faydalanmak ve yapılacak işin neticesini düşünmek gibi sebeplere dayanır. Bu hedeflere ne kadar yaklaşılırsa irade de o kadar kuvvetlenir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Tılsımlar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 86


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız