Amel Defterinin Sağ veya Sol Taraftan Verilmesi
İnsanın bu dünyada benimsediği inanç ve işlediği bütün fiiller Kiramen Katibin melekleri ile kaydedilmektedir. Kaydedilen bütün bu fiiller kıyamet gününde bir kitap halinde kendisine sunulacak, okuma bilen ve bilmeyen herkesten kendi kitabını okuması istenecektir. Rabbimiz bu konuyu şu şekilde açıklar:
Ve her insanın amelini, kendi boynuna bağladık. Kıyâmet günü onun için (o amellerinin yazıldığı) bir kitab çıkarırız ki, onu açılmış olarak önünde bulur. “Kitâbını oku! Bugün sana hesab sorucu olarak nefsin yeter!” (denilecek). 1
Her insanın dünyada yapmış olduğu fiillerinin kaydedildiği bu defter cennetlik olanlara sağ tarafından, cehennemlik olanlara ise sol veya arka tarafından verilecektir. Bununla ilgili bazı ayetler şunlardır:
İşte kitâbı sağ eline verilen kimseye gelince, (sevinerek) der ki: “Alın, kitâbımı okuyun; doğrusu ben, hesâbımla karşılaşacak kimse olduğumu gerçekten sezmiştim (bilmiştim)!” der. Artık o, hoşnud bir hayat içindedir! Yüksek bir Cennette! Meyveleri yakın (toplaması kolay)! (Onlara denilir ki:) “Geçmiş günlerde (dünyada) işlediğiniz (sâlih ameller)e karşılık olarak âfiyetle yiyin, için!” 2
O zaman kimin kitâbı (amel defteri), sağ eline verilirse, artık kolay bir hesabla hesâba çekilecek! Ve sevinçli olarak âilesine dönecektir! 3
Ama kimin de kitâbı (amel defteri) arka tarafından verilirse, artık (ölüp de kurtulmayı temennî ederek) helâki çağıracak ve alevli ateşe girecektir! 4
Hâlbuki kitâbı sol eline verilene gelince, artık (o) şöyle der: “Keşke bana kitâbım verilmeseydi!” “Ve hesâbımın ne olduğunu bilmeseydim!” “Keşke o (ölüm) işimi bitirmiş olsaydı!” “Malım bana fayda vermedi!” “Saltanatım benden yok olup gitti!” (Allah, Cehennem bekçilerine şöyle buyurur:) “Tutun onu, hemen kendisini bağlayın!” “Sonra Cehenneme atın onu!” “Sonra hemen onu, boyu yetmiş arşın olan bir zincire vurun!” “Çünki o, yüce Allah'a inanmazdı!” “Yoksulu doyurmaya da teşvîk etmezdi!” : “Artık, ona bugün burada yakın bir dost yoktur!” “İrinden başka bir yiyeceği de yoktur!” “Onu ancak günahkârlar (kâfirler) yer!”5
Bu ayetlere baktığımız zaman defteri sol veya arka tarafından verilen kişilerin Allah'a iman edenler değil Allah'a iman etmeyenler olduğu görülmektedir. Allah'a iman edip Cennetlik olan kişilere ise kitabı sağ taraftan verilecektir.
Allah'a İman Eden ama Günahı Fazla Olan Kişinin Durumu
İmanlı bir şekilde vefat eden bir Müslüman, büyük günahları sebebiyle Cehennem’e girse de ebedi olarak Cehennemde kalmaz. İşlemiş olduğu günahının cezasını çektikten sonra Allah’ın rahmetiyle Cennet’e girer. Çünkü ebedi azap; küfür ve inkâr üzerinedir. Günahkâr mü’min ise iman cihetiyle nihayetinde rahmete mazhar olur fakat günahının derecesine göre azap görmesi mümkündür. Bununla ilgili Rabbimiz şu şekilde buyurur:
Şübhesiz ki Allah, kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz; bunun dışındaki(günah)ları ise, (kendi lütfundan) dilediği kimse için affeder. Artık kim Allah'a şirk koşarsa, o takdirde doğrusu (haktan) uzak bir dalâlet ile sapmış olur. 6
Bu ayeti Taberi Hazretleri şu şekilde tefsir eder:
Şüphesiz ki Allah, Tu'me b. Übeyrik gibi, kendisine ortak koşan ve müşrik olarak ölenleri affetmez. Allah'a ortak koşma dışında başka bir günah işleyen kimselerin ise affedilmeleri Allah'a kalmıştır. Allah onlardan dilediğini affeder, dilediğini ise cezalandırır. Kim Allah'a ibadetinde ortak koşmuş olursa şüphesiz ki o, hak yoldan kaymış, derin bir sapıklığa düşmüştür. Zira o, Allah'a ibadette ona ortak koşmasıyla şeytana itaat etmiş ve onun yolundan gitmiş olur. Bu da büyük bir sapıklık ve açık bir hüsrandır. 7
Cehenneme giren bir Müslümanın cezasını çektikten sonra Cennete gireceğini Peygamber Efendimiz (sav) şu şekilde müjdelemiştir:
Bir kavim, kendilerine cehennem ateşi dokunduktan sonra simaları kırmızımsı siyah bir renkte olarak cehennemden çıkacak ve cennete girecekler de cennet ehli bunlara 'Cehennemlikler" diye isim vereceklerdir. 8
Cennet ehli cennete, düzah ehli düzaha girdikten sonra Yüce Allah:
Kimin kalbinde bir hardal tanesi ağırlığınca iman varsa, ateşten çıkarınız! diye ferman buyuracaktır. 9
Ben ateş ehlinin cehennemden son çıkacak ve cennet ehlinin cennete son girecek olanını bilip duruyorum. Bu bir kimsedir ki, cehennemden emekliye emekliye çıkar. Yüce Allah ona: Git, cennete gir! buyurur.
O kimse cennete varır, ona öyle bir hayâl gelir ki, cennet dopdoludur (herkes kendilerine ait yerlerini almış, açık bir yer kalmamıştır). Dönüp:
Ya Rabb! Ben cenneti dopdolu buldum! der. Allah yine:
Git, cennete gir! buyurur,
O kimse cennete varır. Yine cennet ona dopdolu gibi hayal ettirilir. Dönüp:
Yâ Rabb! Cenneti ben dopdolu buldum! der. Allah ona:
Git, cennete gir! Dünya kadar ve dünyanın on misli kadar yer senindir buyurur. 10
Sonuç olarak, amel defterinin sağdan verilmesi ehl-i saadete/cennet ehline, soldan veya arkadan verilmesi ise ehl-i şekavete/cehennem ehline alamettir. Bununla beraber imanla vefat eden fakat büyük günahları sebebiyle azaba müstahak olan kimseler hakkında hüküm, Allah’ın adl ve rahmetine aittir. Allah dilerse affeder, dilerse günahı nisbetinde azap ettikten sonra rahmetiyle Cennet’e dahil eder. Çünkü ebedi azap küfür ve şirke göredir. İman ise sahibini neticede rahmete mazhar eder.
Bu sebeple Müslüman olan bir kimse için esas olan imanını muhafaza etmek, farzları yerine getirmek, haramlardan kaçınmak ve tevbe-i nasuh ile günah yükünü hafifletmektir. Zira akıbetin nasıl tecelli edeceğini kimse kesin olarak bilemez. Kişi korku ile ümit arasında bulunmalıdır.
İsra, 17/13-14.
Hakka, 69/19-24.
İnşikak, 84/7-9.
İnşikak, 84/10-12.
Hakka, 69/25-37.
Nisa, 4/116.
Ebu Cafer Muhammed b. Cerir et-Taberi, Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi, İstanbul 1996, c. 3, s. 115.
Buhari, Rikak/51. (Hadis no:6639)
Buhari, Rikak/51. (Hadis no:6640)
Buhari, Rikak/51. (Hadis no:6651)

