Soru

Dua Adabı

Dua etmenin usül ve adabına dair bilgi verir misiniz? 

Tarih: 28.03.2021 02:26:42

Cevap

-Evvela duada samimi olunmalı: Öyle ise kafirlerin hoşuna gitmese de (siz) dinde ona (karşı) ihlaslı (samimi) kimseler olarak Allah'a dua edin.(Mümin, 14)

Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin! Şüphesiz O haddi aşanları sevmez.(Araf, 55)

-Esmaül-Hüsna ile dua etmek: Esmaül-Hüsna(en güzel isimler) ise Allah'ındır! Öyle ise Ona onlarla dua edin.(Araf, 180)

-Duada sesi yükseltmemek gerekir: (Duada) sesi yükseltsen de (yükseltmesen de O'nun için birdir, O her şeyi işitir!);şüphesiz O, gizliyi de, daha gizli olanı da bilir.(Taha, 7 )

-Geceleyin dua etmek: (Teheccüd namazı kılmak için) yanları yataklardan uzaklaşır; korkarak ve umarak Rablerine duâ ederler ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allah yolunda) sarf ederler.(Secde, 16)

-Salih amel işleyenlerin dualarına icabet edilmesi: Ve îmân edip sâlih ameller işleyenlere icâbet eder (onların duâlarına cevab verir) ve fazlından onlara (mükâfâtlarını) arttırır. Kâfirlere gelince, onlar için (çok) şiddetli bir azab vardır.(Şura, 26)

-Izdırar halinde dua etmek: "(Onlar mı daha hayırlıdır,) yoksa (bir sıkıntısından dolayı) kendisine duâ ettiği zaman darda kalan (bir kulun)a icâbet edip, (ondan) fenâlığı gideren ve sizi yeryüzünün halîfeleri kılan (Allah) mı? Allah ile berâber (başka) bir ilâh mı var? Ne kadar az ibret alıyorsunuz!"(Neml, 62)

-Duada istenilen şeylere dikkat etmek: İnsan ise, (bazen öfkelenerek, bazen bilmeyerek) hayra olan duâsı gibi (kendi aleyhine olarak) şerre duâ eder. Çünki insan, (işin sonunu düşünmez ve) çok acelecidir.(İsra, 11)

-Duayı her zaman yapmak: Hem insana ni'met verdiğimiz zaman (şükürden) yüz çevirir ve yan çizer. Ona kötülük dokunduğu zaman da bol bol duâ eden bir kimse olur.(Fussilet, 51)

Yanlış dua etmemek: İnsanlardan öylesi de vardır ki: “Rabbimiz! Bize(nasîbimizi) dünyada ver” der; o takdirde onun için âhirette hiçbir nasib yoktur!(Bakara, 200)

 

Hadis-i Şeriflerde de dua adabı ile ilgili çok izahlar vardır. Birkaç tanesi şöyledir:

İnsanların en acizleri duada acz gösterenlerdir. En cimrileri ise selam vermekte cimrilik edenlerdir.(Beyhaki, Şuabul İman, 8392)

Duayı terk etmenin günahı oluşu: Duayı terk etmek günahtır. (Taberani, Mucemussağir, 708)
Duada ısrar edilmesi: Allah'a dua ettiğinizde kabul olunacağına inanarak dua edin. Hiçbiriniz kesinlikle eğer dilersen ver yarabbi demesin. Çünkü Allah kabul edeceğine inanarak dua etmenizi çirkin görmez. (Buhari, Tevhid, 31)

Kişinin duada nefsinden başlaması:  Allah resulü bir kişiye aldığında kendinden başlayarak ona dua ederdi. (Tirmizi daavat hadis no 3385)
Duada gözleri sema'ya dikmenin yasak olması: Duada gözlerini semaya kaldıranlar bu adetlerinden vazgeçmeli yoksa gözlerinin ziyası alınır. (Müslim, Salat, 429)


 Kabul edilen dualar:
Her Kur'an hatminin ardından yapılan dua makbuldür. (Buhari, Şuabu'l iman, 1919)
Kim bir farz namazını kılar da ardından dua ederse duası kabul olunur. Kim Kur'an'a hatmeder hemen ardından dua ederse onunla duası makbul olur. (Taberani, Mucemul kebir, 647)
Kulun Allah'a en yakın olduğu an secde anıdır. Öyle ise secde duayı arttırın. (Müslim, Salat, 215 h no; 482)
Resullaha hangi dua en çok kabul edilir diye sorulunca, gecenin son kısmında ve farz namazların hemen ardından yapılan dua demiştir. (Tirmizi, Davat, 79 ,hadis no; 3499)
Üç dua makbuldür, Allah tarafından kabul edilmesinde şüphe yoktur: mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası. (Tirmizi, Birr, 7 hadis no: 1905)

Ayrıca; dua daha ziyade uhrevi olmalıdır. Çünkü asıl hayat ahiret hayatıdır. Bu dünya geçici ve fanidir. Alaka-i kalbe değmiyor.

Duada dünyalık birşeyi ısrarla istemek doğru değildir. Çünkü "Fakat olur ki, bir şeyden hoşlanmazsınız ama, o sizin için hayırlıdır. Ve olur ki bir şeyi (de) seversiniz, hâlbuki o sizin için bir şerdir. Allah ise (sizin için hayır olanı) bilir de siz bilmezsiniz."(Bakara, 216) sırrına göre hareket etmek lazımdır.

Dua ile beraber olmasını istediğimiz işin maddi sebeplerini de yerine getirmek lazımdır. Bu duamızın kabul olmasına vesiledir.

Peygamber efendimiz deveni sağlam kazığa bağla öyle Allah'a tevekkül et buyurmuşlardır.(Tirmizî, Sıfatü'l-Kıyame, 60)

 

Faydası olur amacıyla bu konudaki Bediüzzaman Hazretlerinin beyanını da aynen buraya alıyoruz:

"Mü'minin mü'mine en iyi duası nasıl olmalıdır?
   Elcevab: Esbab-ı kabul dairesinde olmalı. Çünki bazı şerait dâhilinde dua makbul olur. Şerait-i kabulün içtimaı nisbetinde makbuliyeti ziyadeleşir. Ezcümle: Dua edileceği vakit, istiğfar ile manevî temizlenmeli, sonra makbul bir dua olan salavat-ı şerifeyi şefaatçi gibi zikretmeli ve âhirde yine salavat getirmeli. Çünki iki makbul duanın ortasında bir dua makbul olur. Hem بِظَهْرِ الْغَيْبِ
  yani "gıyaben ona dua etmek"; hem hadîste ve Kur'anda gelen me'sur dualarla dua etmek. Meselâ:
اَللّٰهُمَّ اِنِّى اَسْئَلُكَ الْعَفْوَ وَ الْعَافِيَةَ ل۪ى وَ لَهُ فِى الدّ۪ينِ وَ الدُّنْيَا وَ الْاٰخِرَةِ
رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَ قِنَا عَذَابَ النَّارِ
gibi câmi' dualarla dua etmek; hem hulus ve huşu' ve huzur-u kalb ile dua etmek; hem namazın sonunda, bilhâssa sabah namazından sonra; hem mevâki'-i mübarekede, hususan mescidlerde; hem Cum'ada, hususan saat-i icabede; hem şuhur-u selâsede, hususan leyali-i meşhurede; hem ramazanda, hususan leyle-i kadirde dua etmek kabule karin olması rahmet-i İlahiyeden kaviyyen me'muldür. O makbul duanın ya aynen dünyada eseri görünür veyahut dua olunanın âhiretine ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek aynı maksad yerine gelmezse, dua kabul olmadı denilmez; belki daha iyi bir surette kabul edilmiş denilir."
(Mektubat-1, Shf:123)

 


Etiketler

Yorum Yap

Yorumlar