RİSALE-İ NUR

10.01.2009

4252

"Şu Âyine, Güneşin Hem Zarfı Hem Mevsûfudur"

Dokuzuncu Lema'da geçen bu cümledeki zarf kelimesi nasıl açıklanabilir?

16.01.2009 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Sualde sadece zarfın manası sorulmuşsa da biz zarf kelimesinin içerisinde geçtiği temsili izah etmeye çalışalım. İlgili yer şöyledir:

“Meselâ, bir aynada güneş görünüyor. Şu ayna, güneşin hem zarfı (onu içine alan), hem mevsûfudur (onunla sıfatlanan). Yani güneş bir cihette onun içinde bulunur, bir cihette aynayı ziynetlendirip aynanın parlak bir boyası ve bir sıfatı olur.” 1 

Paragrafın başındaki “bir aynada güneş görünüyor” cümlesine bakılırsa, burada esas itibariyle gökteki güneşi değil; aynada görünen güneşi dikkate almamız gerekiyor. Bu yüzden misalimizde kuracağımız bağlantı aynadaki güneş yansımasının ayna ile olan bağlantısıdır.

İşte aynada bir değil, iki güneş bulunur:

Birinci güneş: Güneşin hakiki vücudu ki bunu aynaya baktığımızda göremiyoruz. Aynada gördüğümüz güneş, hakiki güneşin ışığının yansımasıdır. Zira insan ancak güneş ışığının yansımasıyla kâinatı görebilir. Burada birinci güneş diye kast edilen güneş ışınlarıdır.

İkinci güneş: Aynada akseden güneş sureti ki bunu görebiliyoruz. Göremediğimiz ise güneşin ışınlarıdır. Metinde geçen ifadelerle aynanın camında parlayıp aynayı ziynetlendirmesinden önceki hâlini kasdediyoruz. Çünkü biz onu ancak parlayınca görürüz. Hâlbuki parlamasından hemen önce aynanın içinde güneşin hazır olması gerekir. Bu ikisi arasında âdeta zamansız bir fark bulunur. Elbette güneşin nuru, suretinden önce orada vardır ve o sureti ortaya çıkaran da yine güneşin kendisidir.

Gökteki güneş ile aynada gördüğümüz güneş ikisi de vücut ve özellikleri itibariyle aynı güneştir demek elbette büyük bir hata olacaktır.

Bu misal ile derinlemesine bakıldığında aynanın hem güneşle yansıdığını hem de içinde güneşi barındırdığını anlamaktayız. Güneşin ayna içerisinde hem nuruyla hem de suretiyle bulunması hadisesi aynanın güneşe zarf olması şeklinde ifade edilmektedir.

Kaynakçalar
  1. Lem'alar, 2015, Hayrât Neşriyat, s. 34


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız