4.526
Rububiyet ve Terbiye
Cenab-ı Hakkın Rabbliğini, Rububiyetini anlatırken, terbiye edicilik ifadesi kullanılıyor. Bunu izah eder misiniz?
Destek olunİlmi çalışmalarımıza destek olun, bu hizmetlerin kesintisiz sürmesine katkıda bulunun.
Bağış Yap
4.526
Cenab-ı Hakkın Rabbliğini, Rububiyetini anlatırken, terbiye edicilik ifadesi kullanılıyor. Bunu izah eder misiniz?
İşârâtü'l-İ'câz'da geçen dokuz maddelik tehaddi kısmına karşılık gelen dokuz ayetin hangi ayetler olduğunu merak ediyorum. Ayrıca son maddede Üstad Bediüzzaman, “Şahitlerimiz yok” diye itiraz edilecek olursa şahitler getirilmesini söylüyor. Bu maddenin ne anlama geldiğini ve özellikle nasıl anlaşılması gerektiğini detaylı bir şekilde izah ederseniz memnun olurum.
Borç para alarak umreye gitmek caizdir. Ancak alınacak borcun kesinlikle faiz içermemesi gerekir. Faizsiz bir borç alarak umreye gitmekte fıkhen bir sakınca yoktur. Bununla birlikte kişinin aldığı borcu ödeme imkânının bulunması da önemlidir.Buna karşılık bankalardan faizli kredi çekerek veya başka herhangi bir şekilde faizli borçlanarak hac ya da umre ibadetini yerine getirmek fıkhen uygun değildir. Zira faizli borç almak haramdır. Faizli krediyle umreye gitmek, bir sünneti yerine getirmek için haram olan bir fiile başvurmak anlamına gelir. Bir ibadeti gerçekleştirmek amacıyla dahi olsa haram bir yola başvurmak kesinlikle doğru değildir.Dolayısıyla umreye gitmek isteyen kimse, bunu faizsiz ve meşru bir borçlanma yoluyla gerçekleştirebilir; ancak faizli kredi kullanarak hac veya umre yapmak kesinlikle caiz değildir. Ayrıca BakınızPROMOSYON PARASI İLE UMRE YAPMAKUMREYE GİTMEDEN ÖNCE HELALLEŞMEK ŞART MIDIR?RAMAZAN UMRESİNİN FAZİLETİUMRE PARASINI FİLİSTİN'E GÖNDERMEKUMRENİN ŞARTLARI / YAPILIŞ ŞEKLİSUUDİ ARABİSTAN'A PARA KAZANDIRMAMAK İÇİN HAC VE UMRE İBADETİNİN TERK EDİLMESİ CAİZ MİDİR?
Hastanede alerji testi yapılırken kolumuza tükenmez kalemle yazı yazılıp çiziliyor. Bu şekilde kolumuzda kalan kalem izi, normal namaz abdestine engel olur mu?
Çalgılı düğünlere gitmek istemiyoruz; ancak gitmediğimiz zaman dışlanabiliyoruz. Bu durumda ne yapmamız gerekir? Düğüne gitsek fakat kesinlikle oynamasak, tesettürümüze dikkat etsek ve dinimizin diğer ölçülerine riayet etsek, yine de böyle bir düğüne katılmak günah olur mu?
167
Üstad Bediüzzaman, rızkın iktidar ile ters orantılı olduğunu hatta ağaç gibi hareketsiz varlıkların daha çok rızıklandığını anlatıyor. Bununla beraber tilki, maymun vb. çabalayan hayvanların aç kalırken balık gibi aptal hayvanların semiz olduğunu söylüyor. Şimdi ben burayı anlamıyorum. Ayette de insan için ancak çalıştığının karşılığı vardır deniliyor. Büyüklerimiz nerede hareket orada bereket diyor. Biz burada çabaladıkça, işimizin peşinden koştukça, rızkımızı aradıkça rızkımızın artmayacağını, zira bu örneklere göre bunun aksini yaptıkça rızkımızın artacağı anlaşılıyor. Elbette böyle değildir. Bir izahı vardır. Bu iki hakikati nasıl anlayabiliriz?
5.882
Seferde Sünnet Namazlar Kıslatılabilir mi?Şâfiî ve Hanbelîler'e göre seferdeyken farz namazları kısaltarak kılmak ruhsat olup tam kılmaktan daha faziletlidir. Mâlikî fakihlerinin çoğunluğuna ve Hanefîler'e göre ise azîmettir; ancak Mâlikîler'in çoğunluğu kısaltarak kılmayı sünnet-i müekkede sayarken1 Hanefîler yolcunun tercih hakkı bulunmayıp kısaltmasının vâcip olduğu kanaatindedir.2 Sünnet namazlara gelince sünnetlerin hiç biri kasredilmez. Çünkü kasr ancak farz namazlar hakkında câri bir hükümdür.3 Mehmet Zihni Efendi bu konuda şöyle demektedir:Misafir (yolcu) olan kimse, erkek olsun, kadın olsun ve mûtî, yahut âsî bulunsun, dörtlü farzları kasr eder. Üçlü farz (akşam namazı), ikili farz (sabah namaz), için kasr (kısaltma) olmadığı gibi vitir için ve sünnetler için dahi kasr (kısaltma) yoktur.4Seferde Sünnet Namaz Terkedilebilir mi?Fukahanın bir kısmına göre, seferde meşakkat olduğundan dört rek'atli farzlar iki rek'at olarak kılınır, sünnet namazlar da terkedilir. Ama bu konuda muhtar olan şudur: Yolculukta korku ve fazla sıkıntı varsa sünnetler terkedilir, bu durumlar olmadığında kılınması daha iyi olur.5 Bu hususta Mehmet Zihni Efendi şöyle demektedir:Misafir (yolcu) konmakta, karar ve emniyet hallerinde, olursa sünnetleri kılar. Karar ve emniyyet (yerleşme ve güvenlik) halinde değilse kılmaz. Muhtar (tercih edilen görüş) olan budur.Onları, alâ kavle (bir görüşe göre) tekarrüben (Allah'a yakınlaşmak niyetiyle) kılmak ve alâ kavle (başka bir görüşe göre) terahhusan (ruhsattan faydalanarak) terketmek efdâldir (daha faziletlidir). Alâ kavle (bir görüşe göre), fecir ve mağripten mâadâsı (dışındakiler) öyledir.6Ayrıca BakınızSEFERİLİK NEDİR? SEFERİ OLMANIN ŞARTLARI?SEFERİLİKTE 18 SAAT YOLCULUK ŞARTIYOLCULUKTA NAMAZI BİRLEŞTİRME (CEM-İ TAKDİM / CEM-İ TEHİR)NAMAZLARI CEM ETMENİN (BİRLEŞTİRMENİN) HÜKÜMLERİKaynakçalarBâcî, I, 260; İbnü'l-Arabî, I, 490; Haraşî, II, 56-57Atar, Fahrettin. “Sefer.” TDV İslâm Ansiklopedisi. 36: 294-298. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 2009.Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslâm Fıkhı: İbâdât-Muâmelât-Ferâiz. Uysal Kitabevi, Konya t.y.,c.1, s. 461.Mehmet Zihni Efendi, Nimet-i İslam İlmihali, Salah Bilici Kitabevi, İstanbul yy, s. 218Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslâm Fıkhı: İbâdât-Muâmelât-Ferâiz. Uysal Kitabevi, Konya t.y.,c.1, s. 461.Mehmet Zihni Efendi, Nimet-i İslam İlmihali, Salah Bilici Kitabevi, İstanbul yy, s. 219
5.264
İktisat Risalesi'nde geçen; ruhun bedene, kalbin nefse, aklın mideye hakim olması ne demektir?
6.442
Tevafuklu Kur'an'da, Allah kelimelerinin alt alta gelerek tevafuk etmesi Kur'anın bir mucizesi midir? Hattatın kendi hüneri olamaz mı?
3.392
Halktan bazıları Kuran-ı Kerim'i reddediyor ve bizden ilmi/bilimsel kanıtlar istiyorlar. Kurân-ı Kerîm'in içinde bulunan "fizik, kimya, biyoloji, jeoloji ve başka bilim dalları" ile ilgili mucizeler nelerdir?
5.718
Kur'an'ın insanları usandırmaması onun Allah kelamı olduğunu nasıl isbat eder?
41.020
Kur'ân'ın, Allah'ın sözü olduğunun delillerini ana başlıklar altında izah edebilir misiniz?
15.975
Kur'â'nın belâgatinin mucize oluşunu bir örnekle anlatabilir misiniz?
9.152
Üstad, risalelerde Kur'an'ın ''7 külli vechi''ne işaret ediyor. Ancak üstad 7. Lemada Fetih suresinin son 3 ayetini tefsir ederken ''Sure-i Fethin bu üç âyetinin çok vücuh-u i'câzı vardır. Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın on vücuh-u külliye-i i'câziyesinden ihbar-ı bilgayb vechi, şu üç âyette, yedi sekiz vecihle görünüyor.'' diyerek ''7 külli vechi'' 10'a çıkarıyor...Neden? Acaba bu ''7 külli vech''e eklenen 3 külli vecih nelerdir?
Tehaddi; Kur'ân-ı Kerîm'in ilâhî kaynaklı olduğunu kabul etmeyenlere Kur'an'ın benzerini getirmeleri hususunda meydan okuması anlamında bir terimdir. İnsanların Kur'an'ın benzerini ortaya koymaktan âciz olduğunu belirtmek için “Tehaddî âyetleri” olarak bilinen âyetlerle inkârcı muhataplara meydan okunarak onlardan Kur'an'ın benzerini getirmeleri talep edilmiştir. Birinci safhada, müşriklerden Kur'ân'ın tamamına benzer bir kitap getirmeleri talep edilmiştir:De ki: “Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, o hâlde Allah katından, bu ikisinden (Kur'ândan ve Tevrât'tan) daha doğru bir kitab getirin de, (ben) ona uyayım!” 1(Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Yemîn olsun ki, eğer insanlar ve cinler bu Kur'ân'ın bir benzerini getirmek üzere bir araya gelseler, birbirlerine yardımcı da olsalar,(yine) onun benzerini getiremezler.”"2Eğer (iddiâlarında) doğru kimseler iseler, haydi onun benzeri bir söz getirsinler!3Müşrikler Kur'ân'ın bir benzerini ortaya koymaktan âciz kalınca, meydan okumanın ikinci aşamasında kapsam daraltıldı ve onlardan yardımlaşarak Kur'ân'daki sûreleri andıracak on sûre getirmeleri istendi. Mekke döneminde nâzil olan Hûd Sûresi'nde bu husus şöyle ifade edilmektedir:Yoksa: “Onu (o Kur'ân'ı, kendisi) uydurdu” mu diyorlar? (Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, o takdirde onun benzeri uydurulmuş on sûre getirin! (Yardım için) Allah'dan başka gücünüzün yettiklerini de çağırın!” 4Ancak inkârcılar, bu meydan okumaya da karşılık veremediler. Bunun üzerine üçüncü aşamada, Kur'ân'ın herhangi bir insan tarafından uydurulmuş bir söz olmadığı ve onun Âlemlerin Rabbi olan Allah Teâlâ tarafından gönderildiği vurgulanarak, inkârcılardan yardımlaşarak Kur'ân'ın sadece bir sûresinin benzerini getirmeleri istendi:Yoksa, “Onu (Muhammed) uydurdu” mu diyorlar? De ki: “O hâlde (iddiânızda)doğru kimseler iseniz, (yardım için) Allah'dan başka gücünüzün yettiklerini de çağırarak onun benzeri bir sûre getirin!” 5İnkârcılar buna da cevap veremeyince, dördüncü safhada Kur'ân onları, yardımlaşarak tam misli olmasa da kısmen kendisine benzeyen bir söz söylemeye dâvet etti:Ve eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur'ân)dan şübhe içindeyseniz, haydi onun benzerinden bir sûre getirin; eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, Allah'dan başka şâhidlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın!6Fakat müşrikler bu teklif ve meydan okumalara rağmen Kurân'a ve ümmî olan Sevgili Peygamberimize (sav) itiraz edemedikleri için bu meydan okumalar düşmanları tarafından her defasında karşılıksız kalmıştır.Kurân'ın bir benzerinin getirilmesi imkansızdır. Müşrikler; bir iki satırla muâraza edip Hz. Peygamberin (sav) davasını iptal etmek gibi rahat bir çareleri varken canlarını, mallarını ve sahip oldukları her şeylerini tehlikeye atacak en son yol olan savaş yolunu tercih etmişlerdir.Nitekim edebiyatta çok ileri olan bir kavmin uzman oldukları sahada en kısa, rahat ve hafif bir yolu terk edip, en tehlikeli ve bütün mal ve canını tehlikeye atarak savaş yolunu tercih etmeleri acizliklerinin en açık delilidir. Zira en iyi edebiyatçıları birkaç harfle muâraza edebilseydi Kur'ân, davasından vazgeçerdi, onlar da maddî ve mânevî olarak yok olmaktan kurtulurlardı.Halbuki onlar istemeseler de savaş gibi dehşetli, kendilerini hüsrana uğratan bir yolu tercih ettiler. Demek ki Kurân'a karşı sözle mücadele etmek mümkün değildi, imkânsızdı. Onun için kılıç ile muâraza etmeye mecbur oldular. Tarih boyunca Kur'ân'ın bir benzeri getirilememiştir. Bundan sonra asla yapılamayacağı da açıktır.7 Çünkü her asırdaki bilginler, edipler, filozoflar, eleştirmenler ve yazarlar Kurân'ın mucizeliğini; belagat, fesahat ve ifadede onun derecesine çıkmaktan aciz olduklarını itiraf etmişlerdir.8Ayrıca BakınızBEDİÜZZAMAN'A GÖRE TEHADDİ/ KUR'AN'IN MEYDAN OKUMASINDAKİ DOKUZ MERTEBETEHADDİ AYETLERİ HANGİ SIRA İLE İNMİŞTİR?7 KÜLLİ VECH-İ İ'CAZKUR'ÂN'IN ALLAH KELAMI OLDUĞUNUN DELİLLERİKUR'ÂN'IN BENZERİNİN İMKÂNSIZ OLUŞUNUN DELİLLERİKUR'ÂN'IN BELÂGAT MUCİZESİKUR'AN'IN MUCİZE OLUŞUKaynakçalarKasas, 28/49.İsrâ, 17/88.Tûr, 52/34.Hûd, 11/13.Yûnus, 10/38.Bakara, 2/23.Bediüzzaman Said Nursi, Zülfikar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 311.Detaylı izah için bakınız: Abdulkadir Ertaş, Peygamberliğin İspatı, Hayrat Neşriyat, Isparta 2014, s. 50-55.
5.267
"Ve madem Rezzak isminin gayet geniş bir surette ruy-i zeminde cilvesi görünüyor." cümlesini açıklayabilir misiniz?
11.952
Risale-i Nur külliyatında eserlerin sadece Osmanlıca okunmasına dair bilgiler mevcut mu yoksa sadece rivayetlerden mi ibaret?
Allah (c.c.) Hicr suresi 9. ayette Kur'an-ı Kerim'in asıl muhafızının yani koruyucusunun bizzat kendisi olduğunu bildiriyor. Hafızlar da bu muhafazaya dahil midir? Kısaca izah eder misiniz?
Allah bizim neye ihtiyacımız olduğunu ve ne için dua edeceğimizi biliyorsa o zaman neden dua ediyoruz?
7.221
Osmanlıca Risale-i Nurlar'da cümlelerin üzerine çekilen kısa çizgilerin önemi nedir? Bu çizgiler Osmanlı zamanında da kullanılıyor mu idi?
5.921
Kur'ân'da bilimsel deliller sıkça dile getiriliyor, fakat bilim değişebiliyor. O zaman âyetin durumu nasıl olur?