Hayal Edilen İyilik ve Kötülüklerden İnsan Sorumlu mudur?
Kalplerin amellerinden dolayı ahirette hesaba çekileceğine delil teşkil eden hadis-i şerifler var mıdır? Varsa nelerdir? İzah eder misiniz?
Destek olunİlmi çalışmalarımıza destek olun, bu hizmetlerin kesintisiz sürmesine katkıda bulunun.
Bağış Yap
Kalplerin amellerinden dolayı ahirette hesaba çekileceğine delil teşkil eden hadis-i şerifler var mıdır? Varsa nelerdir? İzah eder misiniz?
Müfessirler ve alimler, “Her şey helak olur, Allah'ın zatı hariç.” ayetini nasıl yorumlamışlardır? Bediüzzaman Hazretleri bu ayeti nasıl izah etmiştir? “Cehennem nerededir?” sorusuna verdiği cevapta dünyanın dönüşüyle mahşeri dokuduğunu ifade etmektedir. Bu durumda Bediüzzaman Hazretleri'ne göre bütün kainat yok olmayacak mıdır?
Mizaç ve fıtratın insanın karakterine, iradesine ve kaderine etkisi nedir? Allah insanın tercihlerini ezelî ilmiyle bildiği gibi, bu tercihlere yön veren mizaç ve fıtratını da yaratmıştır. Bu durumda insanın tercihleri Allah'ın yarattığı özelliklerin bir sonucu olmuyor mu? İnsanın iradesi ve sorumluluğu nasıl açıklanır?Ayrıca her insanın kendine has bir yaratılışı olduğu ve mizacını değiştirmenin zor olduğu düşünüldüğünde, Allah'ın ezelî ilmi insanın yaratılışı ve tercihleriyle nasıl ilişkilidir?
İmam Gazali Hazretleri, Allah'ın dilemesi olmadan kulun dileyemeyeceğini, hatta kulun seçiminde de bir tür mecburiyet bulunduğunu ifade etmektedir. Devamında bu meseleyi üç farklı şekilde açıklasa da tam anlayamadım.Burada kulun özgür iradesinin olmadığı mı anlatılmaktadır? Kul hem seçmeye mecbur olup hem de nasıl irade sahibi olabilir? Ayrıca Allah dilerse kulun küfrü seçmek zorunda kalacağı mı kastedilmektedir? Bu ifadeleri Ehl-i sünnetin kader ve cüz-i irade anlayışı çerçevesinde açıklar mısınız?
4.235
Cansız varlıklar taş, toprak da hayat var mıdır? Ya da hayatın olmadığı bir varlık var mıdır?
3.992
2. şuanın 3. meyvesinde anlatılan insan ile sırrı vahdet arasındaki ilişkiyi ana hatlarıyla izah edebilir misiniz?
244
Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin görüşüne göre, İbni Teymiye ve talebesi ibni Kayyım el Cevzi Ehli Sünnet olan muteber alimler midir? Bu iki zat hakkında Bediüzzaman Hazretleri ne demektedir?
4.174
Kainatın tılsım-ı muğlakını keşfeden üç risale hangi risalelerdir?
Bu cümleye dair üç sualim var:1. Parçada geçen “Onlara göre bir muhasebe içinde” ifadesini örnekler vererek açıklar mısınız?2. “Onlara göre bir muhasebe” ifadesi, adetullaha göre işleyen birtakım kaidelerin bulunduğuna mı işaret etmektedir? Bu hususu izah eder misiniz?3. Aynı şartlarda veya aynı toprakta bulunan bazı tohumlar zararlı maddeleri kendilerine çekerek toprağın altında çürürken, bazıları ağaç hâline gelebilmektedir. Bu durumda tohumun kendi kabiliyetinin, mahiyetinin veya şartlara uyumunun bir rolü var mıdır? Bu farklılaşmayı “onlara göre bir muhasebe” ifadesi kapsamında nasıl açıklayabiliriz?
Peygamber Efendimizin (sav) “Ümmetim dalalet üzerinde birleşmez.” hadisiyle bütün Müslümanlar mı, yoksa dinin hükümlerine bağlı, ihlaslı ve takvalı Müslümanlar mı kastedilmektedir? Günümüzde tesettüre uygun olmayan giyim gibi yanlışların birçok Müslüman arasında, hatta bazı ileri gelenlerde de yaygın olması bu hadisle nasıl bağdaştırılabilir?
Bediüzzaman Hazretleri, Mesnevi-i Nuriye risalesinin Lem'alar kısmının On Üçüncü Lem'ası'nda bu hakikatleri ele alır. Şöyle der Bediüzzaman Hazretleri:Arkadaş! Zerrelerden tut, ta seyyarelere kadar; nefislerden tut, ta şemslere varıncaya kadar her şey, zatında ve hakikatinde sabit olan acz ve fakrın lisanıyla Sani'in vücub-u vücudunu i'lan eder.1Burada Bediüzzaman Hazretleri, varlıkların özelliklerinden onları yaratan Yaratıcı'ya ulaşır. Varlıklara bakıldığı zaman, küçük büyük fark etmeksizin, hayat sahibi olsun veya olmasın, şuur sahibi olsun veya olmasın, ayırmaksızın her bir varlığın en temel iki özelliği vardır. Bunlardan birincisi acizlik, yani güçsüzlük ve kudretsizlik; diğeri ise fakirlik, yani kendi ihtiyaçlarını karşılayacak ve görecek bir sermayelerinin olmamasıdır. Bu iki durum, sonradan yaratılan varlıkların özelliğidir. Bir varlıkta acizlik varsa, fakirlik varsa o, başkasına muhtaç demektir. Bu muhtaçlık, var olmaya kadar gider. Dolayısıyla, varlıklardaki bu acizlik ve fakirlik, onların sonradan yaratıldıklarını gösterir. Bu ise onların bir yaratıcılarının olması hakikatine bizi götürür. O Yaratıcı ise varlığı vacip olan, varlığı zorunlu olan; yani var olmak için aciz ve fakir varlıklar gibi birisine muhtaç olmayan Allah'tır. Bediüzzaman Hazretleri şöyle devam eder:Ve keza, acziyle beraber nizam-ı umuminin bozulmaması için hamil bulunduğu acib ve mühim vazifeler cihetiyle Sani'in vahdetine delalet eder.2Ancak her şeydeki bu acizlik ve fakirliğe rağmen, evrenin düzeninin bozulmadığını ve her şeyin kendisine verilen görevi eksiksiz yerine getirdiğini görmekteyiz. İşte her şeyin güçsüzlüğü ve fakirliği ile beraber, kendi güç ve kuvvetlerinin çok üstünde işleri yapması ve görevleri yerine getirmesi, onları yapan zatın BİR olduğuna ve sonsuz kuvvet ve gücü ile bu işleri gördürdüğünü gösterir. Küçük bir çam çekirdeğinin başında koca bir ağacın programını taşıması, toprağın sayısını bilemediğimiz kadar sebze ve meyveye kazan olması, trilyonlarca yıldızın düzenini bozmadan uzayda seyahat etmesi gibi.Bu hakikatleri ifade ettikten sonra Bediüzzaman Hazretleri, bir başka hakikat penceresini şöyle açar:Binaenaleyh, Sani'in vacib ve vahid olduğuna her şeyde iki şahid olduğu gibi, Halik'ın Ehad ve Samed olduğuna da her bir zihayatta iki ayet vardır.3Varlıklardaki acizlik, fakirlik ve bu acizlik ve fakirliklerine rağmen harika işler görmeleri ve düzenlerinin bozulmaması, nasıl ki Allah'ın vacip yani varlığının zorunlu olmasına ve bir olmasına delil ise aynen öyle de hayat sahiplerindeki bu acizlik ve fakirlik, Allah'ın Ehad ve Samed olduğunu gösteren iki ayettir.EHAD: Sözlükte, öyle bir zattır ki onun için ikincisi tasavvur olunmaz anlamında kullanılmaktadır. Vasıf olarak Cenab-ı Hak'tan başkası için kullanılmaz. Ehad, Cenab-ı Hakk'ın esma-yı hüsnasındandır. Allah Teala'nın ismi olan Ehad, ezel ve ebedde hep bir olan ve beraberinde bir diğeri bulunmayan ferd demektir.4SAMED: Allah'a nisbet edildiğinde "ihtiyaçlarını gidermesi için herkesin başvurduğu, yaratılmışlara özgü acz ve ihtiyaçtan münezzeh ebedi ve baki yüce varlık" manasına gelir.5Yukarıdaki ifadede geçen ayetlerden ilki, hayat sahiplerindeki acizlik, yani güçsüzlüktür. Evet, hayat sahiplerinin düşmanları sonsuzdur. Ve kendilerini bu düşmanlarından koruyacak bir güç ve kuvvetleri yoktur. Bu hal, hayat sahiplerini gücü ve kudreti sonsuz ve kendisi gibi bir ilah daha düşünülmeyen Ehad olan Allah'a ulaştıran bir ayettir. Evet, her hayat sahibi düşmanlarına karşı bir dayanağa ve onu düşmanlarının şerrinden koruyacak bir güce muhtaçtır. Kendi güçsüzlüğünü ve kudretsizliğini gören bir hayat sahibi elbette gücü ve kudreti sonsuz, kendisinden başka ilah olmayan EHAD olan Allah'ı bulacaktır.İkinci ayet ise hayat sahiplerindeki fakirliktir. Bu, öyle bir fakirlik halidir ki buna bir sınır çizilemez. Sonsuzdur. Onun için Bediüzzaman Hazretleri, nefsi tarif ederken fakirliğinin sonsuz olduğunu söyler.6 Bu fakirlikle beraber, hayat sahiplerinin ihtiyaçları da sonsuzdur. İşte bu sonsuz muhtaç olma hali ve fakirlik, kendisine muhtaç olunan Yaratıcı'ya açılan bir pencere ve onu gösteren bir ayet, bir delildir. İnsan, kendisindeki bu muhtaç olma halini ve fakirliğini bu şekilde okuyabilirse SAMED olan Allah'ı bulur. Ve bütün ihtiyaçlarını karşılar. Sonsuz bir zenginliği elde etmiş olur. Fakirliliğini zenginliğe çevirmiş olur.Sonuç olarak, hayat sahiplerindeki bu iki ayet acizlik ve fakirliktir ki Ehad ve Samed olan Allah'a bizi ulaştırır ve onu gösterir.Ayrıca BakınızSAMED AYNASI OLAN KALBRAMAZAN'DA ORUÇ TUTMAK ALLAH'IN SAMEDİYETİNİ NASIL GÖSTERİR?“MEVCUDAT İÇİNDE EN LATİF, EN GÜZEL, EN CAMİ' AYİNE-İ SAMEDİYET DE HAYATTIR” NE DEMEKTİR?ALLAH'IN SAMED İSMİ NE DEMEKTİR VE TECELLİLERİ NASIL GÖRÜLÜR?KUDRET-İ SAMEDANİYEKaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Mesnevi-i Nuriye, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 15.Bediüzzaman Said Nursi, Mesnevi-i Nuriye, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.15.Bediüzzaman Said Nursi, Mesnevi-i Nuriye, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 15.Muhlis Körpe, Risale-i Nur Istılahları, Süeda Yayınları, Isparta 2023, s. 44-45.Bekir Topaloğlu, "Samed", TDV İslam Ansiklopedisi, 2009, c. 36, s. 68-69Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 1.
158
Günümüzde pantolon ve gömlek gibi birçok kıyafet Batı'dan gelmiştir. Ancak büyüklerimiz kumaş pantolon, gömlek ve ceket giyerken kot pantolon ve kravatı tercih etmezler. Bu ayrımın ölçüsü nedir? Mesele gayrimüslimlere benzememekse diğer kıyafetlerden de kaçınmak gerekmez mi? Yoksa belirli bir kesime benzememek mi kastedilmektedir? Günümüzde kot pantolon ve kravatı pek çok kişi giydiğine göre bu ayrımın hikmeti nedir?
Bir festivalde, düğün salonunda arkadaşımla parfüm almaya gittik. Bir parfüm seçip aldım ancak açtığımda kokusunun orijinali gibi olmadığını, şişesinin çok kirli ve sıkma yerinin yamulmuş olduğunu gördüm. Satıcıdan değiştirmesini veya paramı iade etmesini istedim ama kabul etmedi. Araya giren bir abla neden değiştirmek istediğimi sorunca şişedeki kusurları gösterdim. Sonra satıcı beni yanına çağırıp hangi parfümü istediğimi sordu, gösterdiğim parfümü verdi. Ben de geri vermek istedim ancak o, “Hakkın üzerimde kalmasın.” dedi. Bu durumda kul hakkına girmiş olur muyum?
109
Otomobil, motosiklet veya başka bir taşıt kullanırken trafik kurallarına uymanın İslamiyet açısından hükmü nedir? Bir Müslümanın emniyet kemeri takmak ve şerit değiştirirken sinyal vermek gibi trafik kurallarına riayet etmesi dinen gerekli midir? Açıklar mısınız?
6.594
29. mektup, 9. kısım, 6. telvih, 3. nokta da üstadımızın tarikatle ilgili bazı teşhisleri var.....Diyor ki: "Bu dünya darül hizmettir..Darül mukafat değil...Madem hakikat budur uhreviyeye ait neticeleri dünyada istememek gerektir...Cunki cennetin meyveleri gibi, kopardıkça yerine gelmek sırrıyla baki hükmünde olan amel-i uhrevi meyvesini, bu dünyada fani bir surette yemek,kar-ı akıl değildir...Baki bir lambayı, bir dakika yaşayacak ve sönecek bir lamba ile o mübadele etmek gibidir............." Burada anlamadığm olay şudur: Uhrevi neticeleri veren şeyleri insan neden istemesin? Baki olan lamba,uhrevi ezvakları burada istemekle neden sönüyor?Yani bu olay niye 2 şıkka indirgeniyor: A)Ya bu dünyada geçici alırsın mükafatını B)Ahirett lamban ebedi yanar.....Biz, hem bu dünya için isteyelim o zevkleri, ücretleri v.s hemde ahiret icin.....Yani Allah niye hem bu dünyada hem ahirette vermiyor bu zevkeleri? Yani işin garip tarafı bu zevkerde nefsi değil.
5.751
"Sırr-ı ehadiyet, nûr-u tevhîd içinde inkişâf etti" cümlesini konuyla bağlantılı olarak açıklar mısınız?
7.622
Risalelerdeki vahdaniyet, vahdet ve tevhit kavramlarını izah eder misiniz?
5.515
Ayet'ül-kübra risalesinde sayfa 113 te ( Birinci Makam'ın on birinci mertebesinde ) sayfa 114 de (Birinci Makam'ın on üçüncü mertebesinde) diye ifade geçiyor.... O zaman 1.Makamın 12.Mertebesi nerede?
3.020
Sakalımızı kesmek günah mıdır?
5.514
33. Mektup'ta 23. Pencerede şöyle bir ifade geçiyor: “O hakikatteki (hayattaki) sıfatlardan bir kısmı, duygular vâsıtasıyla inbisat ederek (genişleyerek), inkişaf edip (gelişip) ayrılırlar. Kısm-ı ekseri (çoğu) ise, hissiyât sûretinde kendilerini ihsâs ederler (hissettirirler) ve hayattan kaynama sûretinde kendilerini bildirirler.” Bu cümlede bahsi geçen duygular ile hissiyat (hisler) arasındaki fark nedir?
3.591
Üstadın, Sözler Lemalar gibi eserleri talebelerine yazdırdığını biliyoruz. Peki Şualarda, mahkemede cereyan eden hadiseleri kim yazmış? Çünkü birinci ağızdan anlatılıyor. Mahkeme zabıtlarının derlenmesiyle mi vücuda gelmiş? Üstad mı istemiş?