Osmanlıca risalelerde ve özellikle Risale-i Nur Külliyatı’nda “Sözler Mecmuası”, “Lem’alar Mecmuası”, “Mektubat Mecmuası” gibi ifadelerin sıkça kullanıldığı görülür. Günümüzde bu kelime ilk bakışta yabancı gibi dursa da, aslında hem dil kökeni hem de Osmanlı ilim geleneği açısından oldukça anlamlı bir tercihtir.
“Mecmua” kelimesi Arapça “cem‘” kökünden gelir. Cem‘ kelimesi “toplamak, bir araya getirmek” manasına sahiptir. Bu kökten türeyen mecmua ise “toplanmış şey”, “bir araya getirilmiş eser” veya “derleme” anlamında kullanılır. Yani mecmua denildiğinde, tek bir konuyu veya metni anlatan bir kitap değil; çeşitli yazıların, risalelerin yahut metin parçalarının bir araya toplanmasıyla oluşmuş bir bütün anlaşılır.
Risale-i Nur eserlerinde bu kelimenin tercih edilmesinin en önemli sebebi de budur. Çünkü Risale-i Nur’un bölümleri başlangıçta tek bir kitap halinde yazılmamıştır. Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri farklı zamanlarda, farklı ihtiyaçlar üzerine ayrı ayrı risaleler kaleme almıştır. Daha sonra bu risaleler bir araya getirilmiş, düzenlenmiş ve ciltlenerek toplu bir eser haline gelmiştir. İşte “Sözler”, “Lem’alar” ve “Mektubat” gibi bölümler, aslında birçok risalenin birleşmesinden meydana geldiği için “mecmua” kelimesiyle ifade edilmiştir.
Ayrıca Osmanlı kültüründe mecmua kelimesi oldukça yaygın bir kullanıma sahiptir. Osmanlı döneminde şiirlerin toplandığı defterlere “şiir mecmuası”, çeşitli duaların bir araya getirildiği eserlere “dua mecmuası”, fetvaların toplandığı kitaplara “fetva mecmuası” denirdi. Yani mecmua kelimesi, ilmî ve edebî metinlerin topluca bir araya getirildiği eserleri ifade eden köklü bir kavramdır. Risale-i Nur’un dili ve üslûbu da büyük ölçüde Osmanlı ilmî geleneğini taşıdığı için bu kelimenin kullanılması oldukça tabiîdir.
Sonuç olarak; Risale-i Nur’da “mecmua” kelimesinin kullanılması sadece eski bir kelime tercihinden ibaret değildir. Bu kelime, eserin mahiyetini yani birçok risalenin toplanarak bir bütün haline getirilmesini ifade eden yerinde ve anlamlı bir tabirdir. Bu yönüyle “Sözler Mecmuası” denildiğinde, Sözler’in tek bir metin değil; çeşitli sözlerin ve risalelerin bir araya getirildiği derli toplu bir külliyat olduğu anlaşılmaktadır.

