Öncelikle soruda geçen isimlerle ilgili küçük bir düzeltme yapmak gerekir. Farabi ve İbn Sina, İslam düşünce tarihinde daha çok filozof (Meşşai ekolü) olarak tanınırlar. İbn Haldun ise tarihçi, toplum bilimci ve devlet nazariyecisidir. Bu isimler esas itibarıyla tasavvuf ehli olarak değil, farklı ilim dallarındaki çalışmalarıyla meşhur olmuşlardır.
Ayrıca bu alimlerin eserlerinde "Allah" yerine özellikle "Tanrı" kelimesini kullandıkları da doğru değildir. Çünkü eserlerini büyük ölçüde Arapça kaleme almışlardır ve metinlerinde "Allah", "İlah" gibi Arapça ifadeler yer alır.1 Bugün Türkçede okunan bazı çevirilerde ise mütercimler, Arapçadaki "Allah" veya "İlah" kelimelerini Türkçeye aktarırken "Tanrı" kelimesini tercih edebilmektedir. Dolayısıyla bu tercih, çoğu zaman eserin aslından değil, çevirmenin dil anlayışından kaynaklanmaktadır.
Bu sebeple, Farabi, İbn Sina veya İbn Haldun gibi zatlar Allah demeyip Tanrı demiştir, şeklindeki bir iddia doğru değildir. Onların orijinal eserlerine bakıldığında "Tanrı" değil, Arapça aslındaki ilahi isim ve sıfatların kullanıldığı görülür. Türkçe tercümelerde karşılaşılan "Tanrı" ifadesi ise mütercimin tercihidir. Müelliflerin kullandığı asli ifade değildir.
Tahsin Görgün, "İbn Haldun", TDV İslam Ansiklopedisi, 1999, c. 19, s. 545-546.

