Bu konu ile alakalı Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:
(Ey Habîbim!) Sana, “Onun gelip dayanması ne zaman?” diye kıyâmetten soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Rabbimin katındadır. Onu vakti (geldiği)nde ortaya çıkaracak ancak O’dur!” (O kıyâmet) göklerde ve yerde (olan bütün mahlûkāta) ağır gelmiştir! Size ancak ansızın gelecektir! Sanki sen ondan haberdarmışsın gibi, sana soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Allah katındadır; fakat insanların çoğu (bu ilmin Allah’a âid olduğunu) bilmezler!1
Ayettede belirtildiği gibi kıyametin kesin vakti ancak Allah tarafından
Peygamber Efendimiz (sav) bu konu ile alakalı şöyle buyurmuştur:
Câbir b. Abdullah, Hz. Peygamber"i (sav) vefat etmeden bir ay önce şöyle derken işitmiştir: “Siz bana kıyameti soruyorsunuz? Onun bilgisi sadece Allah katındadır.2
Enes b. Mâlik"in anlattığına göre, bir adam Hz. Peygamber"e (sav), “Kıyamet ne zaman kopacak yâ Resûlallah?” diye sordu. Bunun üzerine Hz. Peygamber, “Onun için ne hazırladın?” buyurdu.3
Hadis-i şerifte de geçtiği üzere, Peygamber Efendimiz (sav) kıyametin ne zaman kopacağının bilinmesinden ziyade ona hazırlanmayı tavsiye etmiştir. Zira her insanın ölümü adeta o kişinin kıyametidir.
Hadislerde sadece kıyametin yaklaştığını gösteren alametler belirtilmiş olup kesin olarak şu tarihte ve şu zamanda kopacaktır diye bir ibare bulunmamaktadır.
Bediüzzaman Hazretleri bu konu hakkında şöyle demektedir:
Hem kıyametin vaktini kat'i tarzda bir kimse bilemez.4
A'raf 7/187.
Müslim, Fedâilü"s-sahâbe, 218
Buhârî, Edeb, 96
Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.29

