Soru

Gezegen Sayısı

Güneş sistemindeki gezegen sayısı kaç adettir. Üstadımız 12 seyyareden bahsediyor. Ve Kuran'da da geçen Hz Yusuf bahsinde güneş ve ay ile beraber 11 gezegen belirtiliyor. Yani hz Yusuf ile beraber 12 seyyare mi oluyor. Bilim 8 gezegen olduğundan bahsediyor.

Tarih: 16.09.2020 15:55:29
Okunma: 441

Cevap

Cevabımıza Yûsuf  Aleyhisselam’ın rüyasıyla başlayalım.

‘’Bir zaman Yûsuf babasına: “Ey Babacığım! Doğrusu ben (rüyâmda) on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm; (hem) gördüm ki onlar bana secde eden kimselerdir” demişti.’’ (Yûsuf, 12/4)

Tefsirlerde Hz. Yûsuf ’un rüyasında gördüğü 11 yıldız 11 kardeşine, güneş babası Hz. Yakup’a, ay ise annesine veya üvey annesine işaret ettiği ifade edilmektedir. Zira bu rüya tahakkuk ettiği zaman annesi Rahîl vefat etmişti.

Âyet-i kerimede yıldız anlamına gelen ‘’necm’’ kelimesi yerine Kur’ân’da gezegen anlamında kullanılan ‘kevkeb’’ kelimesinin kullanılmış olması da bu âyet-i kerimede ifade edilenlerin 12 yıldız yerine 12 gezegen olabileceğini akla getirmektedir. (Haliyle Hz. Yûsuf ile beraber 12 kardeş, 12 yıldız ortaya çıkmaktadır.)

Kur’ân’nın hakiki ve manevi bir tefsiri olan Risale-i Nur’da, çoklukla güneşten bahsedilmektedir. Risale-i Nur astronomi veya fen kitabı olmadığı için varlıkların maddi özelliklerinden, büyüklüklerinden ziyade düzenlerinden, gördükleri mükemmel vazifelerden, en önemlisi de Rabbimizin varlık ve birliğine, güzel isimlerine olan delaletlerinden bahseder. Bu meyanda 30. Lem’a’nın 2. Nükte’sinde ‘’Adl’’ isminin kainatta geniş tecellisini izah ederken ‘’İşte gel, güneş ile muhtelif on iki seyyârenin muvâzenelerine bak. Acaba bu muvâzene, güneş gibi, Adl ve Kadîr olan Zât-ı Zülcelâl’i göstermiyor mu? Ve bilhassa seyyârâttan olan gemimiz, yani küre-i arz, bir senede yirmi dört bin senelik bir dâirede gezer, seyahat eder; ve o hârika sür‘atiyle beraber, zeminin yüzünde dizilmiş ve istif edilmiş olan eşyâyı dağıtmıyor, sarsmıyor, fezâya fırlatmıyor. Eğer sür‘ati bir parça tezyîd ve tenkîs edilse idi, sekenesini havaya fırlatıp fezâda dağıtacaktı ve bir dakika, belki bir saniye muvâzenesini bozsa idi, dünyamızı bozacaktı; belki başka bir cirimle çarpışacak, bir kıyâmeti koparacaktı…’’ denilmektedir. (Lemalar, 368)

Yine muhteşem bir Tevhid Risalesi olan Pencereler Risalesi’nin (33. Mektup) 21. Penceresi’nde "Evet, Manzume-i Şemsiye denilen küremizle beraber on iki seyyare…" diyerek güneş sistemindeki mükemmel düzen ve intizamı nazara vererek güneş gibi Allah’ın varlığını ve birliğini ispat etmektedir.

Üstad Bediüzzaman, bu iki risalesinde tevhidi ispat ederken aynı zamanda 12 seyyareden bahsetmektedir. Öncelikle belirtelim ki ne Risale- i Nurlar bilim-teknik kitabıdır, ne de Üstad bilim adamıdır. Üstad Hazretlerinin ifadesiyle hak bir ilham, Kur’ân’ın âyetlerinden süzülmüş katreler hükmünde olan Risale-i Nur külliyatında Astronomi, Tıp, Fizik, Kimya ve Coğrafya gibi pek çok ilimlere dair malumatlar hep iman ve Kur’ân hakikatlerinin ispatında delil ve dayanak olarak kullanılmıştır. Çünkü Üstadın bir gayesi de fen ilimleriyle din ilmlerinin beraber okutulacağı ‘’Medresetü'z-Zehra’’ projesiydi. Bu projesini bir bakıma Risalelerinde hayata geçirmiştir.

 

1930 yılında Plüton’un keşfiyle güneş sistemindeki gezegen sayısı 9 olmuş oldu. Her ne kadar Uluslararası Astronomi Birliği, 2006 yılında Plüton’a “cüce gezegen’’ dese de varlığını kabul etmektedir. Bu noktada Rus asıllı Amerikan Yahudisi Zecharia Sitchin`in 1976 yılında yazdığı ‘’The 12th Planet’’ (12`nci Gezegen) adlı kitap tüm dünyada ciddi bir yankı uyandırdı. Sümer, Babil, Mısır, Hitit, Pers ve İbrani kültürlerine ait çiviyazısı tabletler, papirüsler, kaya yazıtları ve silindir mühürler üzerinde 30 yıla yakın bir süre çalıştıktan sonra, araştırmalarının vardığı sonuçları okurlarıyla paylaşmak isteyen Sitchin, 12`nci Gezegen adlı kitabında, ‘’Güneş sisteminde Güneş ve Ay’la beraber 12 gezegenin olduğu’’ iddiasını kutsal kitaplardan da deliller sunarak ispat etmeye çalışmaktadır. (bk. The 12th Planet, Zecharia Sitchin)

Elbette Astronomların çalışmaları, araştırmaları aralıksız devam etmektedir. Nitekim geçtiğimiz yıllarda yabancı araştırmacılar 10. gezegenin varlığı ile ilgili görüşlerini bilim ışığında beyan etmeye başladılar. Jüpiter’den çok daha büyük bir gezegen olduğunu ifade eden bilim insanları iddialarını doğrulamak adına hummalı çalışmalarına devam etmektedirler. 

Bilim ve teknik geliştikçe daha çok yeni haberler duyacağımızı biliyoruz. Gün gelir diğer gezegenler de fark edilir ve Risale-i Nur’un bir kerametine hep beraber şahitlik ederiz. Zira şu anda bilim tarafından görünmüyor ve bilinmiyor olmaları olmadıklarına delil değildir. "Adem-i rü’yet, adem-i vücûda delâlet etmez. Görünme­mek, olmamaya huccet olamaz." (Sözler, 185)

En doğrusunu Allah (cc) bilir.


Yorum Yap

Yorumlar