Bediüzzaman Hazretlerinin soruda bahsedilen ifadeleri şöyledir:
Hazret-i Yûnus ibn-i Mettâ Alâ Nebiyyinâ ve Aleyhissalâtü Vesselâm’ın münâcâtı, en azîm bir münâcâttır ve en mühim bir vesîle-i icâbe-i duâdır.1
Hz. Yunus'a (as) “ibn Metta” denmesinin sebebi babasının isminden dolayıdır. Metta'nın oğlu demektir. "Alâ Nebiyyinâ" tabiri ise “Peygamberimiz Hz. Muhammed'in üzerine" demektir. "Aleyhissalâtü Vesselâmselam" ifadesindeki "hu" yani "o" zamiri ise tekrar Hz. Yunus'a (as) dönmektedir. Böylece mana “Metta oğlu Yunus'a (as) ve Peygamberimiz Hz. Muhammed'e (asm) salat ve selam olsun” demektir. Aslında ibare "Hazret-i Yûnus ibn-i Mettâ Aleyhissalâtü Vesselâm" şeklindeyken Üstad Hazretleri "Alâ Nebiyyinâ" ifadesini ekleyerek Hazreti Yunus'a salavat ile dua ederken Sevgili Peygamberimiz'i de (sav) duaya eklemiştir. Bu salavat tarzı Arapça’da diğer peygamberlere salavat getirilirken kullanılan bir ifade tarzıdır.
Hadislerde de Hz. Yûnus (as)’dan şöyle söz edilir ve Hz. Yûnus babası Mettâ’ya şöyle nisbet edilir:
Yûnus b. Mettâ’dan daha hayırlı olduğunu iddia eden kimse yalan söylemiştir2
Bazı İslâm kaynaklarına göre de, Mettâ’nın Yûnus’un annesi olduğu, peygamberler içinde sadece Hz. Îsâ (as) ile Hz. Yûnus’un (as) annelerine nisbet edilerek anıldıkları rivayet3 edilse de bu doğru değildir.4
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.1
Buhârî, “Enbiyâʾ”, 24, 35, “Tevḥîd”, 50, “Tefsîru sûreti’n-Nisâʾ”, 26, “Enʿâm”, 4, “Ṣâffât”, 1; Müsned, I, 242, 254, 292, 342, 348, 390, 440; II, 405, 451, 468, 539; İbn Mâce, “Zühd”, 33
Ebû İshak Ahmed b. Muhammed es-Sa‘lebî, ʿArâʾisü’l-mecâlis: Ḳıṣaṣü’l-enbiyâʾ, Kahire 130, s.406
Zeynüddin Ahmed b. Ahmed b. Abdillatif el-Zebidi, Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih
Tercümesi (Çev. Ahmed Naim), Ankara, 1972, c. 9, s. 151.; Ömer Faruk Harman, TDV İslâm Ansiklopedisi, İstanbul 2013, c. 43, s. 597-599

