KIYAMETİN KOPMASI
Kıyamet, kâinatın Allah’ın takdiriyle sona ereceği ve tüm insanların hesaba çekilmek üzere yeniden diriltileceği büyük bir olay olarak tanımlanır. Kur’an ayetleri ve hadislerde bu sürecin belirtileri, aşamaları ve hikmetleri ayrıntılı biçimde anlatılır. Kıyametin ardından gerçekleşecek diriliş ise kişinin dünya hayatındaki eylemlerinin karşılığını alacağı ahiret hayatına geçişin başlangıcıdır. Bu nedenle kıyamet ve diriliş, İslam düşüncesinde hem sorumluluğun hem de ilahî adaletin temelini oluşturur. Sevgili Peygamberimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:
Muhakkak ki kıyâmet kopacaktır. Öyle ki, alışveriş için satıcı ile müşteri, aralarında bir kumaşı yaymış olacaklar da ne alışveriş yapmaya ne de kumaşı dürmeye vakit bulamayacaklardır.
Kişi sağmal devesinin sütünü sağıp getirdiği hâlde, onu içmeye fırsat bulamadan ansızın kıyâmet kopacaktır.
Yine kişi, havuzunu sıvayıp tamir edecek de suyunu kullanamadan ansızın kıyâmet kopacaktır.
Yine kişi lokmasını ağzına kaldıracak, fakat kıyâmet ansızın kopacak da o lokmayı yiyemeyecektir.1
Kıyamet kopması ile alakalı detaylı cevap için lütfen bakınız;
Ayet ve Hadislerde Kıyametin Nasıl Kopacağı
Kıyametin Kapsamı Nedir? Bütün Galaksiler Kıyamet Anında Parçalanacak mı?
YENİDEN DİRİLME
İslam’da yeniden dirilme (ba‘s), ahiret hayatının başladığı anı ifade eder. İnsanlar öldükten sonra Allah’ın kudretiyle tekrar dirilecek ve yaptıkları her şeyin karşılığını alacaktır. Böylece yeniden dirilme, hem ilahî adaletin gerçekleşeceğini hem de insanın dünyadaki sorumluluğunu hatırlatır. Yeniden dirilişin ne anlama geldiğini ve müminin bu inançla nasıl bir bilinç taşıması gerektiğini hatırlatan bazı hadisler şöyledir:
İslâm’ın en azılı düşmanlarından biri olan Ubey bin Halef, öldükten sonra dirilişi inkâr ettiği için, bir defasında yerden çürümüş bir kemik alıp elinde ufalamış ve Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e dönerek, alaycı bir tavırla:
“–Allâh’ın, bu çürümüş kemikleri tekrar dirilteceğine mi inanıyorsun?” demişti.
Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de ona cevâben:
“–Evet, Allah seni tekrar diriltecek ve Cehennem’e koyacak!” buyurdular. 2
Ardından da şu âyet-i kerîmeler nâzil oldu:
Hem o insan görmedi mi, gerçekten biz kendisini nutfeden (hakir bir damla sudan süzülmüş hulâsadan) yarattık! Buna rağmen bakarsın ki o apaçık bir hasım (kesilmiş)tir. Kendi yaratılışını unuttu da bize bir misâl getirdi: “Onlar çürümüş olduğu hâlde, şu kemikleri kim diriltecek?” dedi. De ki: “Onları ilk def‘a yaratan, (yine) onları diriltecek! Çünki O, her türlü (mahlûku ve onları) yaratmayı hakkıyla bilendir.”3
Başka bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır:
Ebû Rezin el-Ukaylî -radıyallâhu anh- naklediyor:
Bir gün:
“–Ey Allâh’ın Rasûlü! Allah Teâlâ, mahlûkâtı yeniden nasıl diriltir? Bunun dünyadaki misâli nedir?” diye sordum.
Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
“−Sen hiç, kavminin yaşadığı vâdiden kurak mevsimde geçmedin mi? Sonra bir kere de her tarafın yemyeşil olduğu bahar mevsiminde oraya uğramadın mı?” buyurdular. Ben:
“−Elbette!” deyince, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:
“−İşte bu, Allâh’ın yeniden yaratmasına delildir. Allah, ölüleri de böyle diriltecektir!” buyurdular.4
Yeniden dirilme ile alakalı detaylı cevap için lütfen bakınız;
Ahiretteki Dirilişe Dair Çevremizden Deliller
Haşir ve Ahiretle Alakalı Merak Edilen Sorulara Cevaplar
Buhârî, Rikāk, 40; Ahmed, II, 369. Bkz. Müslim, Fiten 140, Îman 248
Kurtubî, el-Câmî, XV, 58; Vâhidî, s. 379
Yasin suresi, 36/77-79
Ahmed, IV, 11

