Sorular

303

"Hâşiye: Evet, bazı ehl-i velâyetin ileride talebesi olacak zâtlar, daha dünyaya gelmeden, hiss-i kable'l-vukūun inkişâfıyla kerâmetkârâne keşfettikleri gibi, Risâle-i Nûr'un talebelerinin mühimlerinden birkaç zât dahi, çok zaman evvel, bir hiss-i kable'l-vukū' ile, ileride Saîd ile alâkadâr bir surette bir nûra hizmet edeceğini hissetmişler. İşte, onların birisi de Nazîf'tir."

Kastamonu Lahikası'nda (s. 45) geçen bu kısmı nasıl anlamalıyız? Burada, hiss-i kable'l-vukū' ile haber verilen zatlardan birisinin Nazif Çelebi olduğunu görüyoruz. Ancak metinde birçok zat tabiri kullanılmış. Hiss-i kable'l-vukū' ile haber verilen diğer zatlar/talebeler kimlerdir?

2.103

Münazarât'ta Geçen “Daire-i İ'tikadı Daire-i Muamelâta Karıştırmak” Ne Demektir?

İlgili kısım şu şekildedir:Sâniyen, kâfirin iki ma'nâsı vardır: Birisi ve en mütebâdiri, dinsiz ve münkir-i Sâni' demektir. Şu ma'nâ ile ehl-i kitâba ıtlâk etmeye hakkımız yoktur. İkincisi, Peygamberimizi ve İslâmiyet'i münkir demektir. Şu ma'nâ ile onlara ıtlâk etmek hakkımızdır. Onlar dahi râzıdırlar. Lâkin örfen evvelki ma'nânın tebâdüründen bir kelime-i tahkîr ve eziyet olmuştur. Hem de dâire-i i'tikādı dâire-i muâmelâta karıştırmaya mecbûriyet yoktur. 1Bir kişi hakkında itikatça doğru olan bir hüküm ile o kimseye karşı ilişkide, muâmelede kullanılacak üslup aynı şey değildir. Yani bir şahıs veya topluluk hakkında inanç bakımından bir hüküm bulunabilir; fakat gündelik muâmelede, hitapta, hukukta ve sosyal ilişkide her doğru hükmü aynı kelimeyle, aynı tarzda söylemek doğru değildir.Dâire-i i'tikad, hak ile bâtıl, îman ile küfür, tasdik ile inkâr hükümlerinin dairesidir. Bir kimse Peygamber Efendimiz'i (sav) ve İslâmiyet'i kabul etmiyorsa, bu cihetle ona “kâfir” denmesi itikadî bir hükümdür.Dâire-i muâmelât ise, insanlarla konuşma, birlikte yaşama, hukuk, nezâket, fayda, incitmeme ve uygun üslûp dairesidir. Burada her hakikat, her zaman aynı kelimeyle söylenmez. Çünkü doğru olan bir hükmü tahkir edici bir üslûpla söylemek ayrı bir meseledir.Mesela, bir insanın görmemesi onun kör olduğu anlamına gelir. Fakat yüzüne karşı “hey kör” diye hitap edilmesi, sırf kör olduğunu bildirmek değil, incitici bir hitap olur.Demek ki birine itikad bakımından hangi hükmün verileceği başka; o kişiyle konuşurken, muâmelatta bulunurken hangi kelimenin kullanılacağı başkadır. Bunları birbirine karıştırmamak gerekir.KaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 396.

6.020

"Yaratılanı Severim Yaradan'dan Ötürü” Ne Demektir?

"Yaratılanı severim Yaradan'dan ötürü" sözü, Anadolu'nun büyük mutasavvıf şairlerinden Yunus Emre'ye nispet edilen meşhur bir ifadedir. Her ne kadar bu sözün geçtiği şiire dair kesin bir kaynak gösterilemese de, asırlardır Yunus Emre'nin Allah sevgisini ve yaratılmışlara karşı merhamet anlayışını özetleyen bir söz olarak kabul edilmiştir.1Bu sözden anlamamız gereken kısaca şudur: Bir varlığı sadece kendi menfaatimiz veya hoşumuza gittiği için değil, onu Allah yarattığı için sever ve ona saygı duyarız. Çünkü Allah'ın yarattığı her şey, O'nun kudretinin ve sanatının bir eseridir. Dinimizde yere düşen bir nimetin kaldırılıp öpülerek yüksek bir yere konulması da bu anlayışın bir yansımasıdır. Ekmek veya başka bir nimet sadece maddi değeri olduğu için değil, Allah'ın ihsanı olduğu ve ortaya çıkmasında İlâhî takdirle birlikte birçok emek bulunduğu için hürmete layıktır. Aynı şekilde insanlara, hayvanlara, bitkilere ve bütün yaratılanlara karşı da saygılı davranmak gerekir. Elbette sevmek her davranışı tasvip etmek anlamına gelmez ancak yaratılan her şeye Allah'ın eseri nazarıyla bakmak, onları hor görmemek ve varlıklarına hürmet etmek “yaratılanı Yaradan'dan ötürü sevmek” anlayışının özünü oluşturur. Bu bakış açısı, insanı hem Allah'a daha fazla muhabbet etmeye hem de bütün kâinata karşı daha merhametli ve saygılı davranmaya sevk etmektedir.Ayrıca BakınızALLAH İÇİN SEVMEK İLE SEBEPLER HESABINA SEVMEK ARASINDAKİ FARK NEDİR?HER ŞEYİ ALLAH NAMINA SEVMEK NE DEMEKTİR? BU NASIL GERÇEKLEŞİR?NİÇİN ALLAH'I SEVMEMİZ GEREKİR?Kaynakçalarhttps://iktibasdergisi.com/2018/10/11/yaradilani-severim-yaradandan-oturu-sozu-hak-midir/