RİSALE-İ NUR

10.12.2012

4923

Risale-i Nur’da Geçen “Esrâr-ı Din ve Esrâr-ı Şerîat” Tabirleri Ne Demektir?

Esrâr-ı din ve “esrâr-ı şerîat” ne demektir; Yazı Mektubu’nda “esrâr-ı şerîata mübârek ve hâlis kalemlerle hizmet” ifadesi nasıl anlaşılmalıdır ve bu iki tabir arasında bir fark var mıdır?

12.12.2012 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Şeriat: Peygamber Efendimizin (sav) getirmiş olduğu İslâm dininin bütün amelî ve itikadî hükümlerine denir.

Esrar: Genel olarak, herkesin bir anda bilemeyeceği; anlaşılması izah isteyen ve her aklın ilk bakışta keşfedemediği meselelerdir.

Esrâr-ı Şerîat: Dinimizin hükümlerinin sırlarıdır. Yani izaha ve açıklanmaya ihtiyaç duyulan, önceki zamanlarda âlimler tarafından mücmel bırakılmış veya ihtiyaç görülmediği için üzerinde çok durulmamış kısımlardır. Meselâ “neden mirasta erkeğe iki, kadına bir hisse vardır?” yahut “namazın beş vakte tahsisi nedendir?” gibi meseleler bu kabildendir.

Soruda geçen bu ifadeleri Risale-i Nur’da geçtiği yerlerle birlikte değerlendirmek, meseleyi daha açık hâle getirir. İlgili yer şöyledir:

Böyle bir zamanda hakāik-i îmâniyeye ve esrâr-ı şerîata ve sünnet-i seniyeye hizmet eden mübârek hâlis kalemlerden akan siyah nûr ve âb-ı hayat hükmünde olan mürekkeblerin bir dirhemi, şühedânın yüz dirhem kanı hükmünde yevm-i mahşerde size fâide verebilir. Öyle ise, onu kazanmaya çalışınız.1

Üstad Bediüzzaman burada, Risale-i Nur’u Kur’ân hattıyla yazmak vasıtasıyla şerîatın sırlarına büyük bir hizmet edildiğini ve bunun sevabını beyan etmektedir. Çünkü Risale-i Nur, içinde bulunduğumuz şu âhir zamanda dine çok büyük hizmet etmiştir. Risale-i Nur’un hallettiği meseleler hakkında ise Hz. Üstad şöyle buyurur:

Risale-i Nur, yüze yakın din tılsımlarını ve hakaik-i Kur'aniyenin muammalarını hall ve keşfetmiştir ki; her bir tılsımın bilinmemesinden çok insanlar şübehata ve şükûke düşüp, tereddüdlerden kurtulamayıp, bazan imanını kaybederdi. Şimdi bütün dinsizler toplansalar, o tılsımların keşfinden sonra galebe edemezler.2

Bu paragrafa örnek olarak 25. Söz’de Kur’ân-ı Kerîm’in kırk cihetle mu‘cize olduğu açık bir şekilde ispat edilmiştir. Bu izah, şerîatın ana kaynağı olan Kur’ân-ı Kerîm’e bu zamanda büyük bir hizmet olmuştur. Yine 19. Mektub’da Peygamberimiz aleyhissalâtü vesselâmın hak peygamber olduğu eşsiz bir şekilde anlatılmıştır. 23. Lem’a olan Tabiat Risalesi’nde ise tabiat ve fenden gelen küfür fikri parçalanmıştır. 10. Söz olan Haşir Risalesi’nde ölümden sonra haşir, çocukların dahi anlayacağı bir üslûpla, iki kere iki dört eder kesinliğinde anlatılmıştır. Örnekler çoğaltılabilir.

İşte Risale-i Nurları yazmak, bu hususlara hizmet olduğundan dolayı dinin sırlarına hizmet etmektir. Numune olması bakımından “esrâr-ı din” ifadesinin geçtiği bir yeri de buraya alalım:

Zât-ı risâletin akvâli gibi, ef‘âl ve ahvâli ve etvâr ve harekâtı dahi menâbi‘-i dîn ve şerîattır. Ve ahkâmın me’hazleridir. Şıkk-ı zâhirîsine Sahâbeler hamele oldukları gibi, hususî dâiresindeki mahfî ahvâlâtından tezâhür eden esrâr-ı dîn ve ahkâm-ı şerîatın hameleleri ve râvîleri de Ezvâc-ı Tâhirât’tır.3

Bu iki tabir birbirine benzemekle beraber aralarında ince bir fark vardır.

Esrâr-ı din, dinin geneline ait sırları ve hikmetleri ifade eder. İman, ibadet, ahlâk, nübüvvet, âhiret ve dîne ait hükümlerin arkasındaki mânâları içine alır. Bu bakımdan daha geniş bir mânâ taşır.

Esrâr-ı şerîat ise daha hususîdir. Şer‘î hükümlerin, yani emir ve yasakların, ibadetlerin ve amelî esasların sırları ve hikmetlerini ifade eder. Bu yönüyle esrâr-ı din tabirine göre daha dar bir mânâya sahiptir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 175.

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 194.

  3. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 19.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız