Bazen insan tevbe ederken aradığı manevi hissi tam olarak yakalayamayabilir. Çünkü insan her zaman aynı ruh hâlinde olmaz. Bazen gaflet, yoğunluk veya kalbin katılığı daha baskın olabilir. Fakat bu durum, kişinin tamamen hissiz olduğu veya tevbesinin değersiz olduğu anlamına gelmemektedir. Zaten siz de "bazen" diyerek bunun sürekli olmadığını ifade etmişsiniz. Bu sebeple insanın hemen vesveseye kapılmaması gerekir. Nitekim kişinin "neden pişmanlık hissedemiyorum?" diye rahatsız olması bile aslında kalpte bir hassasiyet bulunduğunu gösterir. Bu da bir yönüyle pişmanlığın işaretidir.
Ayrıca insan günahlardan sakındıkça kalbi daha çok yumuşar. Bu yüzden küçük büyük demeden günahlardan uzak durmaya çalışmak önemlidir. İbadetleri aksatmamak, özellikle namaz ve dua ile meşgul olmak kalbi diri tutar. Bazen insan hissetmese bile ibadetine devam ettikçe zamanla manevi halinin değiştiğini fark eder. Çünkü kulluk sadece his üzerine değil, sadakat ve istikamet üzerine de kuruludur.
Bunun yanında imana dair dersler okumak, faydalı sohbetler dinlemek ve Kur’an ile meşgul olmak da kalp ve ruh için büyük bir temizlik vesilesidir. İnsan bazen kendi halini hemen düzelmiş görmeyebilir ama samimiyetle çabalamaya devam ettikçe Allah’ın rahmetiyle kalpte yeniden samimiyet oluşabilir. Önemli olan ümitsizliğe düşmeden tevbe kapısını çalmaya devam etmektir.

