Hz. Muhammed (sav)

13.10.2014

12486

Peygamber Efendimizin (sav) Hz. Zeynep Validemiz ile Evliliğine Yönelik Tenkitlere Cevaplar

Peygamber Efendimiz (sav) ile Hz. Zeynep (ra) validemizin evliliklerinin nasıl gerçekleştiğini açıklayabilir misiniz? Ayrıca hem evlilikleri hem de bu olaya dair söylenen olumsuz sözlere nasıl cevap verebiliriz?

14.10.2014 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Hz. Peygamberin (sav) evlilikleri ve Hz. Zeynep (ra) ile evliliğini ana hatlarıyla başlıklar halinde inceleyecek olursak;

Peygamber Efendimizin (sav) Evlilikleri Üzerinden Yapılan İftiraların Arka Planı

Peygamber Efendimize (sav) yönelik ortaya atılan -haşa- şehvet düşkünlüğü gibi iddialar, tarihi gerçeklerden kaynaklanmamaktadır. Bu iddiaları ortaya atan kişilerin kendi zihin dünyalarından ve kültürel arka planlarından kaynaklanmıştır.

Benzer bir durum tarih boyunca Osmanlı hakkında yazan bazı yabancı seyyah ve yazarların eserlerinde de görülür. Osmanlı sarayındaki "harem" kavramı, Batılı hayal dünyasında çoğu zaman padişahın şehvet hayatının merkezi gibi düşünülmüştür. Oysa tarihi gerçeklikte harem, saray kadınlarının yaşadığı, ciddi bir disiplin ve eğitim sisteminin bulunduğu bir kurumdur. Fakat konuyu yakından bilmeyen bazı Batılı yazarlar, kendi sapkın düşüncelerini tarih diye aktarmışlardır.

Hz. Peygamberin (sav) evlilikleri hakkında ortaya atılan itirazların önemli bir kısmı da Orta Çağ Avrupa’sındaki dini ve kültürel atmosferle ilgilidir. O dönemde özellikle Katolik kilise çevrelerinde ruhbanlık ve bekarlık ideal kabul ediliyor, din ile cinsellik çoğu zaman birbirine zıt kavramlar gibi görülüyordu. Hristiyanlar, Hz. İsa’nın (as) evlenmemiş olmasını peygamberliğin bir gereği gibi algıladıkları için, Hz. Muhammed’in (sav) evliliklerini anlamakta zorlanıyor ve bu konuyu eleştiri konusu yapıyorlardı.1 Üstelik o dönemde Avrupa’da İslam hakkında doğru bilgi son derece sınırlıydı. Bazı papazların Peygamberimizi (sav) Hristiyan bir din adamı veya kardinal zannedip Papa seçilmediği için yeni bir din kurduğunu ileri sürmeleri, bu bilgisizliğin ne derece büyük olduğunu göstermektedir.

Dolayısıyla Sevgili Peygamberimize (sav) yönelik bu tür iddialar, tarihi gerçeklerden çok bilgisizlik, kültürel farklılık ve önyargıların ürünüdür. Hz. Peygamberin (sav) çok evliliklerin hikmetine kısaca değinecek olursak;
Peygamber Efendimizin (sav) Evliliklerinin Gerçek Gayesi

Peygamber Efendimizin (sav) evlilikleri dikkatle incelendiğinde, bunların büyük ölçüde sosyal, siyasi ve insani hikmetler taşıdığı açıkça görülmektedir. Nitekim Efendimiz (sav) 25 yaşında iken 40 yaşında olan Hz. Hatice validemiz ile evlenmiş ve Hz. Hatice (ra) vefat edinceye kadar yaklaşık yirmi beş yıl boyunca tek eşli bir hayat sürmüştür. Eğer iddia edildiği gibi mesele şehvet olsaydı, gençlik yıllarında çok evlilik yapması beklenirdi. Oysa Efendimiz (sav) ikinci evliliğini, Hz. Hatice’nin (ra) vefatından yaklaşık iki buçuk yıl sonra ve 53 yaşında iken gerçekleştirmiştir. Çok evliliklerinin tamamı da hayatının son dönemine, yani ileri yaşlarına rastlar. Bu durum bile bu evliliklerin nefsani değil, daha çok toplumsal ve dini hikmetlere dayandığını açıkça göstermektedir.2

Bu evliliklerin önemli bir kısmı, dul ve kimsesiz kadınların korunması ve bazı kabilelerin evlilik bağı ile Müslüman olması amacı taşımaktadır. Mesela, Bedir'de ölen Ubeyde b. el-Haris'in dulu olan Zeyneb bint Huzeyme ile 60 yaşında iken evlenmiştir. Meymûne bint Hâris, Efendimizin (sav) nikahladığı son eşidir ve o dönemde yaklaşık 60 yaşlarındaydı. Bu evlilik Âmir b. Sa’sa’a kabilesinin İslam’a girmesine vesile olmuştur.

Bu konuda detaylı bilgi için lütfen bakınız:

HZ. PEYGAMBERİN (SAV) ÇOK EVLİLİĞİNDEKİ HİKMETLER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN (SAV) ÇOK EVLİLİĞİ

HZ. PEYGAMBER (sav) NEDEN EVLATLIĞININ HANIMI İLE EVLENDİ?

Hz. Zeyneb'in (ra), Zeyd b. Hârise (ra) ile Evlenmesi

Zeyneb bint Cahş’ın, Zeyd b. Hârise ile evliliği kolay gerçekleşmemiştir. Hz. Zeyneb, Kureyş’in soylu ve asil hanımlarından biriydi. Hz. Zeyd b. Hârise ise daha önce köle iken azat edilmiş bir kimseydi. Hz. Peygamber (sav), Zeyd’i Zeyneb ile evlendirmek istediğinde hem Hz. Zeyneb hem de ailesi bu evliliğe karşı çıkmışlardır. Bunun sebebi, Hz. Zeyneb’in hür ve soylu bir aileye mensup olmasıydı. Çünkü o dönemde Arap toplumunda yaygın olan bir geleneğe göre, âzâd edilmiş olsalar bile kölelerle eşrafın kızları evlenmezdi. İşte bu köklü geleneği yıkmak ve Hz. Zeyneb’in bu evliliğe razı olmasını sağlamak için şu ayet nazil olmuştur:

Hem Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, artık ne mü'min bir erkek, ne de mü'min bir kadın için (o hükme muhâlif) işlerinde kendilerine (başka bir yolu) seçme hakkı yoktur! Ve her kim Allah'a ve Resûlüne isyân ederse, artık muhakkak ki apaçık bir sapıklık ile dalâlete düşmüş olur.3

Bunun üzerine Hz. Zeyneb, istemese de Allah ve Resûlü’nün emrine teslim olarak bu evliliği kabul etmiştir.4

Hz. Peygamberin (sav) Evliliği Üzerine Rivayetler

İlk dönem İslam Tarihi kaynaklarımızda yer alan ve oryantalistlerin de Hz. Peygamber’i (sav) eleştirmek için kullandıkları bazı rivayetler şunlardır:

Peygamber Efendimiz (sav) Zeyneb bint Cahş’ı Zeyd bin Harise ile evli iken gördüğü, hoşuna gittiği ve ona karşı bir sevgi hissettiği ve Zeyneb’i gördüğü bir anda da "Kalpleri döndüren Allah, noksan sıfatlardan münezzehtir" der. (Haşa!) Zeyneb bint Cahş bu sözü işitir ve Hz. Peygamber’in sözünü Zeyd’e aktarmış, bunun üzerine Zeyd de eşini boşamak istemiştir. Ancak Hz. Peygamber, Zeyd’e "Eşini yanında tut ve Allah’tan kork." diyerek onu boşamamasını tavsiye etmiştir. Buna rağmen Zeyd ile Zeyneb arasındaki evlilik yürümemiş ve neticede Zeyd hanımını boşar ve sonrasında "Allah'ın, kendisini ortaya çıkarıcı olduğu şeyi ise, içinde gizliyordun ve insanlardan çekiniyordun."5 ayeti gelir ve böylece Hz. Muhammed (sav) Hz. Zeynep'le evlenir.6 Bu ayet ile de Hz. Peygamber -haşa- insanların dedikodularından korkup içinde gizlemiş olduğu Hz. Zeynep ile evliği açığa çıkmış olur.7

Bu rivayetler tamamen uydurmadır. Öncelikle bu evlilik ile ilgili ayet şöyle geçmektedir:

Hani (sen), kendisine hem Allah'ın ni'met verdiği, hem de senin ni'met verdiğin kimseye (Zeyd'e): “Zevceni üzerinde (nikâhında) tut ve Allah'dan sakın!” diyordun; Allah'ın, kendisini ortaya çıkarıcı olduğu şeyi ise, içinde gizliyordun ve insanlardan çekiniyordun. Hâlbuki Allah, kendisinden çekinmene daha lâyıktır. Buna rağmen Zeyd (kendisini fazîlet cihetiyle ona koca olarak denk görmediğinden) ondan ihtiyâcı (olan boşamasını) yerine getirince, onu sana (biz) nikâhladık; tâ ki, kendi(zevce)lerinden alâka(larını) kestikleri zaman evlâdlıklarının zevceleri (ile evlenmeleri husûsu)nda mü'minlere bir zorluk olmasın! Ve Allah'ın emri, (böylece) yerine getirilmiş oldu.8

Öncelikle bu konuda aktarılan bazı rivayetler akli ve tarihi açıdan tutarlı görünmemektedir: Elmalılı'ya göre: Hz. Peygamber’in (sav) Zeyneb bint Cahş’ı ilk defa görmüş gibi şaşırıp ondan etkilenmesi iddiası oldukça zayıftır. Çünkü Hz. Zeyneb, Peygamber Efendimizin (sav) kuzenidir. Tesettür ayetleri inmeden önce de aile çevresi içinde onu defalarca görmüş olması pek muhtemeldir. Üstelik Hz. Zeyneb ile Zeyd b. Hârise’nin evlenmesi için bizzat dünür giden ve bu evliliğin gerçekleşmesini isteyen de Hz. Peygamber’in (sav) kendisidir. Böyle bir durumda Efendimizin (sav) sonradan onu görüp etkilenmesi (Haşa!) iddiası hem mantık hem de tarihi bağlam açısından makul görünmemektedir. Ayrıca rivayet açısından sahih hadis kitaplarında, sahih bir yol ve sened ile rivayet edilmemiştir.9

Ayrıca eğer gerçekten böyle bir durum olsaydı, Hz. Zeyd’in bunu fark ettiğinde kıskançlık, kırgınlık veya öfke duyması beklenirdi. Oysa kaynaklarda böyle bir tavra rastlanmaz. Aksine Hz. Zeyd’in, Peygamber Efendimize son derece bağlı olduğu ve onun tavsiyesine uyduğu bilinmektedir. Nitekim Hz. Peygamber (sav), Zeyd’i Zeyneb ile evlendirmek istediğinde Zeyneb ve kardeşi başlangıçta buna razı olmamış, Zeyneb’in Kureyş’in soylu bir ailesine mensup olduğunu, Zeyd’in ise daha önce köle olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bunun üzerine üstte aktardığımız Ahzâb Suresi 36. ayet indirilmiş ve bu evlilik gerçekleşmiştir.10

Bu olayda aslında iki önemli toplumsal geleneğin kaldırılması söz konusudur. Birinci evlilik, azat edilmiş bir köle ile soylu bir kadının evlenebileceğini göstererek sınıfsal ayrımı yıkmıştır. İkinci evlilik ise cahiliye döneminde öz evlat gibi kabul edilen evlatlık anlayışını düzeltmiş ve evlatlığın boşadığı kadınla evlenmenin dinen engel olmadığını ortaya koymuştur.

İlgili rivayette "Allah'ın, kendisini ortaya çıkarıcı olduğu şeyi ise, içinde gizliyordun ve insanlardan çekiniyordun." ifadesi üçüncü bir ağızla "Muhammed Zeyneb’e gönlünün kaydığını gizliyordu" (Haşa!) gibi bir anlamla aktarılmaktadır. Oysa bu durum Hz. Peygamber (sav) tarafından kendi ağzından açıklanmadıkça bilinecek bir şey değildir. Açıklanmadan kalpteki bu durum başkası tarafından nasıl bilinebilir? Hz. Peygamber (sav) bunu gizliyorsa rivayet eden nasıl bilebilir? İmam Maturidi ise bu gayba dair boş konuşmaktır demektedir. 11

Hz. Zeyd'in Eşini Boşaması

Azat edilmiş bir köle ile soylu bir kadının evlenebileceğini göstererek sınıfsal ayrımı yıkan bu evlilik için Hz. Zeyneb, fazla istekli olmamakla beraber, Hz. Peygamber’in (sav) emir ve tavsiyelerine uymuş, köle olarak Hz. Peygamber’e (sav) verilen ve daha sonra Hz. Peygamber’in (sav) azat ettiği Zeyd ile evlenmiştir. Bu evlilik bir yıldan fazla sürmüştür. Hem evlenen iki kişinin birbirine denk olmaması hem de sosyal değerler ve örfe dayalı duygular kısa zamanda değişmediği için Zeyneb eşini küçük görmekte, ona karşı sert ve kırıcı davranmaktadır. Zeyd’in de aklından onu boşamak geçmekte, fakat kendilerini Hz. Peygamber evlendirdiği için bunu yapamamaktadır.12
Bu olayların vuku bulduğu sırada Allah Peygamberine, Zeyneb’in boşanacağını ve kendisinin eşi olacağını önceden bildirmiştir. Ayette geçen "Allah'ın, kendisini ortaya çıkarıcı olduğu şeyi ise, içinde gizliyordun ve insanlardan çekiniyordun" ifadesi buna işaret etmektedir. Çok geçmeden Zeyd, boşama niyetini açmak üzere Hz. Peygamber’e (sav) gelmiş, Zeyneb’den dert yanmış ve O’na boşanma isteğini açıklamıştır. Hz. Peygamber (sav), özel bilgisine göre değil, genel hukuk ile ahlak kurallarına göre davranarak, ayrıca halkın özellikle münafıkların "evlatlığın boşadığı eş ile evlenme" konusunu kötüye kullanıp dedikodu yapmalarından da çekinerek Zeyd’e eşinden boşanmamasını tavsiye etmiştir. Buna rağmen Zeyd eşinden boşanmıştır.13

Hz. Peygamberin (sav) Evliliği ve Çekincesi

Hz. Peygamber (sav) Allah'ın emri üzerine hicretin 5. yılında Hz. Zeynep (ra) ile evlenmiştir. Peki Peygamber Efendimizin (sav) bu konuda toplumdan çekincesi neydi ve bu evliliği neden istemiyordu? Bunun temelinde o dönemdeki güçlü toplumsal algılar yatıyordu. Cahiliye Araplarında evlatlık, neredeyse öz oğul gibi kabul edilirdi. Hatta başarılı ve güçlü bir genç, başka bir soy tarafından evlat edinilebilir, böylece âdeta soylar arası bir transfer gerçekleşirdi. Evlatlık, mirastan pay alabilir ve gerçek evlat gibi kabul edilirdi. Bu yüzden bir kimsenin evlatlığının boşadığı kadınla evlenmesi toplumda çok ağır bir tepkiye yol açabilecek bir durumdu. Müşriklerin "Muhammed evlatlığının hanımı ile evlendi" diyerek bunu propaganda konusu yapacakları açıktı. İşte Peygamber Efendimizin (sav) çekincesi, böyle bir toplumsal algının oluşturacağı büyük reaksiyon ve özellikle kâfirlerle münafıkların yapacağı dedikodulardı.
Aslında Zeyd ile Zeyneb’in ilk evliliği de toplumdaki başka bir yanlış algıyı yıkmak içindi. Bu evlilik, âzâd edilmiş bir köle ile soylu bir kadının evlenebileceğini göstererek soy üstünlüğü anlayışını kırmayı hedefliyordu. Benzer şekilde Hz. Bilâl’in Abdurrahman b. Avf’ın kızıyla evlenmesi de bu anlayışı yıkan örneklerdendir. Daha sonra gelen ayette ise şöyle denmekteydi:

Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirisinin babası değildir; fakat Allah'ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah ise, her şeyi hakkıyla bilendir.14

Evlatlığın öz evlat gibi kabul edilemeyeceğini açıkça ortaya koymuştur. Eğer Zeyd öz oğul statüsünde kalmış olsaydı, bu durum ileride siyasi alanda güçlü şekilde kullanılabilir, hatta onun soyu "Ehl-i Beyt" sayılarak bunun üzerinden yeni yapılanmalar ortaya çıkabilirdi.
Ahzâb Sûresinin başındaki ayetler de bu süreçte Peygamber Efendimize (sav) bu tip önyargılara aldırış etmemesi yönünce uyarmakta ve bu evlilik için O'nu şöyle hazırlanmaktadır:

Ey Peygamber! Allah'dan sakın; kâfirlere ve münâfıklara itâat etme!15

Ve Rabbinden sana vahyedilene tâbi' ol! Şübhesiz ki Allah, ne yaparsanız hakkıyla haberdardır. O hâlde Allah'a tevekkül et! Çünki vekîl olarak Allah yeter!16

Bu ayetlerden anlaşıldığı üzere Peygamber Efendimiz (sav), emredilen bu evliliğin toplumda doğuracağı büyük tepkiyi ve münafıkların yapacağı propagandayı düşünerek çekingen davranmış, bu yüzden Hz. Zeyd eşini boşamak istediğinde ona "Eşini yanında tut ve Allah’tan kork." diyerek boşanmamasını tavsiye etmiştir. Çünkü Hz. Zeyd eşini boşamadıkça bu evlilik gerçekleşmeyecekti.
Sûrenin devamında ise Allah, peygamberlerin tebliğ görevleri sırasında karşılaştıkları zorlukları hatırlatarak Efendimizi (sav) şöyle teselli etmektedir:

Hani (tebliğ vazîfelerini yerine getirmeleri için) o peygamberlerden de sağlam sözlerini almıştık; senden de ve Nûh, İbrâhîm, Mûsâ ve Meryemoğlu Îsâ'dan da. Ve onlardan pek sağlam bir söz aldık.17

Tâ ki (Rabbin) o doğru kimselere (peygamberlere) doğruluklarından (yaptıkları tebliğ hakkında) sorsun! Kâfirler için ise (pek) elemli bir azab hazırladı.18

Böylece Allah, bu ağır sorumluluğun sadece Hz. Muhammed’e (sav) ait olmadığını, önceki peygamberlerin de benzer zorluklarla karşılaştıklarını bildirmektedir. Sanki Allah, Peygamberine (sav) emredeceği görev için onun psikolojisini hazırlamaktaydı. Hz. Peygamber (sav) nazarında bu olayın nasıl bir anlam ifade ettiğini anlamak açısından şu rivayet oldukça dikkat çekicidir:

Eğer Muhammed (sav), kendisine gelen indirilenden bir şey gizleseydi, işte bu evlilikle ilgili olan ayeti gizlerdi.19

Elmalılı bu konuda, Peygamber Efendimizin (sav) toplumda konuşulmasını dahi istemeyeceği bir meseleyi, Allah’ın emri olduğu için uygulamak zorunda kaldığını ifade etmiştir.20

Sonuç

Hz. Peygamberin (sav) evlilikleri ve özellikle Hz. Zeyneb (ra) ile olan evliliği, iddia edildiği gibi şahsi veya nefsani (Haşa!) sebeplerle değil, dönemin kökleşmiş toplumsal yanlışlarını düzeltmeye yönelik İlâhî bir hikmet çerçevesinde gerçekleşmiştir. Peygamber Efendimizin (sav) gençlik döneminde uzun yıllar tek eşli bir hayat sürmesi, çok evliliklerinin ise hayatının son dönemine rastlaması bu iddiaların temelsiz olduğunu açıkça göstermektedir. Ayrıca birçok evliliğinin dul ve kimsesiz kadınların korunması, kabileler arası bağların güçlendirilmesi ve bazı dini hükümlerin fiilen öğretilmesi gibi sosyal ve dini amaçlar taşıdığı görülmektedir. Hz. Zeyneb ile olan evlilik de hem âzâd edilmiş bir köle ile soylu bir kadının evlenebileceğini göstererek sınıfsal üstünlük anlayışını kırmış, hem de cahiliye dönemindeki "evlatlığın öz evlat sayılması" geleneğini ortadan kaldırmıştır.
Dolayısıyla bu mesele, bazı çevrelerin iddia ettiği gibi kişisel bir arzu meselesi değildir. Kur’an’ın getirdiği toplumsal düzenlemelerin uygulama alanına konulmasıdır. Nitekim Ahzâb Sûresi’nde yer alan ayetler, hem bu yanlış toplumsal algıları düzeltmiş hem de Peygamber Efendimizin (sav) vahyi hiçbir şeyi gizlemeden tebliğ ettiğini ortaya koymuştur. Bu yönüyle Hz. Zeyneb ile evlilik hadisesi, İslam’ın toplumsal yapıyı dönüştüren hükümlerinin hayata geçirilmesinin önemli bir örneği olarak değerlendirilmelidir.

Kaynakçalar
  1. Altay Cem Meriç, "Peygamberliğin İspatı Haber Delili", İnsan Yayınları, 2022, s. 243.

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 1, s. 19.

  3. Ahzâb, 33 / 36.

  4. Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi, 2021, c. 6, s. 498.

  5. Ahzâb, 33 / 37.

  6. Mustafa Necati Barış, "Zeyneb bint Cahş ve Hz. Peygamber ile Evliliği", Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 10 (2), s. 181.

  7. Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi, 2021, c. 6, s. 499.

  8. Ahzâb, 33 / 37.

  9. Elmalılı M. Hamdi Yazır, "Hak Dini Kur'an Dili", Azim Dağıtım Zehraveyn Yayın, c. 6, s. 318.

  10. Taberi Tefsiri, Hisar Yayınevi, 2021, c. 6, s. 498.

  11. Altay Cem Meriç, "İslam'a Yönelik İtirazlar ve Cevaplar Muhtelif-1" İnsan Yayınları, 2024, s. 126-131.

  12. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 1, s. 20.

  13. Meriç, a.g.e., s. 61-62. / Barış, a.g.m., s. 182-183.

  14. Ahzâb, 33 / 40.

  15. Ahzâb, 33 / 1.

  16. Ahzâb, 33 / 2-3.

  17. Ahzâb, 33 / 7.

  18. Ahzâb, 33 / 8.

  19. Sahih-i Müslim, İman, 2.

  20. Elmalılı, a.g.e., s. 318-319.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız