RİSALE-İ NUR

26.01.2020

2895

Depremler Neden Daha Çok Müslüman Memleketlerde Görülüyor?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Deprem gibi afetler neden günahkâr kâfir memleketlerde değil de genellikle Müslüman memleketlerde oluyor?

26.01.2020 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Bediüzzaman Hazretleri şöyle söylemektedir:

Sual: Ne için gavurların memleketlerinde bu semavî tokat başlarına gelmiyor, bu biçare Müslümanlara iniyor?

Elcevab: Büyük hatalar ve cinayetler tehir ile büyük merkezlerde, küçücük cinayetler tacil ile küçük merkezlerde verildiği gibi, mühim bir hikmete binaen ehl-i küfrün cinayetlerinin kısm-ı âzamı, Mahkeme-i Kübrâ-yı Haşr'e tehir edilerek, ehl-i imanın hatalarının cezası kısmen bu dünyada verilir.1

Dünyadaki mahkemelerde nasıl ki küçük suçlar hızlıca görülür, büyük ve ağır suçlar ise daha kapsamlı mahkemelere bırakılır. Buna benzer bir durum manevî hayatta da vardır.

Allah'a iman etmemek, inkâr ve isyan içinde yaşamak gibi büyük günahlar, büyüklükleri sebebiyle çoğu zaman dünyada hemen cezalandırılmaz; onların hesabı daha büyük bir mahkemeye, yani ahirete bırakılır. Buna karşılık, bazı daha küçük hatalar ise insanın dünyada karşılaştığı sıkıntılar ve musibetlerle karşılık bulabilir. Bu durum, Allah'ın adaletinin hem dünyada hem de ahirette farklı şekillerde tecelli ettiğini gösterir.

Müslümanın yaptığı hatalar, kâfirin yaptığı inkâr karşısında küçük kalır. Allah, merhametinden dolayı dünyada musibet göndererek müminin günahlarının affına o musibeti vesile yapar. Kâfirin durumundan ise Kur'ân-ı Kerîm'de Rabbimiz şöyle bahsetmektedir:

İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemliktir, onlar orada ebedî kalırlar.2

İnkâr edenlere gelince, onların dostları da tâğuttur, onları aydınlıktan alıp karanlığa götürürler. İşte bunlar cehennemliklerdir. Onlar orada devamlı kalırlar.3

Özellikle Lokman suresinde, şirkin ve inkârın büyük bir zulüm olduğu vurgulanmıştır. Kur'ân-ı Kerîm'de Rabbimiz şöyle bahsetmektedir:

Hani Lokmân, oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Yavrum! Allah'a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür.”4

İşte bu sebeple kâfirin cürmü çok büyük olduğundan, hesabı mahkeme-i kübrâya, azabı da Cehennem'e ertelenmiştir.

Ehl-i imanın günahları ise bazı emir ve yasakları yerine getirmemek gibi, kâfirin zulmüne nispeten küçük olduğundan, cezaları acele olarak bu dünyada çoğunlukla verilir. Bu musibette sabır ve isyan etmemek şartıyla günahları affedilir. Ahirette göreceği dehşetli bu ceza, dünyada hafif bir şekilde ödenmiş olur. Bu da onlar için daha büyük bir rahmettir.

Zira dünya bir imtihan yeridir ve bu dünyada mümin, ibadet ve taatle fânî ömrünü bâkî bir hayata ve malını ise ahiret hesabına çalıştırdığı nispette kârlıdır. Dünyada mümin, musibetlerle bu manevi yatırımı bir nevi yapmış olur. Onun fânî malı gitse, onun için sadaka olur. Canı bir musibetle elinden çıksa, şehit olmuş olur. İşte bu sebeple o musibetler, onlar hakkında bir ikram-ı ilâhî olur, zahmet olmaktan çıkar.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 42.

  2. Bakara, 2 / 39.

  3. Bakara, 2/ 257.

  4. Lokman, 31/13


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız