Okudum ki, cehalet mazereti Tevhidde bile olabiliyormuş. Yani bunu diyen hoca, Tatarların yeni Müslüman olduklarında hâlâ bazılarının ateşe taptıklarını söylüyor ve onları tekfir etmeden, onlara gerçeğin öğretilmesi gerektiğini ifade ediyor. Bu doğru mu? Eğer doğru ise, bu nasıl mümkün? Müslüman olmak için kelime-i şehadet getirmek gerekiyor. Hâlâ ateşe tapan cahil olsa bile nasıl hemen kâfir olmuyormuş? O zaman böyle bir mazeret neden mesela Nusayrilere tanınmıyor? Yani bir kimse imanın ya da İslâm'ın bir şartını inkâr etse, ya da Peygamber Efendimiz'den sonra başka bir peygamber gelebileceğini düşünse, Allah'tan başka bir ilah olabileceğini zannetse, İslâm'dan şüphe etse... böyle kimseleri “belki cahildir” diyerek tamamen muayyen (şahsi) tekfir etmemeli miyiz? Ayrıca böyle bir söz söylemek doğru mudur? “Kim akıl-bâliğ olup Allah'tan başka bir ilah olabileceğini düşünüyorsa şahsen (muayyen) gayrimüslimdir.” Kafam çok karıştı. Bu konuyu detaylı bir şekilde açıklarsanız memnun olurum.
**
*** ***