Bağış Yap

RİSALE-İ NUR

18.08.2026

Ehl-i Tarikatin Bid‘a Rüzgarlarına Karşı Dayanamamasının Sebebi Nedir?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

"Ehl-i tarîkatin o kadar mühim ve azîm kemâlâtları ve menfaatleri içindeki ihtilâfâtın ve rekābetin verdiği vahîm neticelerdir ki; onların o azîm, kudsî kuvvetleri bid‘a rüzgârlarına karşı dayanamıyorlar"

  1. Bediüzzaman Hazretleri’nin bu metinde “ehl-i tarîkatin dayanamadığı bid‘a rüzgârları” ifadesinden maksadı nedir?

  2. Ehl-i tarîkatin dayanamadığı bid‘alar hangileri olabilir? Somut örneklerle izah eder misiniz?

  3. Ehl-i tarîkatin dayanamadığı bu bid‘alar neden “rüzgâr”a benzetilmiştir? Açıklar mısınız?

21.08.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İlgili yer Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:

Pederâne ve mürşidâne mesleklerdeki gıbtakârâne hırs-ı sevâb ve ulüvv-ü himmet (imrendirici bir sevap ve gayret hırsı) cihetiyle çok zararlı ve hatarlı (tehlikeli) neticeler vücûda geldiğine delil, ehl-i tarîkatin o kadar mühim ve azîm kemâlâtları ve menfaatleri içindeki ihtilâfâtın (anlaşmazlığın) ve rekābetin verdiği vahîm neticelerdir ki, onların o azîm, kudsî kuvvetleri bid‘a rüzgârlarına karşı dayanamıyorlar.1

Tarikatların elbette hepsinde değil ama bir kısmında, daha fazla gayret edip sevap kazanmak için insanlar birbirleriyle yarış haline girebiliyorlar. Hatta bu durum tarikatta bir makama gelmek, insanların teveccühünü, beğenisini kazanıp dikkat çekmek gibi, nefsin ve enaniyetin hoşuna giden seviyelere kadar çıkabiliyor. Başlangıçta, daha fazla sevap kazanmak için başlayan ve güzel gibi görünen bu rekabet, aslında nefsin bir oyunudur. Bu rekabet daha da ilerlediğinde, tarikatın başı olma makamına, kabiliyeti olan herkes aday olabiliyor. Bu durum da malesef bazı ihtilafların, ayrılıkların çıkmasına ve tarikatlarda bazı bölünmelere sebebiyet veriyor. Bu tarz bölünmelerde ayrılan kollar, ana koldan sürekli uzaklaştıkları için, Kur’ân ve Sünnette olmayan bazı yanlış uygulamalara girebiliyor.

Yani aslında tarikatların aslî halinde bid’alar bulunmamaktadır. Fakat zaman içinde bazı tarikatlarda bid’aların başlama sebebi, ana koldan ayrılan bu yapılardır. Bu yapıların ortaya çıkma sebebi de, rekabete dayanan ihtilaflardır. Bu bid’alara, aşağıdaki meseleleri örnek verebiliriz:

  • Tarikat şeriata hizmetkar olmalıdır. Şeriatın alternatifi olmamalıdır. Fakat ana koldan ayrılan bir yapının, sırf farklı olmak için şeriatı, sünnet-i seniyyeyi ikinci plana atıp, sadece zevk ve keşif üzerine bir sistem kurması yanlıştır.

  • Kur’ân ve sünnet ortada iken, sadece tarikatın başındaki kişiyi doğru kabul eden, onun haricindeki her şeyi reddeden bir yapı doğru değildir.

  • Çeşitli sebeplerle ve yanlış içtihatlarla faiz, tesettür, helal gıda gibi en önemli İslami kuralları zayıflatan, küçümseyen, gevşeten uygulamalar çok yanlıştır.

  • Ayrıca şeyhlik, mensubiyet veya meşrep üstünlüğünü ihlasın önüne geçirmek de doğru değildir. “Doğru olan tek yol bizim yolumuzdur.” düşüncesi, uhuvveti kırarak dinimizin en mühim düsturlarından birini parçalar. Çünkü hak olan tarikat, enaniyeti değil ubudiyeti/kulluğu ve uhuvveti/kardeşliği kuvvetlendirmelidir.

  • Sünnet-i seniyyenin ölçülerini bırakıp, bazı merasimlerin vazgeçilmez dini unsurlar gibi gösterilmesi yanlıştır. “Âdet, vesile, mubah” olan bazı uygulamaların, ölçüyü kaçırıp sanki dinin aslî parçasıymış gibi, olmazsa olmaz diye sunulması doğru değildir.

  • Namaz gibi temel ibadetlerin, farz ve sünnet hassasiyetinin zayıflatılıp, onun yerine sadece zikir halkasının yeterli görülmesi, yine bu bid’alara örnektir.

Ancak burada en çok dikkat edilmesi gereken nokta şudur ki, Bediüzzaman Hazretlerinin bu eleştirisi, hak tarikatların aslına değil ihtilaf ve rekabet sonucunda ana kollardan çıkarak Kur’ân ve sünnetten uzaklaşan yanlış gruplaradır.

Bid‘alar İçin “Rüzgar” Benzetmesinin Yapılma Sebebi İse Şunlar Olabilir:

Rüzgar gözle görülmez fakat etkisi hissedilir. Bid’alar da çoğu zaman açık bir inkâr şeklinde değil, yavaş yavaş, alışkanlık, gevşeklik ve zihniyet değişimi halinde yayılır.

Rüzgar geniş sahalara dağılır. Bid‘a cereyanları da malesef ferdi kalmaz, süratle yayılır. Sağlam bir bina şiddetli rüzgarlara karşı dayansa da çürük yapılar dayanamaz. İhtilaf ve rekabet, manevi bünyede bir çatlak gibidir. Birlik bozulunca bid‘a cereyanı insanları daha kolay sarsar. Rüzgar, yön değişiminde etkili olur. Bid‘alar da insanın kulluk istikametini değiştirip, kişiyi sünnet merkezli hayattan nefis ve moda merkezli hayata kaydırır.

Sonuç olarak bu paragrafta, tarikatın hakiki kıymeti takdir edilmekle birlikte, ihtilaf ve rekabet ortaya çıktığında, bid’alara karşı dayanamadığı izah edilmiştir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.174

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız