Helal-Haram

09.02.2011

4550

Dilenciliği Meslek Edinenlere Karşı Nasıl Davranılmalı?

Durumu iyi olup dilenciliği meslek haline getiren kişilere karşı bir şey vermek zorunda mıyız ? Onlara karşı tutumumuz nasıl olmalı? Dilencilik yapmak hadislerde nasıl ifade edilmiştir?

24.02.2011 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İslamiyet'te zaruret haline gelen bir durumda, insanlara halini açmak helal kılınmış ise de, dilenmeyi kazanç vesilesi veya meslek haline getirmeyi haram kılmıştır. Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyurmuştur:

Dilenmek, zengin, güçlü kuvvetli, sağlam kimseye helâl değildir. Ancak aşırı derecede fakir veya borç altında ezilen kimse için helâldir. Malını artırıp zenginleşmek için insanlardan dilenen kimsenin kıyamet günü yüzünde tırmalama izi ve cehennemden alıp yiyeceği kızgın bir taş olacaktır. Artık dileyen az, dileyen çok istesin.1

Başka bir Hadis-i Şeriflerinde Peygamber Efendimiz (s.a.v) dilenmenin helal olduğu kişileri şu şekilde izah etmiştir:

Yalnızca şu üç kişi dilenebilir: Çok fakirlik çeken, ağır bir borç altında bulunan ve kan bedelinin altında ezilen.2

Hz. Peygamber (sas) dilenerek insanların üzerinden geçim sağlamayı asla tasvip etmemiştir. Tam aksine o, sözüyle muhtaç olmadığı hâlde, sırf mal varlığını artırmak amacıyla dilenenlere yönelik çok ağır ifadeler kullanmış, bu tip insanların aslında mal değil âhirette tadacakları azap için kor ateş topladıklarını belirtmiştir. Bir hadislerinde şöyle buyurmuştur:

Servetini artırmak için dilenen, istediği az ya da çok olsun, gerçekte kor ateş dilenir.3 

Yüzsüzlük yapıp istemeyi alışkanlık hâline getirenlerin hâli de Resûlullah (sas) tarafından şöyle tasvir edilmiştir.

İnsanlardan dilenip duran kişi, sonunda kıyamet gününde (Allah’ın (cc) huzuruna) yüzünde bir parça bile et kalmamış vaziyette gelir.4 

Bu sözüyle Hz. Peygamber (sas), dilenenlerin kıyamet günü düşecekleri acıklı hâli anlatmıştır. Hadiste tasvir edilen durum zâhirî anlamda değerlendirildiği gibi, böyle bir kimsenin kıyamet günü Allah’ın (cc) huzuruna çıkacak yüzünün olmayacağı, zelil bir şekilde huzura çıkacağı şeklinde de anlaşılmıştır.5

Dolayısıyla, elinde imkânı varken bunu bir kazanç kapısı haline getiren ve gerçekte muhtaç olmayan kimselere yardım etmek bir zorunluluk teşkil etmez.

Duhâ Sûresinde geçen "Bir şey isteyeni geri çevirip azarlama." mealindeki âyet-i kerimeden esas murad, ilmî bir mesele soranı, birşey öğrenmek isteyeni geri çevirmemektir. Yoksa her isteyeni boş çevirmemek şeklinde anlaşılmamalıdır.6

Kaynakçalar
  1. Tirmizî, Zekât, 23.

  2. Ebû Dâvûd, Zekât, 26

  3. Müslim, Zekât, 105.

  4. Buhârî, Zekât, 52.

  5. Diyanet İşleri Başkanlığı, Hadislerle İslam, Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 2014, c. 5 s. 61.

  6. es-Sâvî, IV/330.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız