Bağış Yap

Sorular

Tehaddi Ayetleri Hangi Sıra İle İnmiştir?

Tehaddi; Kur'ân-ı Kerîm'in ilâhî kaynaklı olduğunu kabul etmeyenlere Kur'an'ın benzerini getirmeleri hususunda meydan okuması anlamında bir terimdir. İnsanların Kur'an'ın benzerini ortaya koymaktan âciz olduğunu belirtmek için “Tehaddî âyetleri” olarak bilinen âyetlerle inkârcı muhataplara meydan okunarak onlardan Kur'an'ın benzerini getirmeleri talep edilmiştir.Tehaddî âyetlerinin nüzûl sırası hakkında farklı görüşler bulunmakla birlikte, tefsir ve belâgat âlimlerinin çoğuna göre bu âyetlerin nüzûl sırası şöyledir:Tûr, 52/33-34Hûd, 11/13Yûnus, 10/38Bakara, 2/23İsrâ, 17/88.Zemahşerî1, İbn Kesîr2, Cessâs,3 Semerkandî,4 ve Süyûtî5 gibi klasik dönem müfessirlerinin yanı sıra; Elmalılı Hamdi Yazır,6 Mustafa Merâğî,7 İbn Âşûr,8 Mevdûdî9 ve Şa'râvî10 gibi modern dönem müfessirleri ile Mustafa Sâdık er-Râfiî11 Mennâ'u'l-Kattân12 gibi i'câz araştırmacıları da tehaddî âyetlerinin bu sırayla nâzil olduğunu ifade etmişlerdir.Bununla beraber Kur'ân'ın i'cazı hakkında klasik dönemde yazılmış ve günümüze kadar ulaşmış önemli bazı kaynaklarda tehaddî âyetleri üzerinde durulduğu halde bunların nüzûl kronolojisi üzerinde doğrudan bir tartışmanın içine girilmediği anlaşılmaktadır. 13Bununla birlikte Hâlidî, tehaddî âyetlerinin belirli bir sıra içerisinde değerlendirilmesinin önemli olmadığını belirtmektedir. Ona göre asıl önemli olan, Kur'ân'ın muhataplarına onun bir sûresinin veya on sûresinin benzerini getirmeleri hususunda meydan okuması ve kâfirlerin bu meydan okumaya karşılık verememiş olmalarıdır. Kur'ân kâfirlere nicelik ile değil, tür ile meydan okumuş ve onların âcizliği nicelik olarak değil, tür açısından olmuştur.14Yukarıda zikredilen âyetlerin dışında, başta İbn Kesîr olmak üzere bazı müfessirler Kasas sûresinin 49. âyetini de tehaddî bağlamında değerlendirmişlerdir.15 Buna karşılık bazı müfessirler ise tehaddîyi yalnızca yukarıda zikredilen âyetler çerçevesinde ele almışlardır. Zira Kasas 49. âyette, Kur'ân'ın benzerinin getirilmesine yönelik açık bir talep bulunmadığını ifade etmişlerdir.16Mehmet Salmazzem söz konusu âyetin tehaddî bildirmediğini söylemenin güç olduğunu ifade etmektedir. Zira bir eserin benzersizliği ifade edilirken onun benzerinin getirilemeyeceği sonucu kendiliğinden ortaya çıkar.Ayrıca BakınızBEDİÜZZAMAN'A GÖRE TEHADDİ/ KUR'AN'IN MEYDAN OKUMASINDAKİ DOKUZ MERTEBETEHADDİ NEDİR? TEHADDİ AYETLERİ NELERDİR?KaynakçalarCârullah Ebu'l-Kasım Mahmûd b. Ömer ez-Zemahşerî, el-Keşşâf 'an Hakaiki Gavamizi't-Tenzîl ve Uyûni'l-Ekâvîl fî Ucûhi't-Te'vîl, thk. Adil Ahmed Abdulmevcûd-Ali Muhammed Muavviz, Mektebetu'l-Ubeykan, Riyad, 1998, C. 3, s. 187.kkEbu'l-Fida İmâdüddin İsmâil b. Ömer, İbn Kesir, Tefsîrü'l-Kur'âni'l-Azîm, thk. Mustafa Seyyid Muhammed ve bşk., Müessesetu Kurtuba, Kahire, 2000, C. 1, s. 26.Ebû Bekr Ahmed b. Ali er-Râzî el-Cessâs, Ahkâmu'l-Kur'ân, thk. Muhammed Sadık Kamhavî, Daru İhyâi't-Turasi'l-Arabî/Müessesetu't-Tarihi'l-Arabî, Beyrût, 1992, C. 1, s. 34; Yazır, Hak Dini Kur'ân Dili, C. 4, s. 2770.Ebu'l-Leys Nasr b. Muhammed b. Ahmed b. İbrahim es-Semerkândî, Bahru'l-Ulûlm, thk. Ali Muhammed Muavviz ve bşk., Dâru'l-Kutubi'l-İlmiyye, Beyrût, 1993; C. 1, s. 102.Ebü'l-Fazl Celâlüddîn Abdurrahman b. Ebî Bekr es-Suyûtî, el-İtkân fî Ulûmi'l-Kur'ân, thk. Şuayb el-Arnavûd, Müessesestu'r-Risâ-le, Beyrût, 2008, s. 646.Yazır, Hak Dini Kur'ân Dili, C. 4, s. 2770.Ahmet Mustafa el-Merâğî, Tefsiru'l-Merağî, Dâru İhyâi'tTurâsi'l-Arabî, Beyrût, 1985, C.1/1, s. 65.Muhammed Tahir İbn Âşûr, et-Tahrir ve't-Tenvîr, Daru Sahnun li'n-Neşri ve't-Tevzi', Tunus, trs., C. 2/1, s. 337.Ebü'l-A'la Mevdûdî, Tefhimu'l-Kur'ân, Çev. Komisyon, İnsan Yayınları, İstanbul, 1995, C. 2, s. 380, C. 5, s. 542.Muhammed Mütevellî eş-Şa'ravî, Tefsiru'ş-Şa'râvî, el-Ezher Mecmeu'l-Buhûsi'l-İslâmiyye, el-İdâretu'l-'Amme, el-Buhûs ve't-Telif ve't-Tercüme, Ahbaru'l-Yevm, Kahire, trs., C. 14, s. 8729, a.y., Mu'cizetu'l-Kur'ân, C.1, s. 120-121.Mustafa Sadık er-Râfiî, İ'câzu'l-Kur'ân ve Belâgatü'n-Nebeviyye, Dâru'l-Kitâbi'l-Arabî, Beyrût, 1973, s. 169-170.Mennâ'u'l-Kattân, Mebâhis fî Ulûmi'l-Kur'ân, Mektebetu Vehbe, Kahire, trs., s. 250-251.Bkz: el-Hattâbî, Beyânu İ'câzi'l-Kur'ân, s. 21-71; er-Rummânî, en-Nuket fî İ'câzi'l-Kur'ân, s. 75-113; el-Bâkıllânî, İ'câzu'l-Kur'ân, s. 19- 29.Hâlidî, el-Beyân fî iʿcâzi'l-Ḳurʾân, 70İbn Kesir, Tefsîrü'l-Kur'âni'l-Azîm, C. 1, s. 313-314; benzer görüşler için bkz.: Ebü'-Tayyib Muhammed Sıddîk Bahâdır Hân b. Hasan b. Ali el-Kannevcî, Fethu'l-Beyân fî Makâsidi'l-Kur'ân, el-Mektebetu'l-Asriyye, Beyrut, 1992, C. 1, s. 107.Salah Abdulfettâh el-Hâlidî, İ'câzu'l-Kur'âni'l-Beyânî ve Delâilu Mesderihi'r-Rabbânî, Dâru Ammâr, Amman, 2000, s. 51-52.

1.984

Siyaset Meselesi

Her vakit ihtiyat iyidir. Zaten Hazret-i İmam-ı Ali de Radıyallahü Anh kerametkârane bize ihtiyatı tavsiye ediyor. Şimdi, Şark tarafında yeni bir hâdise: Bir şeyh tarafından, kendi müridleri ve halifeleri vasıtasıyla din lehinde, eskiden beri meşhur olmuş Şeyh Ahmed namında türbedâr-ı Nebevî tarafından vasiyetname-i Peygamberî (a.s.m.) namında bir eser, o havalide gezmiş, intişar etmiş. Oralarda çalışan kahraman Selâhaddin'i bir derece ihtiyata sevk edip, bütün siyasetlerin fevkinde ve siyasetlere tenezzül etmeyen Risale-i Nur cereyanı, öyle siyasete temas edebilen cereyanlarla iştiraki görünmemek için, daha ziyade ihtiyat ve tevakkufa mecbur olmuş. Her şey siyasete ulaşıyor veya bulaşıyor . Biz ne yapmalıyız?

Zaman İsrafı Günah Mıdır?

İnsanın hayatındaki en değerli şey olan zamanın israfı belki diğer israflardan daha ileri derecede kişiyi sorumlu tutar. Dolayısıyla zamanı israf etmek elbette hesabı verilecek bir durumdur. Nitekim aşağıda da değineceğimiz gibi zaman, her saniyesinin hesabı sorulacak bir emanettir. Cenâb-ı Hak Asr Sûresi'nde şöyle buyurmaktadır:“Asr'a yemîn olsun! Şübhesiz ki insan, gerçekten hüsrandadır! Ancak îmân edip sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler müstesnâdır. 1Sûrenin zamana yeminle başlaması dikkat çekicidir. Zira insanın en kıymetli sermayesi olan zamanın, îman, sâlih amel, hakkı ve sabrı tavsiye gibi değerlerle değerlendirilmediğinde, geri dönüşü olmayan bir kayba dönüştüğü anlatılmaktadır. Zamanı hakkıyla değerlendirebilenlerden istisnâ kaydıyla bahsedilmesi de, insanların bu hususta ekseriyetle aldandıklarına işâret eden acı bir hakîkattir.İnsanın gaflet ve unutkanlığı sebebiyle sıkça düştüğü hatalardan biri, sahip olduğu zamanı gereksiz ve faydasız işlerle tüketmesidir. Hâlbuki hayat, Allah Teâlâ'nın insana sınırlı bir süre için verdiği en değerli nimetlerden biridir. Kaybedilen mal yeniden kazanılabilir; fakat geçen bir anın tekrar elde edilmesi mümkün değildir. Bu sebeple mümin, vaktini kendisine, ailesine, toplumuna ve âhiretine fayda sağlayacak işlere ayırmaya gayret etmelidir. Nitekim bir hadiste Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmaktadır:Kıyâmet gününde dört şeyden sorgulanmadıkça, kulun ayakları yerinden kımıldamaz: 1. Ömründen; onu ne ile yok etti? 2. Gençliğinden; onu nerede çürüttü? 3. Malından; onu nereden kazandı ve nereye sarf etti? 4. İlminden; onunla ne yaptı? 2İki nîmet vardır ki, insanların çoğu bu nîmetleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit. 3Ayrıca Kur'ân-ı Kerim, İnsan, başıboş bırakılacağını mı sanıyor?4 âyetleri ile insanın başıboş bırakılmadığınıve yaptığı her şeyden sorumlu olduğunu hatırlatır. Bu, mümini hayatının her alanında ölçülü ve dengeli olmaya yönlendirir. İsraf yalnızca malı gereksiz yere harcamak değildir; insanın sahip olduğu nimetleri yaratılış gayelerine aykırı biçimde kullanması da bir tür israftır. Zaman da Allah'ın insana emanet ettiği büyük nimetlerden biri olduğuna göre, onu faydasız ve gereksiz işlerde tüketmekten sakınmak gerekir.Ayrıca Cenâb-ı Hak, zamanı kullanma, ibâdet ve hayırlı işlerin biri bittiğinde hemen diğerine koşmak, herhangi bir zamanın ibâdetsiz ve hayırdan uzak geçmesine fırsat vermemek hususlarında kullarının hüsrandan kurtularak ilâhî ikramlara nâil olabilmeleri için şu tavsiyede bulunmaktadır: “Bir işi bitirince, hemen başka işe giriş, onunla uğraş! Hep Rabbine yönel, (O'na yaklaş!)”5Ayrıca BakınızİSLAM'DA ZAMANI VERİMLİ KULLANMAK VE ÇALIŞMA, İLİM, İBADET VE AİLE HAYATINI DENGEDE TUTMAKVAKTİN BEREKETLENMESİ İÇİN NELER YAPILABİLİR?CÖMERTLİK VE İSRAF ARASINDAKİ DENGE"YİYİNİZ, İÇİNİZ, İSRAF ETMEYİNİZ." ÂYETİNİN NÜZUL SEBEBİ/ TEFSİRİİSRA SURESİ 29. AYET CİMRİLİK VE İSRAF HAKKINDA NE ANLATIR?İKTİSAD, KANAAT, İSRAF, CİMRİLİK VE TEBZİR KAVRAMLARI VE ARALARINDAKİ FARKLARCÖMERTLİK VE İSRAF ARASINDAKİ DENGEKaynakçalarAsr, 1-3Tirmizî, Kıyâme, 1Buhârî, Rikak, 1Kıyamet. 75/36İnşirâh, 7-8