İlgili yer Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:
Bununla beraber kim dese: Zaman bütün berbat oldu. Eskisine temayül gösterse, bilmediği halde İslamiyet’in muhalefetinden neş’et eden eski seyyiatı, bazı ecnebilerin zannı gibi İslamiyet’e isnat etmektir.1
Bu ifadeler, Bediüzzaman Hazretleri tarafından Osmanlı Devleti'nin II. Meşrutiyet döneminde, 1911 yılında kaleme alınan Münazarat eserinde yer almaktadır. Dolayısıyla, bu sözleri doğru anlayabilmek için o günün siyasi ve sosyal şartlarını göz önünde bulundurmak gerekir.
Meşrutiyet ilan edilmeden önce Osmanlı Devleti'nde milletin yönetime doğrudan katıldığı bir meclis düzeni yoktu. Devlet işleri, büyük ölçüde padişah ve idareciler tarafından yürütülüyordu. Bu dönemde, İslam'ın istişare ve adalet prensipleriyle bağdaşmayan bazı uygulamalar da görülüyordu. Özellikle fikir hürriyetinin kısıtlanması ve halkın yönetime katılamaması gibi problemler, bunların başında geliyordu.
II. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte seçimler yapıldı, milletin seçtiği temsilciler mecliste yer almaya başladı ve yönetim anlayışı meşverete daha uygun bir hal aldı. Ancak bu yeni dönemde de çeşitli sıkıntılar ve yanlış uygulamalar ortaya çıkınca bazı kimseler, "Eskisi daha iyiydi." diyerek meşrutiyet öncesi dönemi özlemle anmaya başladılar. Oysa yapılması gereken, eski düzene dönmeyi istemek değil; istişareye dayalı yeni sistemin eksik ve aksayan yönlerini düzeltmeye çalışmaktı.
İşte Bediüzzaman Hazretleri, bu noktada önemli bir ikazda bulunmaktadır. Ona göre, Müslümanların "Şimdi durum eskisinden daha kötü oldu, eski dönem daha iyiydi." demeleri, farkında olmadan geçmişteki İslam'a aykırı uygulamaları da tasvip etmeleri anlamına gelir. Çünkü geçmişte görülen baskıcı yönetim, hürriyetin kısıtlanması ve benzeri yanlışlar İslam'ın emri değil, İslam'ın istişare ve adalet esaslarına aykırı uygulamalardı. Bunları iyi göstermek, bu yanlışları İslam'ın bir gereğiymiş gibi algılatma tehlikesini doğurur. Nitekim bazı Batılılar da Müslüman toplumlarda görülen bu yanlış uygulamaları İslam'a mal ederek "geri kalmışlığın sebebi İslam'dır." iddiasında bulunuyorlardı. Bediüzzaman Hazretleri ise Müslümanları bu hataya düşmemeleri konusunda uyarmakta, kusurun İslam'da değil, İslam'ın prensiplerine aykırı uygulamalarda olduğunu açıkça ifade etmektedir.
Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 1, s. 384.

