Bediüzzaman Hazretleri Neden “Kırk Vefattan Yalnız Birkaç Tanesi İmanını Kurtarıyor” Diyor?
Şu dünyada hiç kimsenin kaçamadığı en büyük hakikat ölüm hakikatidir. Hayatımızın en büyük gayesi ise bu fani dünyadan iman ile göç edebilmektir. Ancak bu zaman ve zeminde iman ile ahirete göçmeye çok maniler vardır. İçinde bulunduğumuz çağda maddeci ve dinsiz bakış açısı (maddiyyûnluk) bir salgın hastalık gibi insanların imanına saldırmaktadır. Bediüzzaman Hazretleri bu tehlikenin dehşetini şu şekilde ortaya koyar;Eğer îmân vesîkasını sağlam elde etmezse, kaybedecek! Ve bu asırda maddiyyûnluk tâûnuyla çokları, o da'vâsını kaybediyor. Hatta bir ehl-i keşif ve tahkîk, bir yerde kırk vefeyâttan yalnız birkaç tanesi kazandığını, sekerâtta müşâhede etmiş. Ötekiler kaybetmişler.1Metinde geçen “vefat eden kırk kişiden yalnızca bir kaç kişinin imanla kabre gitmesi” ifadesi özel bir hale işaret etmektedir. Çünkü Bediüzzaman Hazretleri burada özellikle “bir yerde” demektedir. Bu ifade, sözü belli bir yerle ve belli bir hadiseyle sınırlandırmaktadır. Yani burada kastedilen şey, o dönemde belirli bir ilde, ilçede veya kasabada görülen bir haldir.Bu sebeple, bu sözü “ahirzamanda vefat eden her kırk kişiden yalnızca biri imanla kabre gider” şeklinde genellemek doğru olmaz. İfade, umumi değil özeldir. Üstad Hazretleri hadisenin dehşetini ortaya koymak için bir numune bir misal vermektedir. Belirli bir yerdeki dehşetli bir hali dikkatlere sunarak meselenin ehemmiyeti vurgulanmaktadır.Ayrıca BakınızRİSALE-İ NUR'DA ASRIN EN BÜYÜK HASTALIĞI NEDEN İMANSIZLIK OLARAK GÖSTERİLİR?KaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Asâ-yı Mûsâ, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, s. 14.

