Sorular

Bayılmak Abdesti Bozar mı?

Kısa veya uzun süre bayılmak, aklını yitirmek, sara (epilepsi) nöbeti geçirmek ya da yürürken irade dışı sallanacak derecede sarhoş olmak gibi, kişinin aklın algılama ve idrak gücünü ortadan kaldıran hâller abdesti bozar. Sarhoşluğun kişinin kendi isteğiyle veya zorlanma sonucu meydana gelmesi hükmü değiştirmez.1Ayrıca BakınızABDESTİ BOZAN ŞEYLERABDESTİ BOZMAYAN ŞEYLERAĞLAMAK ABDESTİ BOZAR MI?OTURARAK UYUYANIN ABDESTİ BOZULUR MU?KOLONYA ABDESTİ BOZAR MIKaynakçalarMevsılî, el-İhtiyâr li Ta'lîli'l-Muhtâr, Thk.: Şuayb Arnavut-Ahmet Muhammed Berhum - Abdüllatîf Hırzüllah, Dâru'r-Risâleti'l-Arabiyye, Beyrut 1430/2009, c.1, s.53; Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Bilmen Yayınları, İstanbul ts., s. 79.; Heyet, Fetvalar, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2024, s. 103.

1.973

Rızkın Madenleri

"Eğer sen vücûdundaki o zerreleri, Kadîr-i Ezelî'nin kanunuyla hareket eden küçük me'murları veya bir ordusu; veya kalem-i kaderin uçları; her bir zerre bir kalem ucu veya kalem-i kudretin noktaları; ve her bir zerre bir nokta olduğunu kabûl etmezsen; o vakit senin vücûdunda çalışan her bir zerreye öyle bir göz lâzım ki; senin mecmû'-u cesedin her tarafını görmekle beraber, münâsebetdâr olduğun bütün kâinâtı dahi görecek bir göz ve bütün senin mâzî ve müstakbelin ve nesil ve aslın ve anâsırının menba'larını ve rızkının ma'denlerini bilecek, tanıyacak yüz dâhî kadar bir akıl vermek lâzım gelir". burada rızkının madenleri ile kastedilen nedir?

Ergenlikten Önce İşlenen Günahlar Affedilir mi? Kul Hakkı Ne Olur?

Ergenlikten önce yapılan fiillerde dinen teklif ve günah sorumluluğu yoktur. Zira Sevgili Peygamberimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur.Kalem üç kişiden kaldırılmıştır: Uyanıncaya kadar uyuyan kimseden, akıl baliğ oluncaya kadar çocuktan, akli dengesi yerine gelinceye kadar deli ve benzeri kişilerden.1Bu sebeple İslam hukukuna göre bir kişinin dini ve hukuki anlamda mükellef olabilmesi için ehliyet şartını taşıyor olması gerekmektedir. Ehliyet için de akıl sahibi olmalı ve büluğ çağına ulaşmış olması lazımdır. Büluğ çağı en geç 15 yaştır. 15 yaşından önce büluğa erenlerin sorumluluğu, hangi yaşta büluğa erdiyse o zaman başlar. Eğer büluğ gecikmiş ise 15 yaşından sonra sorumlu olur.Her ne kadar dini ve hukuki anlamda mükellefiyet büluğ çağında başlıyor olsa da kul hakkı ayrı bir meseledir. Bir çocuğun ergenlikten önce birinin malına zarar vermesi, bir şeyi alması veya maddi bir hakka tecavüz etmesi halinde, o hak çocuğa bakmakla yükümlü olan kişi veya kişiler üzerinden iade edilmeli ve helallik istenmelidir. Eğer çocuk yetişkin olduktan sonra bu hakkı hatırladı ise doğru olan, kul hakkına girdiği kişiyi bularak helalleşmeye çalışmasıdır.Çocuk günah cihetiyle mükellef sayılmaz; fakat hak sahibinin hakkı da zayi edilmez. Bu sebeple mesele iki yönlüdür: Günah ve uhrevi mes'uliyet bakımından ergenlikten önceki çocuk mükellef değildir. Kul hakkının telafisi bakımından ise verilen zarar mümkünse ödenir, alınan şey iade edilir, hak sahibiyle helalleşilir. Eğer ortada maddi bir zarar varsa, bu zararın karşılanması gerekir. Şayet manevi bir incitme, kırma veya haksızlık söz konusuysa, fırsat varsa özür ve helallik yoluna gidilmesi gerekir. Hak sahibi bulunamıyorsa onun adına dua etmek, sadaka vermek ve istiğfar etmek de güzel bir yoldur.Netice olarak, ergenlikten önce günahkâr olunmaz; fakat kul hakkı doğmuşsa onu gidermeye çalışmak gerekir.Ayrıca BakınızERGENLİK/MÜKELLEFİYET YAŞI NEDİR? İNSAN NE ZAMANDAN İTİBAREN SORUMLU OLUR?KUL HAKKINA GİREN NE YAPMALI?KUL HAKKI İÇİN HELALLEŞMEKaynakçalarTirmizi, Hudud, 1

