Soru

Sırran Tenevveret

Kastamonu lahikasinda Hz Ali'nin iki defa sırran beyeneten sırran tenevverat demesine binaen Bediüzzaman üstadın her vakit tam ihtiyat ve tam sakınmak vaziyetini muhafaza etmekle mükellefiz demesinde ihtiyatlı olmayı nasıl anlamamız gerekiyor? Üstadın yaşadığı dönemdeki tazyikatlar için mi geçerli, günümüze işaret eden bir yönü var mı? Devamında muhtelif tabakalardaki talebelerin vaziyetleri ehemmiyetli bir hadise yüzünden degişmiş gibi çekinmek ve münafıkların nazarlarını kendilerine ve bizlere celb etmemek için bir tevakkuf devresi geçti diyor. Buradan ne anlamalıyız?

Tarih: 22.09.2021 18:28:11
Okunma: 1395

Cevap

Malum olduğu üzere Risale-i Nur hizmeti cihanşumül bir hizmettir. Risale-i Nur’un hem dahilde hem hariçte aşıkları ve muhibleri çoktur. Aynı zamanda bütün ehl-i iman Risale-i Nurdaki hakikatlere muhtaçtır.

Risale-i Nur dünyadan ziyade ahirete bakar. İnsanın ebedi saadetinin kurtulması için mücadele ve mücahede eder. İnsanın ise en mühim vazifesi imanla kabre gitmektir.

Peygamber (asm) Hadis-i Şerifte “Ya Eba Zer! Ne tedbirli olmak gibi bir akıllılık, Ne haramdan kaçınmak gibi bir Allah’a bağlılık, Ne de güzel ahlak sahibi olmak gibi bir dindarlık söz konusu olabilir.”[1] Buyurmasıyla her an ve zamanda tedbirli olmanın ehemmiyetini ifade etmiştir.

Dinimiz İslamiyetin verdiği en önemli derslerden biri de önce tedbir almak daha sonra tevekkül etmektir. Enes b. Mâlik şöyle anlatıyor: “Bir adam, "Ey Allah"ın Resûlü! Devemi bağlayıp da mı Allah"a tevekkül edeyim, yoksa bağlamadan mı tevekkül edeyim?" diye sordu. Resûlullah (sav), "Önce onu bağla, sonra Allah"a tevekkül et!" buyurdu.”[2] Hadis-i Şeriflerden de anlaşıldığı üzere tedbir fiili bir duadır. Tedbir asla bir korkaklık değildir.

Cenab-ı Hakkın isimlerinden biri de HAKÎM’dir. Yani her işi hikmetli, faydalı ve maslahatlı olarak yapan demektir. Müfessirler tedbirli hareket etmenin Allah’ın HAKÎM ismine mutabık hareket etmek olduğunu söylemişlerdir.

Bedüzzaman Hazretleri de her vakit tam ihtiyat ve sakınmak meselesini bir çok yerde şu tarzda izah etmiştir: "Gerçi Nurlar girdikleri her yerde galebe eder; fakat mütemerrid ve muannid zındıklar, maddiyunlar, ellerinden geldiği kadar fütuhatına fütur vermek için desiselere ve ehl-i siyasete evham vermeye çabalıyorlar. İnşaallah bir halt edemezler. Fakat ihtiyat her vakit iyidir. Sırren tenevveret düsturu devam ediyor." (Emirdağ Lah.)

"Aziz, sıddık kardeşlerim,
Her vakit ihtiyat iyidir. Zaten Hazret-i İmam-ı Ali de radıyallahü anh kerametkârane bize ihtiyatı tavsiye ediyor." (Kastamonu Lah.)

 Sualinizdeki tam ihtiyatlı olmak ve tam sakınmak meselesinde ihtiyatlı olmak meselesi ise her ne konu olursa olsun Risale-i Nurlar aleyhine nazarları çekecek şekilde hissi hareket etmenin bu muazzam davaya ciddi zarar verecek olmasından sakınmayı ifade eder. Çünkü hissi hareket etmek tedbir kaidesine muhalif bir davranıştır diyebiliriz.

 Risale-i Nurdaki hakikatlerin sadece telif edildiği zamanı değil kendisinden sonraki zaman dilimlerine de şümulünün olduğunu müşahede ediyoruz.

Netice olarak Bediüzzaman Hazretlerinin sırran tenevveret hareket etmeyi sıklıkla bahsetmesi Risale-i Nur hizmeti devam ettikçe bu kaidenin tazeliğini koruyacağı manasına da gelmektedir.   

 

[1]İbn-i Hibban

[2] Tirmizî, Sıfatü"l-kıyâme, 60

 

 


Yorum Yap

Yorumlar