Bağış Yap

Bediüzzaman Said Nursi

05.11.2010

5949

Bediüzzaman Hazretleri Adnan Menderes’e Neden “İslam Kahramanı” Demiştir?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Bediüzzaman Hazretleri’nin seçimlerde Menderes’i desteklediğini biliyoruz. Ancak bazıları, “Menderes rakı dahi içen birisiydi. Sadece ezanı asli şekline çevirdi diye kendisine bu kadar kıymet verilir mi? Ona ‘İslam kahramanı’ denir mi?” şeklinde itiraz ediyorlar. Üstad Hazretleri’nin Menderes hakkında böyle sena edici sözleri var mıdır? Varsa, bu ifadeleri nasıl anlamak gerekir?

08.11.2010 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Bediüzzaman Hazretlerinin, merhum Adnan Menderes'e yazdığı mektubun baş tarafında geçen ifadesi şu şekildedir:

Ben çok hasta olduğum ve siyasetle alakasız bulunduğum halde, Adnan Menderes gibi bir İslam kahramanı ile bir sohbet etmek isterdim. Hal ve vaz‘iyetim görüşmeye müsâade etmediği için, o sûrî konuşmak yerine, bu mektup benim bedelime konuşsun diye yazdım.1

Mektubun devamı, Üstad Hazretlerinin bu senâkar sözlerinin nedenini açıklamaktadır. Fakat mektup uzun olmasından dolayı, bazı cümleleri özet halinde paylaşacağız:

Şimdi Adnan Menderes gibi, "İslâmiyet’in ve dinin îcâblarını yerine getireceğiz" diyene...2

Hz. Üstad'ın merhum Menderes'e destek vermesinin temelinde, yukarıdaki cümleler yatmaktadır. İstibdat döneminden yeni yeni çıkıldığı bir zamanda, uzun zamandır ilk defa Müslüman halkın desteği ile devlet idaresinin başına geçmiş bir kişiye, Hz. Üstad gibi hayatını İman ve Kur'an hizmetinde sarf etmiş bir zatın sena etmesi ve destek vermesi pek tabii olsa gerek.

[سَیِّدُ الْقَوْمِ خَادِمُهُمْ: hakikatiyle, me’muriyet bir hizmetkarlıktır. Bir hâkimiyet ve benlik için tahakküm aleti değil. Bu zamanda terbiye-i İslamiyenin noksaniyetiyle ve ubudiyetin za‘fiyetiyle, benlik, enaniyet kuvvet bulmuş. Me’muriyeti hizmetkarlıktan çıkarıp, bir hakimiyet ve müstebidane bir tahakküm ve mütekebbirane bir mertebe tarzına getirdiğinden, abdestsiz, kıblesiz namaz kılmak gibi, adalet adalet olmaz.3

Mektupta ayrıca Hz. Üstad, "Milletinin efendisi, milletine hizmet edendir." hadis-i şerifini hatırlatarak, merhum Menderes'in şahsi hayatından ziyade, bulunduğu konumdaki vazifesine dikkat çekmektedir.

Konuyu izaha devam ederken Risale-i Nur'dan alınan şu cümleler, gerek Menderes dönemi gerekse benzer dönemler ve durumlar için bize istikametli bir bakış açısı kazandırmaktadır:

(S) Şimdi Ermeniler kaymakam ve vali oluyorlar, nasıl olur?
(C) Saatçi ve makineci ve süpürgeci oldukları gibi. Zira meşrutiyette hakim millettir. Hükumet hizmetkardır. Meşrutiyet doğru olursa kaymakam ve vali, reis değiller, belki ücretli hizmetkarlardır. Gayr-i müslim reis olamaz, fakat hizmetkar olur.4

Osmanlı döneminde, yine Osmanlı tab'asından olan Ermeni ve Rum asıllı kişilere devlette görevler verilmesi üzerine Hz. Üstad'a bu soru sorulmuştur. Cevaptan da anlaşılacağı üzere, hakim olan millettir. Hükumet de idareciler de hizmetkardırlar. Fakat şart o ki, idare düzgün bir idare ola. Bu makamlarda oturan kişiler içki de içseler, gayr-i müslim de olsalar, vazifeleri reislik değil, hizmetkarlıktır. Aslolan şey, milletine hizmet etmektir.

Diğer bir husus da, eskiden beri idarecilere söylenen bu gibi sözler, onlara aşırı değer verildiğinin değil, onları o yöne sevk etmek için söylenmiş sözlerdir. İslam alimlerinin eskiden beri takip ettikleri metot budur. Mesela Bostan kitabında, Sadi-i Şirazi'nin zamanının sultanına, "yeryüzünün en adil sultanı" tabirini kullandığı sıklıkla görülür. Çünkü kitabı ona yazmış ve onu öyle olmaya teşvik etmiştir.

Bununla birlikte, ezanın asli şekline çevrilmesi, yalnız memleketimize değil, bütün İslam dünyasına yapılmış çok büyük bir hayırdır. Bir idareci değerlendirilirken şahsi kusurları ile değil, İslam'a ve Müslümanlara yaptıkları hizmetleri ile değerlendirilir. Bediüzzaman Hazretleri de, başlangıçta yaptığı bu büyük hizmetten dolayı kendisini takdir etmek ve bu gibi hizmetlere devam ederek bir İslam kahramanı olması için Adnan Menderes'i teşvik etmiştir. Aşağıya aldığımız ilgili mektup okunduğunda, Hz. Üstad'ın bu bakış açısı daha iyi anlaşılacaktır.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2021, c. 4, s. 398.

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2021, c. 4, s. 400.

  3. Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2021, c. 4, s. 400.

  4. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 2, s. 399.

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız