06.03.2011

6970

Hılkat ve Fıtrat Kelimelerinin Farkı

10.03.2011 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Öncelikle Hılkat ve Fıtrat kelimelerinin tanımlamalarını yapalım.

Halk: Oranlamak, ölçümlemek, takdir, tesviye, icat; bir nesneyi örneği ve aslı yok iken yaratmak; varlıkların bütün tafsilatıyla miktarını ve mertebelerini tayin etmek; yok olan bir şeye vücut vermek; bir nesneden bir nesne meydana getirmek; bir nesneyi yumuşatıp dümdüz ve hamur yapmak; bir nesneyi sıralamak; oranlayarak biçip dikmek; ağacın budaklarını giderip düzeltmek anlamındadır. Yüce Allah’ın (cc) bir sıfatıdır. Dilimizde bu kavram “yaratmak” kelimesi ile ifade edilmektedir.
Halk, varlığı her yönüyle kendine mahsus ölçüleriyle takdir eden İlahi ilme göre bir maddeden veya maddesiz olarak yaratmak ve tesviye etmek demektir. Bediüzzaman Hazretleri, varlığın iki şekilde halk edildiğini/yaratıldığını ifade etmektedir: Örnek ve aslı yok iken hiçten yaratmak. Bu mana için ibda ve ihtira kelimelerini kullanmaktadır. Mevcut olan unsurlar ve eşyadan toplamak suretiyle yaratmak. Bu manayı da inşa ve terkib ile ifade etmektedir. Hz. Üstad, Cenâb-ı Hakk’ın halk ve icat fiilinde herhangi bir vasıtanın bulunmadığını; icat ve halkın doğrudan doğruya, perdesiz Zât-ı Zülcelâl’in kudretine baktığını düşünmektedir.1

Fıtrat kelimesinin tanımı ise şu şekildedir: Sözlükte bir şeyin başlangıcında onu yarmak, bölmek; bir işe ilk defa başlama; yaratma, yaratılış, hilkat, tabiat, tıynet, din, tevhid, İslam, millet anlamında kullanılmaktadır. Fıtrat, yaradılışın ilk tarz, hâl ve heyetini ifade eder. Bediüzzaman Hazretleri, fıtratın tevhidi gösteren bir pencere gibi olduğunu ifade etmektedir. Ona göre fıtrattan hakikat çıkar. Fıtrat, hakikatlere merci ve masdardır. İnsanın fani lezzetler ve dünyevî menfaatlerle hidayet yerine dalaleti tercih ederek fıtratını ifsat edebileceğini beyan eder.2

Bediüzzaman Hazretleri hılkat ve fıtrat kelimelerini çokça kullanmıştır. Konumuzla alakalı olduğu için birkaçını aşağıya alıyoruz:

Ey İnsan! Kalbin ve hüviyet ve mahiyetin, bir ayinedir. Senin fıtratında ve kalbinde bulunan şedit bir muhabbet-i beka, o ayine için değildir. 3

Hattâ halis muhabbet fıtrat-ı insaniyede ve umum validelerde dercedilmiştir. İşte bu halis muhabbete tam manasıyla validelerin şefkatleri mazhardır.4

İnsanın fıtratındaki şiddetli merak ve hararetli muhabbet ve dehşetli hırs ve inatlı talep ve hâkezâ şedit hissiyatlar, umur-u uhreviyeyi kazanmak için verilmiştir. 5

Ey İnsan! Kat'iyen bil ki, hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi, iman-ı billâhtır. 6

Yukarıdaki tanımlara baktığımızda, fıtrat hılkatin bir parçası olarak görülmektedir. Hılkat, umumi yaratılışı kapsamaktadır. Fıtrat ise yaratılan varlıklara verilen farklı, hususi özelliklerdir. İnsanların farklı fıtratlarda olmaları bundan dolayıdır. Her insan yaratılmıştır; fakat bazıları cesur, bazıları korkak, bazıları sakin, bazıları ise sinirlidir. Bu haller insanların fıtrî özellikleridir. Fıtrat kelimesi şuur sahibi varlıklar için kullanılır. Şuur sahibi olmayan varlıklar için ise hılkat kelimesini kullanmak daha doğrudur.

Kaynakçalar
  1. Muhlis Körpe, Risale-i Nur Istılahları, Süeda Yayınları, Isparta 2023, s66

  2. Muhlis Körpe, Risale-i Nur Istılahları, Süeda Yayınları, Isparta 2023, s54

  3. Bediüzzaman Said Nursi, Mesnevi-i Nuriye, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s167

  4. Bediüzzaman Said Nursi, Mesnevi-i Nuriye, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s255

  5. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c1, s24

  6. Bediüzzaman Said Nursi, Asa-yı Musa, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s200


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız