66.178
Yatarak Kur'an Okumak ve Dinlemek Caiz midir?
Uyumak için yatağa girdiğimiz zaman uzanarak Kur'ân okunur mu? Yatakta telefon veya bilgisayardan Kur'an-ı Kerim dinlenilebilir mi?
Hayrat Yardım, dünya genelinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığı bağış ve yardımlarla bir iyilik köprüsü kurar. Siz de bu hayra ortak olun.
Hayrat Yardım'a Bağış Yap
66.178
Uyumak için yatağa girdiğimiz zaman uzanarak Kur'ân okunur mu? Yatakta telefon veya bilgisayardan Kur'an-ı Kerim dinlenilebilir mi?
8.962
Ehl-i sünnet nedir, izah eder misiniz?
2.773
"Evet, nasıl ki hüsün elbette bir âşık ister. Taam ise aç olana verilir." 29.sözde geçen bu ifadeyi konuyla bağlayamadık halbuki üstad kainattaki bu tezyinatın, mehasinin ve kemalatın enzarı için meleklerin insanların ve cinlerin gerekliliğinden bahsederken yukarıdaki cümlede sanki bizim enzarımız için de kainatın varlığı gerekli görülmüş gibi bir mana çıkıyor.
5.916
Başımıza gelen musîbetlerin insana kazandırdığı şeyler nelerdir? Ne Hikmetleri Vardır? Ayet, hadis ve Risale-i Nur merkezli izah eder misiniz?
3.062
Bazıları, oy kullanmanın Allah'a şirk koşmak olduğunu söylüyor. Bu doğru mudur? Mâide suresinin 45 ve 47. âyetlerini delil getirip şirk olduğunu iddia edenler var. Şirk olmadığını gösteren bir delil var mı? Oy kullanmanın caiz olduğuna dair bir delil var mı?
1.019
Risale i Nur'da 27. Söz'de “Eğer desen hak bir olur. Nasıl böyle dört ve on iki mezhebin muhtelif ahkâmları hak olabilir” diye geçiyor. Buradaki on iki mezheb hangi mezheblerdir ve imamları kimlerdir? Hanefi, Şafii, Hanbeli ve Maliki mezhepleri haricindeki bu hak mezheblerin tabi' olanları kalmış mıdır? Eğer kalmışsa dünyanın hangi bölgelerinde yaşamaktadırlar?
Peygamberimiz'in (s.a.v.) 10 aylık veya 3 yaşında iken gibi çok erken yaşta ok atmaya başlaması ile ilgili nasıl rivayetler vardır ve bu rivayetler ne kadar sıhhatlidir?
3.939
Mecelle'de geçen, "1- Şiddetli zarar, hafif zararla giderilir. 2- İki fesat tearuz ettiği zaman en hafifi işlenerek büyük olanın çaresine bakılır." düsturlarına binaen, ciddi borç yükü altına giren bir kimse, tefeciden faiz alarak daha büyük zararlara düşmektense, bankadan kredi çekerek daha az zararla telafi etmesi caiz olur mu?
905
Bediüzzaman Hazretlerinin ailesi ve memleketi hakkında kısaca bilgi verir misiniz ?
5.704
17. Lema'nın 10. Notası'nı açıklar mısınız?
6.039
Bediüzzaman'ın ehl-i sünnet hakkındaki görüşleri nelerdir?
990
Peygamber Efendimizin (sav) kendi nefsiyle arası nasıldı? Nefis terbiyesi hakkında bilgi verir misiniz?
5.189
Risale-i Nur'da geçen, "İnsan santral gibi bütün hılkatin nizamlarına ve fıtratın kanunlarına ve kainattaki nevamisi- ilahiyenin şualarına bir merkezdir." cümlesini nasıl anlamamız gerekir?
2.721
Hem kainattaki alemlerin mizanı.. hem bu alem-i kebirin listesi.. hem şu kainatın haritası.. hem şu kitabı ekberin fezlekesi.. 11. Sözün ahirinde geçen insanın mahiyetine dair bu maddeler arasındaki farkı.. ve Fezleke , liste , harita , fihrist ..bunları insanın hayatından örneklerle.. ve son maddedeki kainata ve evkata takılan kemalâtın ahseni takvimi.. ibaresini açıklar mısınız?
5.756
Hıristiyan bir kimseye ilk önce izah edilmesi gereken meseleler nelerdir? Teslis inancını çürütürken nasıl bir yol takip etmeliyiz?
4.251
15. Şuada 9 ve 10. şehadetleri izah ederken Al-i Muhammed (SAV) alimleri için HAKKAL YAKİN tabirini kullanırken, sahabe efendilerimiz için AYNEL YAKiN Tabiri kullanılmış. Niçin bu tabirler kullanılmış. Hakkalyakin mertebesi aynelyakından daha yüksek mertebe değilmi?
Risale-i Nur Külliyatı'nda dua konusu birçok yerde ele alınmakla birlikte, bu mesele özellikle şu bahislerde müstakil olarak işlenmiştir:Yirmi Üçüncü Söz (Birinci Mehbas- Beşinci Nokta): "Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var?" ayetini açıklayan, duanın önemini ve çeşitlerini anlatan bahistir.Yirmi Üçüncü Mektup (Birinci Sual): "Mü'minin mü'mine en iyi duâsı nasıl olmalıdır?" konusu işlenmekte ve duanın makbuliyetini artıran adab ve şartlar anlatılmaktadır.Yirmi Dördüncü Mektup (Birinci Zeyl): Duanın çeşitleri, duanın önemi, duanın ibadetin özü olması, duanın meyvesi vb. konuları izah edilmektedir.Bunların yanı sıra, Risale-i Nur'un birçok farklı yerinde dua konusu çeşitli münasebetlerle ele alınmış; duanın mahiyeti, hikmeti, tesiri ve kulluk hayatındaki yeri farklı yönleriyle parça parça izah edilmiştir.Ayrıca BakınızIZDIRAR DUASI VE İHTİYAC-I FITRİ İLE DUADUA VE ÇEŞİTLERİMÜ'MİN MÜ'MİNE NASIL DUA ETMELİ?DUANIN MAKBULİYETİUBÛDİYETİN DÂÎSİ EMR-İ İLÂHÎ VE NETİCESİ RIZÂ-YI İLÂHÎDİR/ DÜNYEVİ MAKSATLAR İÇİN İBADET VE DUA YAPILIR MI?DUANIN VAKTİ VE SEBEBİ; HASTALIKLARHER YAPILAN DUA KABUL OLUR MU?
Okunan Yasin-i Şerif, cüz veya Kur'ân-ı Kerîm hatimlerini vefat etmiş bir yakınımızın ya da birden fazla vefat etmiş kişinin ruhuna bağışlarken okumamız gereken özel bir dua var mıdır? İsimleri zikretmenin belli bir sırası veya usulü bulunur mu, yoksa toplu olarak niyet etmek yeterli midir? Bu konuda bilgi verebilirseniz çok sevinirim.
Akşam ve gece saatlerinde yiyip içmenin, sünnet-i seniyyeye göre ölçüsü nasıl olmalıdır? Hangi hususlara dikkat etmek gerekir? İzah eder misiniz?
2.929
4 kadın tek başına şehirdışı ve yurtdışı gezi yapabilir mi?
Öncelikle şunu ifade edelim ki; su, yalnızca abdest için kullanılan bir vasıta değildir. Aynı zamanda içmek, temizlenmek ve diğer hayati fonksiyonları sürdürebilmek için birçok açıdan zaruri bir ihtiyaçtır. Dolayısıyla teyemmüm ruhsatı olduğu için su gerekmezdi denilemez.İkinci olarak; mucizelerin veriliş gayelerine göre bir tasnifi vardır. Nübüvveti ispat, hidayet, uyarı ve azap (helâk), inananlara yardım ve ikram ile Allah'ı tanıttırma gayesi bunlardan bazılarıdır. Su ile ilgili olan mucizeler, daha çok inananlara yardım ve ikram gayesine bakmaktadır. Bu yardım, kimi zaman inananların hayati ihtiyaçlarını gidermek suretiyle olmaktadır. Allah'ın mucize göndermekteki bir diğer gayesi de budur. Bu tür mucizeler, hemen hemen bütün peygamberlerin ve kavimlerinin hayatında göze çarpmaktadır. Nitekim Allah tarafından gönderilen bu manevi ve maddi yardım, müminlere şevk vermekte ve onların huzur bulmasını sağlamaktadır. Bu tür mucizelerin gerçekleşmesi için inkârcıların bir meydan okuması şart değildir.1 Dolayısıyla Rabbimizi onlara yardım ve inayetini hissettirerek onların şevklerini, imanlarını arttırmış istemiş olabilir.Mucizenin gayelerine göre tasnifi için bakınız:Veriliş Gayelerine Göre Mucizenin TasnifiÜçüncü olarak; mucizelerin birçok neviden (çeşitten) olması murat edilmiştir. Bunu Bediüzzaman Hazretleri şöyle açıklamaktadır:Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın mu'cizâtı çok mütenevvi'dir. Risâleti umûmî olduğu için, hemen ekser envâ'-ı kâinâttan birer mu'cizeye mazhardır. Güyâ, nasıl ki bir pâdişâh-ı zîşânın bir yâver-i ekremi, mütenevvi' hediyelerle muhtelif akvâmın mecmaı olan bir şehre geldiği vakit, her tâife onun istikbâline bir mümessil gönderir. Kendi tâifesi lisânıyla ona hoş-âmedî eder, onu alkışlar. Öyle de, Sultân-ı Ezel ve Ebed'in en büyük yâveri olan Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, âleme teşrîf edip ve küre-i arzın ahâlisi olan nev'-i beşere meb'ûs olarak geldiği ve umûm kâinâtın Hâlik'ı tarafından umûm kâinâtın hakāikine karşı alâkadâr olan envâr-ı hakîkat ve hedâyâ-yı ma'neviyeyi getirdiği zaman, taştan, sudan, ağaçtan, hayvandan, insandan tut, tâ aydan, güneşten, yıldızlara kadar her tâife kendi lisân-ı mahsûsuyla ve ellerinde birer mu'cizesini taşıması ile, onun nübüvvetini alkışlamış. Ve Hoş-âmedî! demiş.2Peygamber Efendimizin (s.a.v.) mucizeleri çok çeşitlidir. Onun peygamberliği evrensel olup tüm kâinatı kapsadığı için, kâinattaki varlık türlerinin hemen hemen hepsinden birer mucize göstermiştir.Nasıl ki şanlı bir padişahın en değerli elçisi, ellerinde çeşitli hediyelerle farklı milletlerin bir arada yaşadığı bir şehre geldiğinde; her topluluk onu karşılamak üzere bir temsilci gönderir, kendi diliyle ona "hoş geldin" der ve onu alkışlar.Aynen bunun gibi, Ezel ve Ebed Sultanı olan Yüce Allah'ın en büyük elçisi Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bu âlemi şereflendirip yeryüzü halkı olan insanlığa peygamber olarak gönderildiğinde ve tüm kâinatın Yaratıcısı tarafından, kâinatın bütün hakikatleriyle alakalı nurlarını ve manevi hediyeleri getirdiğinde, bütün varlıklar onu karşılamıştır.Taştan, sudan, ağaçtan, hayvandan ve insandan tutun; ta aydan, güneşten ve yıldızlara kadar her bir varlık türü kendi özel diliyle ve âdeta ellerinde onun bir mucizesini taşıyarak peygamberliğini alkışlamış ve Peygamber Efendimize (s.a.v.) hal diliyle "Hoş geldin!" demiştir.KaynakçalarBulut, “Mûcize”, TDV İslam Ansikopedisi, c.30, s.350-352Bediüzzaman Said Nursi, Zülfikar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 229.