Sorular

270

A'râf Suresi 179. Ayetin İzahı

"Yemin olsun ki biz cinlerden ve insanlardan birçok kimseyi cehenneme uyumlu yaratmışızdır. Şu sebeple ki, onların kalpleri var, fakat bununla gerçeği anlamazlar; gözleri var onunla görmezler; kulakları var onunla işitmezler. Hâsılı bunlar hayvanlar gibidir, hatta onlardan daha şaşkındırlar. İşte asıl gâfil olanlar da bunlardır." [1]Bu âyetlerde Rabbimizin “Yemin olsun ki biz cinlerden ve insanlardan birçok kimseyi cehenneme uyumlu yaratmışızdır” ifadesi onları cehenneme atmak için yaratıldığı, onları cehenneme sokacak bir hayat verdiği, onların imana gelmelerine müsaade etmediği gibi manalara gelmez. Burada kastedilen cinler ve insanlar, ezelî kelâm ile bedbahtlıklarına hükmedilmiş olanlardır. Ancak bu bedbahtlık, onların zorunlu olarak bu duruma mahkûm edilmeleri anlamına gelmez; tamamen cebre dayalı bir sonuç değildir. Rabbimiz, onların iradelerini hiçbir zaman hak yolunda kullanmayacaklarını, bâtılda ısrar edeceklerini, hiçbir âyet ve uyarının onları bu durumdan çevirmeyeceğini ezeli ilmi ile bildiği için kasdedilen kimseler bunlardır.[2]Bunlar Allah'ın âyetleri üzerinde gereği gibi düşünmekten yüz çevirirler. Allah onların içlerinden kimlerin kâfirliği tercih edeceklerini kesin olarak bilmektedir. Bu itibarla da onlardan küfrü dileyenler bulunacaktır ve içlerinden bunun için de cinlerden ve insanlardan kimseler yaratmıştır. Bu bakımdan bunların da varacakları yerleri cehennem olacaktır.[3]Lâkin sırf zorlama ile ve kendilerinin yaptıkları ve sebep oldukları şeyler hesaba katılmadan ve dikkate alınmadan cehennemlik olmuş değillerdir. Aslında başlangıçta "ahseni takvim", yani en güzel biçimde yaratılmış, şuur fıtratını taahhüt etmiş iken sonra "esfeli safiline" düşmüş ve cebren kurtarılmalarına ilâhî meşiyetin ilgisiz kalmış olması bakımındandır. Allahü teâlâ ezeli ilmiyle biliyordu ki, bunlar ileride irade ve hürriyet sahibi oldukları zaman taahhütlerini yerine getirmeyecekler ve görevlerini yapmayacaklar, fıtratlarındaki emaneti, şühudu ve marifeti ve diğer güçlerini hak yolunda kullanmayacaklardır, "Alçaklığa saplanıp kalacaklar ve heveslerine uyacaklardır." İşte o zaman Allah, onların kalplerini ve ruhsal melekelerini mühürleyecek, hakkı duymak kabiliyetleri kapanacak, bundan böyle onlara öyle bir yaratılış ve huy verecek ki, artık sırf cehennemlik olacaklar. [4]Allah'ın ilminin ezeli oluşunun izahı için bakınız;https://risale.online/soru-cevap/nihayetsiz-ilimhttps://risale.online/soru-cevap/bizler-kaderin-mahkumu-muyuzhttps://risale.online/soru-cevap/ilim-maluma-tabidirBu gibi kimselerin kalplerinin, kulaklarının mühürlenmesi ile ilgili bakınız;https://risale.online/soru-cevap/kafirlerin-kalp-ve-kulaklarinin-muhurlenmesi[1] Araf, 7/179[2] Ebu Suud, İrşad-ul Akli's Selim, Daru'l İhya et- Türas, Beyrut 2010, c. 3, s. 290[3] Nesefi, Medarikü't Tenzil, Dar'ul Kelim-it Tayyib, Beyrut 1998, c.1, sç619[4] Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dili, Azim Yay, İstanbul ts., c.4, s.177

6.093

İkinci Mektupta Bahsedilen "Mezkur ve Malum Talebe" Kimdir?

İlgili kısım şöyle geçmektedir:O mezkûr ve ma'lûm talebesinin hediyesine karşı, cevabdan bir parçadır.1Mektubat'taki "O mezkûr ve ma'lûm talebesinin hediyesine karşı cevaptan bir parçadır" ifadesinde geçen “mezkûr ve ma'lûm talebe”nin, büyük ihtimalle Bediüzzaman Hazretlerinin ilk talebelerinden olan İbrahim Hulusi Yahyagil olduğu kabul edilmektedir. Nitekim Mektubat eserinin oluşmasına çoğunlukla Hulusi Ağabey'in soruları sebep olmuştur.Ayrıca BakınızHULUSİ BEY, BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİNİN HANGİ SUALLERİNE CEVAP VERMİŞTİR?BİNBAŞI HULUSİ BEY'İN HZ. ÜSTAD'DAN ALDIĞI İLK DERSBEŞ RİSALE NE ZAMAN KİM TARAFINDAN TELİF EDİLMİŞTİR? İBRAHİM HULUSİ YAHYAGİL KİMDİR?KaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 1, s. 8.

5

Kur'an Sayfalarına Kudüs veya Mescid-i Nebevi Resmi Yapmak Caiz mi?

Kur'ân-ı Kerîm sayfasına resim çizmek uygun değildir. Mushaf, hürmet ve tâzim ile muhafaza edilmesi gereken mukaddes bir metindir. Bu sebeple Kur'ân sahifesine Kudüs, Mescid-i Nebevî veya başka bir şekil ve resim çizmek, maksad güzel olsa da edebe uygun değildir.Ayrıca Kur'âna bu tarz resimler yapmak; tilâvet, tefekkür ve hürmeti zedeleyebilir. En doğrusu, mushafı aslî hâliyle muhafaza etmek; böyle sevgiyi ve muhabbeti ayrı bir defterde, levhada veya uygun başka bir zeminde ifade etmektir.Ayrıca BakınızRESİM VE FOTOĞRAF

17

Peygamber Efendimiz (sav) Neden Ay'a Çıkılacağını Haber Vermedi?

"Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin sınırlarından geçip gitmeye gücünüz yetiyorsa haydi geçin gidin! (Hâlbuki) bir kuvvet olmadıkça çıkıp gidemezsiniz!" Bu âyet, insanın başka gezegenlere gidemeyeceğini mi anlatıyor? Ayrıca Peygamber Efendimiz (sav), ahirzamana dair olacak şeyleri haber veriyor. Misalen, aya çıkmak hadisesinin yanında büyük binaların yapılması hadisesi çok basit kalıyor. Eğer aya gidebilmek mümkün olsaydı, yüksek binaların yapılacağını haber veren Peygamber Efendimiz (sav), bu büyük hadiseden de haber vermez miydi?

328

El Yıkama Takıntısı Olan Ne Yapmalı?

Ben OKB teşhisi almış biriyim. Tuvaletten çıkarken, kızımın bezini değiştirdikten sonra, sürekli ellerim pismiş, tam yıkamamışım gibi geliyor. Böyle olunca ellerimin değdiği havlu, kıyafet, her şeyi değiştirip değdiğim yerleri siliyorum, tekrar ellerimi yıkıyorum ve kısır döngüye giriyorum. Elbette tuvaletten ellerimi yıkamadan çıkacak değilim ama o sıkıntı gelince 15 dakika ellerimi yıkıyorum ve ellerim artık yara oldu. Ne yapmalıyım?

3.500

Tevil İle Yalan Arasındaki Fark Nedir?

Yalan ile tevil arasındaki fark nedir? Günümüzde çok popüler bir cümle hâline gelen "tevil yaptım" cümlesini artık yalandan ayırt edemez hâle geldik. Bakıyorsun, karşındaki kişi gözünün içine baka baka yalan söylüyor ama "tevil yaptım" diyor. Konuyu izah ettikten sonra sormak istediğim sorular şunlar:1. Tevilin İslamiyet'te ve sünnette yeri var mı?2. Yalan söylemektense tevil yapmak en iyisidir, desek doğru olur mu?3. Zor anlarda veya zaruret zamanlarında tevil yapmamız ne kadar doğru? Caizliği noktasında fetvası var mı?