Beddua Edenin Bedduası Kendisine Geri Döner mi?

Beddua, Farsça'da “kötü” anlamına gelen bed ile Arapça'da “dileme, isteme” gibi anlamlara gelen dua kelimelerinden oluşmuş bir birleşik isimdir. Beddua edilen kişiye bedduasının geri döneceği ile ilgili hadis vardır. Ayrıca bu konuda bazı hadisler de şöyledir:Ebu'd-Derdâ'den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:أنَّ العَبدَ إذا لَعَنَ شيئاً صَعِدَتِ اللَّعنَةُ إلى السَّماء، فتُغلَقُ أبوابُ السماء دونَها، ثمّ تَهبِطُ إلى الأرض، فتُغلَقُ أبوابُها دونَها، ثم تأخذ يميناً وشمالاً، فإذا لم تَجِدْ مَسَاغاً رَجَعَت إلى الذي لُعِنَ، فإن كان لذلك أهلاً، وإلا رَجعت إلى قَائلهاKul, herhangi bir şeye lânet ettiğinde o lânet gökyüzüne çıkar. Semânın kapıları ona kapanır. Sonra yere iner, yeryüzünün kapıları da ona kapanır. Sonra sağa sola bakınır, girecek yer bulamaz da lânet edilen kişiye döner. Eğer gerçekten lânete lâyık ise onda kalır, değilse lânet edene döner. 1Bununla beraber âlimler çokça lânet etmenin büyük günahlardan olduğunu ifade etmişlerdir. Çünkü her ne kadar aslında küçük günah olsa bile, sürekli işlenmesi onu büyük günah hâline getirir.2Ayrıca lanet (beddua), Müslümana yakışan bir fiil değildir. Nitekim İslâm âlimleri, Müslümanların olur olmaz sebeplerle birbirleri aleyhine beddua etmelerinin İslâm ahlâkıyla uyuşmayacağına dikkat çekmişlerdir. Bilhassa mutasavvıflar bedduanın tasavvufî edeple bağdaşmadığını belirtmişlerdir.3 Nitekim bir hadiste de Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır:لَعْنُ الْمُؤْمِنِ كَقَتْلِهِMümine lanet etmek, onu öldürmek gibidir.4Ayrıca BakınızPEYGAMBER EFENDİMİZİN ETTİĞİ BEDDUALARDUA YERİNE BEDDUA ETMEKMAZLUMLARIN BEDDUASININ KABUL OLMASININ HİKMETİIZDIRAR DUASI VE İHTİYAC-I FITRİ İLE DUADUA VE ÇEŞİTLERİKaynakçalarEbû Dâvûd, Edeb 45. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 48.Bedreddin el-Aynî, , nşr. Şirketün mine'l-Ulemâ (Beyrut: Dârü İhyâi't-Türâsi'l-Arabî, ts.), c.1, s. 203.Mustafa Çağrıcı, "Beddua", (İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, 1992), c. 5, s. 297-298.Buhârî, Edebü'l-Müfred, el-Matbaatü's-Selefiyye ve Mektebetühâ, Beyrut Dârü'l-Beşâiri'l-İslâmiyye, 1409/1989, s. 267; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, thk. Şuayb el-Arnaût vd., nşr. Abdullah b. Abdülmuhsin et-Türkî, Müessesetü'r-Risâle, Beyrut:, 1421/2001, c. 26, s. 312.