Tefekkür, sözlükte düşünmek manasındadır. Tefekkür genel anlamda dört şey üzerine olması gerektiği ifade edilmiştir: 1-Allah'ın (cc) azametini tefekkür etmektir. Bu tefekkürden marifetullah doğar. 2-Cenab-ı Hakk'ın ayetlerini/yarattıklarını tefekkür etmektir. Bu tefekkürden Allah'a (cc) karşı sevgi ve şevk doğar. 3-Cenab-ı Hakk'ın saltanatını ve O'nun kudretini tefekkür etmektir. Bu tefekkürden ilahî heybetin gönülde artması doğar. 4-Kulun kötü işlerini, amellerini tefekkür etmesidir. Bu tefekkürden kulun Rabbine karşı olan hayâsı doğar.1 Peygamber Efendimiz (s.a.v) hadis-i şeriflerinde şu şekilde buyurmuştur:
Bir saat tefekkür bazen bir sene ibadetten daha hayırlıdır.2
Bedîüzzamân Hazretleri, hadis rivayetlerinde yer alan “Bir saat tefekkür, bazen bir sene ibâdetten daha hayırlıdır” ifadesini nazara vererek, bu tefekkürün Risale-i Nur’da, özellikle de “Âyetü’l-Kübrâ” risalesinde bulunduğunu şu şekilde beyan etmektedir:
Ben namaz tesbîhâtının âhirinde, otuz üç def‘a kelime-i tevhîd zikrederken birden kalbe geldi ki: “Hadîs-i şerîfte ‘Bazen bir saat tefekkür, bir sene ibâdet hükmüne geçer.’ Risâle-i Nûr’da o saat var. Çalış, o saati bul!” ihtâr edildi.
Âdetâ ihtiyârsız bir surette Kur’ân’ın Âyetü’l-Kübrâ'sının iki tefsîri olan iki Âyetü’l-Kübrâ Risâleleri'nden mülahhas tefekkürî bir tekellüm, tam bir saat devam etti. Baktım, size gönderdiğim Âyetü’l-Kübrâ Risâlesi’nin Birinci Makāmının hulâsasından müntehab güzel bir sırrını hulâsa ile, Yirmi Dokuzuncu Lem‘a-i Arabiye’den müstahrec nûrlu, tatlı fıkralardan terekküb ediyor.3
Başka yerde şöyle demektedir:
Bu Ramazân-ı Şerîf’te Âyetü’l-Kübrâ’dan çıkan ve bir saat tefekkür bir sene ibâdet manâsını taşıyan Hizb-i Nûriye o Âyetü’l-Kübrâ’dan çıktığı misillü…4
Bediüzzaman Hazretlerinin bu sözlerinden anlaşılacağı üzere bir saat tefekkür Ayetü’l Kübrâ risalesinde vardır. Ayrıca Arabi olarak yazılan 29. Lem’a risalesi ve yine Arabi olarak yazılan Hizb-i Nûriye risalelerinde bu tefekkür vardır. Bu risaleler hadiste belirtilen tefekkür sevabını kazandıracak mahiyettedirler. Ayrıca hadiste belirtilen “bir saat” ifadesini sadece 60 dakikadan ibaret düşünmemek gerekir.
Saat kelimesi sözlükte “kısa zaman, an; gece ile gündüzün oluşturduğu yirmi dört zaman diliminden her biri” manalarına gelmektedir.5
Yani süre sınırı olmadan “bir an” o tefekkürü yakalamamız hadiste belirtilen tefekkür için yeterlidir.
Muhlis Körpe, Risale-i Nur Istılahları, Süeda Yayınları, Isparta 2023, s. 190.
Suyutî, Camiu’s-sağir, 2/127.
Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 33.
Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2019, c. 1, s. 106.
Bekir Topaloğlu, “Sâat”, Türkiye Diyanet İslam Ansiklopedisi, c. 35, 2008, s. 322.

