Bağış Yap

Sorular

Kaşların Rengini Açtırmak (Teşkir) Caiz midir?

Bu uygulamanın caiz olduğunu ve caiz olmadığını belirten âlimler bulunmaktadır. Konu güncel bir mesele olduğundan, kadim fıkıh kaynaklarımızda bu uygulama hakkında doğrudan bir değerlendirmeye rastlayamadık. Ancak mesele, güncel fıkhî konular çerçevesinde ele alınmıştır. Ancak elbette ihtiyata uygun olan ve takvaya daha layık bulunan davranış, bu uygulamadan uzak durmaktır. Ancak haram da diyemeyiz. Bu konuda güncel fetvalar şöyledir:Kaşların rengini açtırmada herhangi bir sakınca yoktur. Çünkü bu uygulamada ne nems (kaş alma) ne de Allah'ın yarattığını değiştirme söz konusudur. Boya ve renk kullanılması, bunların kısa sürede giderilebilmesi sebebiyle, kaş alma ve dövme gibi Allah'ın yaratışını değiştirme kapsamına giren uygulamalardan farklıdır.Ancak söz konusu uygulamada, evlenmek isteyen bir kişiyi yanıltma ve aldatma, yabancı erkeklere karşı süslenme veya kâfirlere benzeme amacı bulunursa, bu sebeplerden dolayı haram olur.1Kaşları teşkir etmek (rengini açmak) câizdir.2Kaşların rengini açmak (teşkir) câizdir. Çünkü bu, Allah'ın yaratışını değiştirme kapsamında değildir.3Bu işlem, kaşları düzeltip şekillendirmek ve kılları gidermek gibidir. Sonuç itibarıyla ikisi de aynıdır. (caiz değildir) Çünkü kaşların rengi değiştirildiğinde, kaş sanki tıraş edilmiş veya yolunmuş gibi görünür.4Kaşların, bakan kişinin “Bu kadın kaşlarını aldırmış (nemise)” diyeceği şekilde ten rengine boyanması câiz değildir. Bunu daha önce birçok defa ifade ettik. Ancak siyah dışındaki renklerle boyamak ve kâfirlere veya fâsıklara benzemeyi gerektiren bir durum bulunmaması hâlinde bunda, inşallah, bir sakınca yoktur.5Ayrıca BakınızKADINLARIN KAŞ YAPTIRMASI (KAŞ KONTÜRÜ)KADININ YÜZÜNDEKİ TÜYLERİ VE KAŞLARINI ALMASININ HÜKMÜKEMOTERAPİ ALANLARIN YENİ KAŞ YAPTIRMASIERKEKLERİN KAŞLARINI ALMASININ HÜKMÜHİNT KINASI İLE SAÇ BOYAMA VE DÖVME YAPTIRMASAÇ BOYAMA İLE İLGİLİ HADİSLERSAÇ BOYASI GUSLE ENGEL MİDİR?/ KADINLARIN VE ERKEKLERİN SAÇ BOYAMASI CAİZ MİDİR?Kaynakçalarİslâmweb – Fetva No: 130563Heyet, Fetâvâ ve İstişârâtü'l-İslâm el-Yevm, c. 16, s. 247.Fadl b. Abdullah Murâd, el-Kavâidü'l-Ümm li'l-Fıkh ve Eseruhâ fi's-Sınâati'l-Fıkhiyyeti'l-Mutekaddime ve'l-Muâsıra, Dâr İbn Kesîr, 1. bs. (Dımaşk: 1446/2025), s. 157.Abdülmuhsin b. Hamd el-Abbâd el-Bedr, Şerhu Sünen-i Ebî Dâvûd, ders 467, s. 21.Abdülkerîm b. Abdullah el-Hudayr, et-Ta'lîk alâ Tefsîri'l-Kurtubî, ders 14, s. 1.

3.623

Allah Bilinebilir mi

Cenab-ı Hakk'a malûm ve ma'ruf ünvanıyla bakacak olursan, meçhul ve menkûr olur. Çünkü, bu malûmiyet, örfî bir ülfet, taklidî bir sema'dır. Hakikatı ilâm edecek bir ifâde de değildir. Burada anlatılmak istenen nedir? Neden haşa Allah'ı (c.c) bilemeyiz ve o bilinemez deniyor? Halbu ki kendisini tanıtmak için birçok peygamber ve kitaplar gönderen Allah (c.c) madem bilinmeyecekse neden bu kadar çok kendisini tanıtmak istesin ki? Genişçe izah ederseniz seviniriz.

3.583

Saniyeler Dakikalar Saatler Günler ve Ahiret

"Nasıl ki bir saatin saniyeleri ve dakikaları ve saatleri ve günleri sayan haftalık saatin milleri birbirine benzer, birbirini isbat eder. Saniyelerin hareketini gören, sâir çarkların hareketlerini tasdîk etmeye mecbûr olur. Aynen öyle de, semâvât ve arzın Hâlik-ı Zülcelâl'inin bir sâat-i kübrâsı olan bu dünyanın saniyelerini sayan günler ve dakikalarını hesab eden seneler ve saatlerini gösteren asırlar ve günlerini bildiren devirler birbirine benzer, birbirini isbat eder. Ve bu gecenin sabahı ve bu kışın baharı kat'iyetinde, fânî dünyanın karanlıklı kışının bâkî bir baharı ve sermedî bir sabahı geleceğini hadsiz emârelerle haber verir," Üstadın verdiği örnekte zaman silsile halinde çarkları büyüyerek devam ediyor. Ama ahirete gelince orda artık sabitleniyor. Aynı mantıkla gidersek orada da daha büyük çarkların olması gerekmez mi? İzah eder misiniz?

3.598

Süllemi Burhan

"İmkân, mütesaviy-üt tarafeyn"dir. Yani: Adem ve vücud, ikisi de müsavi olsa; bir tahsis edici, bir tercih edici, bir mûcid lâzımdır. Çünki mümkinat, birbirini icad edip teselsül edemez. Yahut o onu, o da onu icad edip devir suretinde dahi olamaz. Öyle ise bir Vâcib-ül Vücud vardır ki, bunları icad ediyor. Devir ve teselsülü, oniki bürhan yani arşî ve süllemî gibi namlar ile müsemma meşhur oniki delil-i kat'î ile devri ibtal etmişler ve teselsülü muhal göstermişler. Silsile-i esbabı kesip, Vâcib-ül Vücud'un vücudunu isbat etmişler." Bu paragrafta bahsettiği süllemi burhanı açıklar mısınız?

Kırgınlık, Kaygı ve Yalnızlık Karşısında İslamiyet Nasıl Yol Gösterir?

Merhaba, 23 yaşında İstanbul'da üniversite öğrencisiyim. Üniversite hayatım, özellikle sosyal açıdan, beklediğim gibi geçmedi. Sosyalleşmek için çaba göstersem de zorlandım ve yanlış insanlarla karşılaştığımı düşünerek kendi kabuğuma çekildim.Aslında çoğu zaman cesaretli biriyim; ancak hayatta bazen kötü insanların da kazanabildiğini görmek beni çok incitti. Zamanın hızla geçmesini sorguluyor, geçmişe dönmek istesem de gelecekte benzer şeyleri yaşamaktan korkuyorum. Kendimi aynı senaryoların içinde bulmaktan ve başıma gelebileceklerden endişe ediyor, zaman zaman da öfkeleniyorum. Bütün bunları sağlıklı bir şekilde yönetebilmek için İslamiyet nasıl bir yol gösteriyor?