RİSALE-İ NUR

06.02.2025

519

"Her zamanda bulunan iki imam hakkında gibi, Kutb-u A‘zam'ı tanımaya da mecbûr olmuyor."

Kastamonu Lahikası 122. Mektup, 254. Sayfada geçen bu cümledeki "İki İmam" hakkında bilgi verebilir misiniz?

09.02.2025 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Seyyid Şerîf Cürcânî, Ta’rîfât isimli Terimler Sözlüğü eserinde bu iki imamı şöyle anlatır:

İMÂMÂN (İki İmam): Tasavvuf terimidir. Bunlar iki şahıstır ki birisi, Kutb-u Âzam’ın sağındandır. Onun bakışı melekût âlemindedir. O, kutbî merkezden; vücudun ve bekânın maddesi olan imdadlardan olan ruhî âleme yönelen şeylerin aynısıdır. Bu imam, onun zarûrî aynasıdır. Diğeri de Kutb-u Âzam’ın solundadır ki onun bakışı mülktedir. O, kendisinden, hayvanî (canlı) madde gibi mahsûsâta yönelinen şeylerin aynasıdır. İşte bu da onun aynası ve mahallidir. O, arkadaşından daha yüksektir ve Kutb-u Âzam öldüğü zaman onun yerine geçer.”[1]

Tasavvufta Kutb-u Â’zam, kâinatın mânen idâresinden sorumlu olan velîler topluluğunun başıdır. Bu velîler cemaatine de Ricâlu'l-Gayb (gayb adamları, gayb erenleri) denir. Bu erenler topluluğunda Kutb’un altında İmâmân (İki İmam) bulunur. Sağdaki imama, İmâm-ı Yemîn, soldaki imama; İmâm-ı Yesâr denir. İmâm-ı Yemîn, Kutb’un hükümlerinin, İmâm-ı Yesâr ise hakîkatinin mazharıdır. İmâm-ı Yesâr'ın makâmı, İmâm-ı Yemîn'den daha yüksektir ve Kutub vefat ettiğinde yerine İmam-ı Yesâr geçer. Kutub ve İmâmân’a (bu iki imama) “Üçler” ismi de verilir.


[1] Seyyid Şerîf Cürcânî, Ta’rîfât (Arapça-Türkçe Terimler Sözlüğü), Bahar Yayınları, İstanbul 1997, s.28


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız