Ahlak

16.04.2014

7958

Güzel Ahlakın Faydaları

Güzel ahlakın faydaları nelerdir?

16.04.2014 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Ahlak Nedir?

Üstad Bediüzzaman Hazretleri ahlak'ı şu şekilde açıklamaktadır:

Güzel ahlâkın esasları olan ihlâs, samîmiyet, fazîlet, hamiyet, fedâkârlık, sevâb-ı uhrevî, rızâ-yı İlâhî yerine; garaz, menfaat, sahtekârlık, hodgâmlık, tasannu‘, riyâ, rüşvet, aldatmak gibi hâller meydan alır. 1

İhlâs, samîmiyet, fazîlet, hamiyet, fedâkârlık, sevâb-ı uhrevî ve rızâ-yı İlâhî bir toplumun ahlakının temelini oluşturan mânevî direkleridir. Bunlar sarsıldığında yerlerini garaz, menfaat ve riyâ gibi olumsuzluklar alır, toplumun iç düzeni bozulur, güven ve adâlet çöker.

Güzel ahlâk; insanın yaptığı işi yalnız Allah'ın rızasını gözeterek yapması anlamına gelen ihlâs; içi ve dışı bir olması demek olan samîmiyet; doğruyu ve iyiyi her şartta tercih etmesini sağlayan fazîlet; dinine, değerlerine ve toplumuna karşı şerefli bir sorumluluk duygusu taşıması mânâsındaki hamiyet; gerektiğinde kendi rahatından vazgeçebilmeyi ifade eden fedâkârlık; yaptığı her işin ahirette bir karşılığı olduğuna inanarak hareket etmesi yani sevâb-ı uhrevî düşüncesi; ve nihayet bütün bu davranışların en yüce hedefi olarak rızâ-yı İlâhîyi, yani Allah’ın hoşnutluğunu esas almak üzerine kuruludur.

Fakat bu yüksek ahlâkî esaslar hayattan çekildiğinde, insanın niyetini ve davranışlarını yönlendiren ölçü değişir. Artık ihlâsın yerini garaz, yani gizli çıkar hesapları; samîmiyetin yerini sahtekârlık ve yapmacıklık; fazîletin yerini menfaat; hamiyetin yerini yalnız kendini düşünen hodgâmlık alır. Fedâkârlık kaybolunca, kişi başkaları pahasına kazanmayı normal görür; bu da rüşveti, aldatmayı ve haksız kazancı yaygınlaştırır. Ahiret sevabına iman zayıfladığında ve rızâ-yı İlâhî hedef olmaktan çıktığında ise, insan davranışlarını Allah’a göre değil, insanlara göre düzenler; riyâ ve gösteriş hayatın merkezine yerleşir.

Güzel Ahlâkın Faydaları

1. Güzel ahlâkın en büyük faydalarından biri, insanı Allah katında sevimli ve makbul bir kul hâline getirmesidir. Peygamber Efendimiz (sav) bu hakikati şöyle ifade buyurur:

Şüphesiz içinizden bana en sevimli olan, ahlâkı en güzel olandır. 2

2:. Güzel ahlâk, imanı sağlamlaştırır ve müminin manevî derecesini yükseltir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) iman ile ahlâk arasındaki kuvvetli bağa dikkat çekmek için şöyle buyurur:

Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlâk bakımından en güzel olanıdır. 3

3. Güzel ahlâkın önemli faydalarından biri de insanın iç huzurunu sağlamasıdır. İyilik ve kötülük ölçüsünü vicdana yerleştirerek insanın doğruyu yanlıştan ayırmasına yardımcı olur. Efendimiz (sav) bu hususu şöyle beyan etmiştir:

İyilik güzel ahlâktır. Kötülük ise içini huzursuz eden ve başkalarının bilmesini istemediğin şeydir. 4

4. Toplumsal hayatta ise güzel ahlâk, sevgi, güven ve muhabbetin temelidir. Güzel ahlâk sahibi olan kimse insanlar arasında sevilir, sözüne güvenilir bir şahsiyet hâline gelir. Kişinin kimlerle beraber olduğunun ahlâk üzerindeki tesiri de yine hadis-i şerifte açıkça bildirilmiştir:

İyi ve kötü arkadaşın hali, güzel koku satanla körük çekenin haline benzer: Misk satan, ya sana güzel kokusundan bir miktar meccanen verir ya sen satın alırsın, ya da (hiç değilse onunla beraber olduğun sürece) güzel koku koklamış olursun. Körük çeken kimse ise, ya elbiseni yakar ya da (en azından) körüğün kötü kokusundan rahatsız olursun. 5

5: Güzel ahlâkın en büyük faydalarından biri de ahiretteki karşılığıdır. Kıyamet gününde müminin amel terazisinde en ağır gelen amel güzel ahlâk olacaktır. Peygamber Efendimiz (sav) bu hakikati şu şekilde ifade etmiştir:

Kıyamet günü müminin mizanında güzel ahlâktan daha ağır bir şey yoktur. Muhakkak ki Allah söz ve fiilleri çirkin kimselere son derece öfkelenir. 6

Güzel ahlâk sahibi olan kimse, insanlar ara­sında sevilir, güven duyulan birisi olur. Se­vil­mek ve güvenilmek, dünyada insana veril­miş en büyük nimetlerdendir. Allah katında kıymetli olmak ise ahiretin sermayesidir. Bu sebeple güzel ahlâk, hem dünyada huzuru hem ahirette kurtuluşu beraberinde getirir. Çünkü insanı diğer canlılardan ayıran, yaratılmışların en şereflisi yapan şey güzel ahlaktır.

Ahlak, insanlarla ilişkilerinden ibadetlerine kadar müminin günlük hayatında her alanı kuşatan, böylece bireysel ve toplumsal hayatın bütün detaylarını tanzim eden bir işlev görür. Bu çerçevede yeme içme, giyim kuşam, yatıp kalkma, eve girip çıkma, büyük küçük bütün insanlarla ilişkiler, konuşma, camiye gitme, namaz, oruç ve sadaka gibi her davranışın, her ibadetin âdâbı vardır.

Meselâ, her işe Allah’ın adını anarak başlamak, yemeği sağ elle ve önünden yemek, bir şey içtiğinde kabın içine solumamak, başkasının evine izinsiz girmemek, selâmı yaymak, selâma daha güzeli veya aynıyla karşılık vermek, küçüklere merhamet, büyüklere saygı göstermek, insanların kusurlarını araştıran değil, örten olmak, namazı huşû içerisinde kılmak, kötü söz ve fiilleri terk etmek, sadakayı başa kakmadan, gönül kırmadan temiz ve güzel şeylerden vermek bunlardan bazılarıdır. Bunların hepsi Müslüman’ın zihnini inşa ederek ona şahsiyet kazandıran davranışlardır. Bunlara uymak, nefsi terbiye edip ahlâkı güzelleştirdiği gibi hem Allah’ın rızasını, hem de toplumun sevgisi ve takdirini kazanmaya vesiledir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Şua’lar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 220

  2. Tirmizî, Birr, 71

  3. Ebû Dâvûd, Sünnet, 15

  4. Müslim, Birr, 14

  5. Müslim, Birr, 146

  6. Tirmizî, Birr, 62


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız