3.322
Zikir Parmakla mı Çekilir, Tesbihle mi? Tesbih Bidat mıdır?
Parmakla tesbih çekmek ile tesbih ile tesbih çekmek arasında fazilet bakımından fark var mıdır? Tesbih bidat mıdır? Bu konu ile ilgili hadisler nelerdir?
Destek olunİlmi çalışmalarımıza destek olun, bu hizmetlerin kesintisiz sürmesine katkıda bulunun.
Bağış Yap
3.322
Parmakla tesbih çekmek ile tesbih ile tesbih çekmek arasında fazilet bakımından fark var mıdır? Tesbih bidat mıdır? Bu konu ile ilgili hadisler nelerdir?
4.261
15. Şua'da 9. ve 10. şehadetleri izah ederken Al-i Muhammed (asm) alimleri için "Hakkalyakin" tabiri kullanılırken, Sahabe Efendilerimiz için "Aynelyakin" tabiri kullanılmış. Niçin bu tabirler kullanılmış? Hakkalyakin mertebesi aynelyakin mertebesinden daha yüksek değil mi?
8.078
Ulü'l-emr tam olarak ne demektir? Ulü'l-emre itaat ne ölçüde olmalıdır? Bu konu Risale-i Nur'da nasıl ele alınmıştır?
13.898
Lemaat Risalesi'nde geçen ilgili cümleyi devamıyla birlikte izah eder misiniz?
4.196
Eskiden çalıştığımız kurumda namaz kötü karşılanırken, şimdi bazı değişikliklerle namaz kılanlar iyi görevlere getirilebiliyor. Bu yıl namaza başlamayı düşünen arkadaşlarıma bazı kötü niyetli kişiler, “Namaz kılarsanız insanların gözünde riyakar olursunuz.” diyerek onları vazgeçirmeye çalışıyor. Arkadaşlarıma ne cevap vermeliyim?
3.942
İnsan hem günah işleyip hem namaz kılıyor ve yedi büyük günahtan kaçınıyorsa akıbeti hakkında ne söylenebilir?
6.900
"Biraderim Süleyman Efendi işaret buyurulan zattır." Bu söz Üstad'a mı aittir? Eğer öyleyse "işaret buyurulan" derken Üstad neyi kastetmiştir?
6.779
Bizler zamanın müceddidi olan Bediüzzaman hz.lerinin davasını, onun hizmetini nasıl layığıyla devam ettirebiliriz? Üstad bu konuda bizlere neler söylüyor? Bizim üzerimize ne gibi görevler düşüyor?
Bu soru özellikle gençler tarafından sıkça soruluyor: “Biri bana veya aileme ağır şekilde söverse, ben de ona sövemem. Peki tokat atsam veya yumruk vursam günah olur mu? Karşılık vermezsem ezik mi olurum?”Biz gençlere, arkadaşlarıyla kavga etmemelerini ve bu tür boş tartışmalardan uzak durmalarını tavsiye ediyoruz. İslam'da vakar ve sabır eziklik değildir. Ancak böyle bir durumda kişinin kendisini veya ailesini savunmasının fıkhi hükmünü ve hangi ölçüler içerisinde olması gerektiğini merak ediyoruz.
10.631
"Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder ve yerinize günah işleyip peşinden tövbe eden kullar yaratırdı." Bu hadis nasıl anlaşılmalıdır? Bir Müslümanın amacı günahlardan kaçınmak olduğu halde, günah işlememek niçin helak sebebidir? Bunun hikmeti nedir?
4.024
İnsan, Allah'ın isimlerine ayna olacak bir fıtratta mı yaratılmıştır? Acaba her insanın hususi bir esması var mıdır? Ayrıca insanın fani lezzetlere veya günahlara meyletmesinin sebebi, kendinde tecelli eden o hususi isimlere hakkıyla ayna olamamasından mı kaynaklanır? İnsan, bu hususi isimlerini nasıl bulabilir?
3.190
18. Söz'deki, nefsin alemdeki tabiata benzemesi ve ikisinin de zahiri çirkinliklere perde olarak yaratılmış olduğu hükmünden ne anlamak lazım? İzah eder misiniz?
5.418
Sözlükte “ileri geri hareket etme, bir durumdan başka bir duruma geçme; kazanmak için çaba harcama” anlamlarındaki tasarruf fıkıhta daha çok hukuki işlemleri belirten bir terimdir. Fıkıh literatüründe bu çerçeveyi aşan kullanımlarının bulunduğu, hatta bazen ibadetler ve cezaya konu eylemlerin bu kelimeyle ifade edildiği dikkate alındığında tasarrufun, mümeyyiz (iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırt edebilen) kişiden irade ile sâdır (ortaya çıkan) olup kendisine fıkhi sonuç bağlanan bütün fiilleri kapsayacak genişlikte bir kavram olduğu söylenebilir.Daha çok iki iradenin uyuşmasıyla meydana gelen hukuki işlemleri (sözleşme) ifade eden akid terimi fıkıh literatüründe vasiyet, talâk ve yemin gibi tek taraflı iradeye dayalı şer'î (dinî-hukuki) sonuç doğuran işlemleri de kapsayacak biçimde kullanılmıştır.Tasavvuf yönünden tasarruf ise Allah'ın izni ve yaratmasıyla bazı veli kullara ihsan edilen manevi bir tesir ve yönlendirme kabiliyetini ifade etmektedir. Ancak bu tasarruf bağımsız bir güç olmayıp, tamamıyla Allah'ın iradesine ve iznine bağlıdır. Veliler kendiliklerinden kâinatta etkide bulunamazlar. Tasavvuf ehli, bu tasarrufu bir keramet ve İlâhî lütuf olarak görmüş, hakiki tesir sahibinin yalnızca Allah olduğunu özellikle vurgulamıştır.1Kısacası tasarruf, kişinin iradesiyle gerçekleştirdiği ve dini-hukuki sonuç doğuran her türlü söz, işlem ve davranışı ifade eder. Fıkıhta satış, kira, bağış, vasiyet, boşama ve vakıf kurma gibi hukuki işlemleri kapsamaktadır. Tasavvufta ise Allah'ın izni ve yaratmasıyla bazı veli kullara ihsan edilen manevi tesir ve yönlendirme kabiliyeti anlamında kullanılır. Her iki kullanımda da hakiki tasarruf ve mutlak kudretin yalnızca Allah'a ait olduğu esastır.Ayrıca BakınızMÜLK ONUNDUR MÜLKÜNDE İSTEDİĞİ GİBİ TASARRUF EDER NE DEMEK?KABİRDEKİ EVLİYANIN TASARRUFU DEVAM EDER Mİ?TASARRUFU DEVAM EDENLERKaynakçalarİbrahim Kafi Dönmez, "Tasarruf", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2011, c. 40, s. 118.
5.426
Şaka niyetiyle birini korkutmak veya şakalaşmada ölçü ne olmalıdır? Hadislerde şakalaşma meselesi nasıl geçmekte? Peygamberimiz şaka yapar mıymış?
5.206
Risale-i Nur'da geçen, "İnsan, santral gibi bütün hılkatin nizamlarına ve fıtratın kanunlarına ve kainattaki nevamis-i ilahiyenin şualarına bir merkezdir." Cümlesini nasıl anlamamız gerekir?
4.760
Cenab-ı Hak (haşa) bu kâinattan daha güzel bir kâinat yaratabilir miydi? İnsan eşref-i mahlukat olduğuna göre, insanın mevcut hâlinden daha üstün bir mahluk yaratılması mümkün müydü?Cenab-ı Hakk'ın ilminde her şey mevcut olduğuna göre, bu kâinatın veya insanın daha güzel ve üstün bir surette yaratılması da O'nun ilminde mevcut mudur? Eğer mümkünse, Cenab-ı Hak neden bu kâinatı ve insanı mevcut hâliyle yaratmıştır? Daha üstün meziyetlere sahip bir insan ve daha güzel bir kâinat yaratamaz mıydı?
Bir erkek hanımına hakaret ederse, örneğin yemeği beğenmediğinde ya da çamaşır yıkanırken yanlışlıkla karıştığında, ya da hanım eşini kıskandığında, ya da çocuklar yanlışlıkla bir şey yaptığında hakaret ederse, incitirse dinimizdeki uyarılar nelerdir?
2.925
Nur suresine göre, namuslu ve habersiz mümin kadınlara iftira atanlar dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir, onlar için büyük azap vardır denmektedir. Söz konusu durum mümin olmayan fakat aynı hassasiyeti gösteren kadınlar için de geçerli midir?
2.935
"Madem öyledir. O her şeye bedeldir. Bütün eşya, bir tek teveccühüne bedel olamaz" der. Açıklaması nedir?
7.132
Haram yemek hakkında Risale-i Nurda bir bahs var mıdır?
Velâ sözlükte, birinin arkadaşı ve dostu olmak anlamına gelmektedir.1 Velâ ıstılah anlamı itibariyle ise, Allah ve Peygamber'i (sav) sevmek, İslam dinini ve ona uyan Müslümanları sevmek; Allah, Peygamber, İslam ve Müslümanlar uğrunda mücadele etmek, onların zaferini söz, fiil ve inanç ile milletçe arzulamaktır.Berâ ise şirkten, müşriklerden, şirke dayananlardan; Allah dışında her ne olursa olsun tapınılan bütün şirk unsurlarından ve onlara ibadet etmekten nefret etmektir. 2 Berâ'nın müradifi olan buğz ise sevgisizlik, birilerine karşı içinden kin ve nefret duymak, düşmanlık beslemek demektir. Nitekim es-S'adî bu kavramları özetle şöyle ifade etmektedir:Velâ' ve berâ' sevgi ve nefrete tabi olduğundan, imanın temeli Allah için Allah'ın nebilerini ve ona itaat eden kullarını sevmek ve Allah'ın düşmanlarını ve O'nun nebilerinin düşmanlarından nefret etmektir3Bu kavramların ifade ettiği manaları taşıyan hadisler ise şöyledir:İbn Abbas (r.a.) Resulullah (s.a.s.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “İmanın en sağlam dayanağı Allah için dostluk etmek, Allah için duşmanlık yapmak; Allah için sevmek ve Allah için nefret etmektir4Allah için sevenin, Allah için buğzedenin, Allah için verenin ve Allah için menedenin imanı kemale erer, olgunlaşır.5“Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek ve Allah için buğzetmektir.6Bediüzzaman Hazretleri, “Allah için sevmek” ve “Allah için buğzetmek” kavramlarının doğru anlaşılması gerektiğini vurgulamaktadır. Buna göre kişinin nefsî temayüllerinin buğzuna karışması durumunda, söz konusu tutumun ilâhî maksatların dışına çıkabileceği tehlikesine dikkat çekmekte ve bu konuda iki örnek vermektedir:Elhâsıl: اَلْحُبُّ فِي اللّٰهِ وَالْبُغْضُ فِي اللّٰهِ وَالْحُكْمُ لِلّٰهِ olan desâtîr-i âliye düstûr-u harekât olmazsa, nifâk ve şikāk meydan alır. Evet وَالْبُغْضُ فِي اللّٰهِ demezse, o düstûrları nazara almazsa, adâlet etmek isterken zulmeder.Cây-ı ibret bir hâdise: Bir vakit İmâm-ı Alî radıyallâhü anh, bir kâfiri yere atmış. Kılıcını çekip keseceği zaman, o kâfir ona tükürmüş. O kâfiri bırakmış, kesmemiş. O kâfir ona demiş ki: Neden beni kesmedin? Dedi: Seni Allâh için kesecektim. Fakat bana tükürdün, hiddete geldim. Nefsimin hissesi karıştığı için ihlâsım zedelendi. Onun için seni kesmedim. O kâfir ona dedi: Beni çabuk kesmen için seni hiddete getirmekti. Mâdem dininiz bu derece sâfî ve hâlistir. O dîn haktır dedi. Hem medâr-ı dikkat bir vâkıa: Bir zaman bir hâkim, bir hırsızın elini kestiği vakit eser-i hiddet gösterdiği için, ona dikkat eden âdil âmiri onu o vazîfeden azletmiş. Çünkü şerîat nâmına, kānûn-u İlâhî hesabına kesse idi, nefsi ona acıyacak idi. Ve kalbi hiddet etmeyip, fakat merhamet de etmeyecek bir tarzda kesecekti. Demek nefsine o hükümden bir hisse çıkardığı için adâletle iş görmemiştir.7Ayrıca BakınızBUĞZETMEK VE KINAMAK"ALLAH İÇİN SEVMEK" NE DEMEK?SEVDİĞİMİZ ŞEYLERİ ALLAH İÇİN SEVMEKALLAH İÇİN SEVMEK İLE SEBEPLER HESABINA SEVMEK ARASINDAKİ FARK NEDİR?KaynakçalarRağıb, Müfredat, s. 885.Refik Kasım, “Kur'ân'da Velâ ve Berâ: Şeytan, Ehl-i Kitap ve Müşrikler Örneği.” Sosyal Araştırmalar ve Davranış Bilimleri Dergisi (Journal of Social Research and Behavioral Sciences), S. 8, s. 11.Sa'dî, Abdurrahman b. es-Sa'dî, el-Fetâvâ es-Sa'diyye, Mektebetu'l-Me'ârif, Riyâd 1982,c.1 , s.98.Ebû Nu'aym, Ahmed b. Abdullah el-İsfehânî, Hilyetu'l-Evliyâ' es-Se'âde, Mısır ts, I, 312; İbn Recep elHanbelî, Câmi'u'l-'Ulumi ve'l-Hikem, (3. Baskı), Mustafa el-Bânî el-Halebî, Mısır 1382h, 30.Tirmizî, Kıyâme, 60Ebû Dâvûd, Sünnet, 2Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 1, s. 114.