Bağış Yap

RİSALE-İ NUR

10.03.2022

872

Risale-i Nur Neden “Sedd-i Zülkarneyn”e Benzetilmektedir?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

"Risale-i Nur bir Sedd-i Zülkarneyn gibi bir sedd-i Kur’ânî vazifesini görebilir" cümlesini kısaca izah eder misiniz?

05.04.2022 tarihinde cevaplandı.

Cevap

RİSALE-İ NUR'UN BU ZAMANIN SEDDİ ZÜLKARNEYN'İ OLMASI

Sual: Bediüzzaman Hazretleri Risale-i Nur'un bu zamanın seddi Zülkarneyn'i (as) olduğunu söylüyor bunu nasıl anlamalıyız?

Cevap: İlgili yer şöyledir:

Hayat-ı ictimâiyeyi idare eden en mühim esâs olan hürmet ve merhamet, gayet sarsılmış. Bazı yerlerde, gayet elîm ve bîçâre ihtiyârlar ve peder ve vâlideler hakkında dehşetli neticeler veriyor. Cenâb-ı Hakk’a şükür ki, Risâle-i Nûr, bu müdhiş tahrîbâta karşı girdiği yerlerde mukāvemet ediyor, ta‘mîr ediyor. Sedd-i Zülkarneyn’in tahrîbiyle Ye’cûc ve Me’cûclerin dünyayı fesâda vermesi gibi, şerîat-ı Muhammediye (asm) olan sedd-i Kur’ânînin tezelzülüyle de Ye’cûc ve Me’cûc’den daha müdhiş olarak ahlâkta ve hayatta zulmetli bir anarşilik ve zulümlü bir dinsizlik fesâda ve ifsâda başlıyor. 1

Burada “Risâle-i Nûr bu zamanın sedd-i Zülkarneyn’idir” denilirken, maddî bir set değil; manevî bir müdafaa, bir muhafaza seddi kastedilir.

Bediüzzaman Hazretleri, Sedd-i Zülkarneyn misâliyle şunu ihtar ediyor: Nasıl o set, büyük bir tahrib ve fesadı durduran bir mâni olmuşsa; bu zamanda da şerîat-ı Muhammediye’nin (asm) hayât-ı içtimâiyedeki tesirinin zayıflamasıyla ortaya çıkan dinsizlik, anarşilik, merhametsizlik ve ahlâkî çözülüşe karşı Risâle-i Nûr iman hakikatleriyle bir manevî set vazifesi görüyor.

Yani Risâle-i Nûr;

  1. İmanı tahkikî ders vererek dinsizliğin ifsâdını durdurur.

  2. Hürmet, merhamet, şefkat ve adalet gibi İslâmî esasları kuvvetlendirerek sosyal hayatı tamire çalışır.

  3. Anarşinin esası olan başıboşluk, mes’uliyetsizlik ve Allah’tan korkmamak hâline karşı Kur’ânî bir sed çeker.

Bu teşbih, Risâle-i Nûr’un Kur’ân’dan aldığı dersle zamanın manevî yıkımına karşı bir muhafaza ve mukavemet hattı kurduğunu ifade eder; yoksa Sedd-i Zülkarneyn’in (as) aynısı veya onun yerine geçen müstakil bir şer’î kaynak olduğu mânâsına gelmez.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 194.

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız