Sorular

0

Tefekkürün Faydaları ve Doğru Yapılışı

Sözlükte düşünmek manasınadır. Tefekkür, imanı takviyeye, marifetullâha, gafletten kurtulmaya ve ibâdet şuurunun kuvvetlenmesine, kalbin huzuruna, şükrün artmasına, hikmetin artmasına vesile olan önemli bir ibadettir. Kâinataki olaylara ve insanın kendi nefsine bakıldığında, her şey Allah'ın isim ve sıfatlarına birer ayna olur. Böylece kalp ve akıl birlikte nurlanır. Tefekkürün genel anlamda dört şey üzerine olması gerektiği ifade edilmiştir:1) Allah'ın azametini tefekkür etmektir. Bu tefekkürden marifetullah doğar.2) Cenab-ı Hakk'ın yarattığı varlıkları tefekkür etmektir. Bu tefekkürden Allah'a karşı sevgi ve şevk doğar.3) Cenab-ı Hakk'ın saltanatını ve O'nun kudretini tefekkür etmektir. Bu tefekkürden İlahî heybetin gönülde artması doğar.4) Kulun kötü işlerini, amellerini tefekkür etmesidir. Bu tefekkürden kulun Rabbine karşı olan hayâsı (utanma, edep) doğar.Bediüzzaman Hazretleri mesleğini “acz, fakr, şefkat, tefekkür” olarak dört ana sütun üzerine bina etmiştir. Görüldüğü üzere tefekkürü, mesleğinin dört ana esasından biri yapmıştır. Bu sayede tefekkürü kendisini takip edenler için bir meslek/meşrep/yol haline getirmiştir. Hazret-i Üstad tefekkürün rast gele değil bir metot dâhilinde olması gerektiğini de şöyle açıklamaktadır:İ'lem eyyühe'l-aziz! Tefekkür, gafleti izale eder. Dikkat, teemmül, evham-ı zulümatı dağıtır. Lâkin nefsinde ve bâtınında ve hususî ahvâlinde tefekkür ettiğin zaman, derinden derine tafsilât ile tetkikat yap. Fakat âfakî ve haricî ve umumî ahvâlâtı teemmül ettiğin vakit, sathî ve icmâlî düşün, tafsilâta geçme. Çünkü icmalde, ve fezlekede olan kıymet ve güzellik tafsilâtda yoktur. Hem de âfakî tefekkür, dipsiz denize benzer, sahili yoktur. İçine dalma, boğulursun. Arkadaş! Nefsî tefekkürü tafsilâtlı, âfâkî tefekkürü ise icmâlî yaparsan, vahdete takarrüb edersin. Aksini yaptığın takdirde, kesret fikrini dağıtır. Evham seni havalandırır, enâniyetin kalınlaşır. Gafletin kuvvet bulur, tabiata kalb eder. İşte insanları dalâlete isâl eden kesret yolu budur.1Yani, tefekkür gafleti giderir. Dikkatli düşünmek de kuruntuları dağıtır. Fakat düşünmenin yolu, kişinin kendi iç dünyasında ve dış dünyada aynı değildir. İnsan kendi nefsi ve iç âlemi üzerinde düşünürken derine inmeli, ayrıntılı inceleme yapmalıdır. Çünkü burada hakikate ulaşmak için ayrıntı gerekir. Ama dış dünya, yaşanan olaylar ve geniş alanlar düşünülürken kısa ve öz düşünmek gerekir. Çünkü o geniş sahalardaki kıymet ve güzellik çoğu zaman özette görünür, ayrıntıda aynı şekilde görünmez. Ayrıca dış âleme ait tefekkür dipsiz deniz gibidir. Ayrıntıya dalan, sınır bulamaz ve boğulabilir. Kişi, kendi içinde yaptığı düşünmeyi ayrıntılı, dış dünyaya dair düşünmeyi ise kısa ve toplu yaparsa Allah'ın varlığına ve birliğine ulaşır. Bunun tersini yaparsa, kalabalıklar içerisinde zihin dağılır. Kuruntular insanı savurur, benlik kalınlaşır, gaflet güçlenir ve bakış tabiata döner. İnsanları dalâlete götüren yol da bu kesret (kalabalıkta boğulma) yoludur.Tefekkürün temel esasları ise kâinata başıboş ve kendi hesabına değil, Allah hesabına bakabilmektir. Görünen nimetlerde Mün'im'i (nimet veren Allah'ı) tanıyabilmektir. Her şeyde olduğu gibi tefekkürde de niyet çok önemlidir. Bununla birlikte tefekkür, Kur'an rehberliğinde olmalıdır. Çünkü Kur'an'daki ayetler tefekkürün en doğru istikametini gösterir. Tefekkürün en önemli türlerinden biri de ölümü düşünmektir. Çünkü ölümü tefekkür eden kişi, dünyanın geçici olduğunu her an hatırlayarak, dünya-ahiret dengesini diri tutar. Ayrıca insan nefsini ve davranışlarını da düşünmesi, tefekkürün önemli bir parçasıdır. Çünkü hatalarını görüp ders çıkaran bir kişi, o hatalara tekrar girmemeye çalışır.Ayrıca BakınızBEDİÜZZAMAN HAZRETLERİNİN TEFEKKÜR ÜZERİNDE DURMASIKaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Mesnevi-i Nuriye, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 138.

1.682

Eminevim, Katılımevim, Birevim, Simpaş, Fuzul Ev Gibi Kurumlar Vasıtasıyla Ev veya Araba Almak Câiz midir?

Katılımevim, Eminevim, Birevim ve benzeri tasarruf finansman sistemleriyle ev veya araba almak dînen câiz midir? Bu sistemlerde taksitlerin enflasyon veya maaş artışına göre değişmesi, organizasyon ücreti alınması, satın alınan mala ipotek konulması ve gecikme hâlinde fark talep edilmesi fıkhen faiz veya akdi bozan bir durum sayılır mı? Ayrıca bu uygulamalar, meçhul mal satışı, haksız kazanç veya câiz olmayan rehin kapsamında değerlendirilir mi? Bu tür kurumlarla işlem yapmak helâl kabul edilir mi?

15

 Küçülen Çocuk Kıyafetlerini Saklamak Caiz midir?

Çocuklarımızın küçülen kıyafetlerini saklayıp daha sonra kardeşi olursa giydiririz diyerek belki bir sene, belki 5-6 sene bekletmek dinimizde istifçiliğe girer mi? Çünkü eğer tekrar çocuk olursa aynı şekilde harcama yapman gerekecek ama tabii zaman nasip, bilmediğimiz için bekletmekte sakınca var mı, yoksa imkânı olmayan başka kişilerle paylaşmak daha mı doğru olur? Bu eşyalar ihtiyaç fazlasına mı giriyor?

18

Tahmidiye Duasının Fazileti ve Sırları Nelerdir?

Varlıkların Allah'ın rububiyetine karşı en büyük üç vazifesinden biri tahmîd'dir (Allah'a hamd etmektir.) Bediüzzaman Hazretleri şöyle buyurur:Kur'ân'ın hakîkî ve tam bir nevi' münâcâtı ve Kur'ân'dan çıkan ve Kur'ân'ın bir çeşit hulâsası olan Cevşenü'l-Kebîr nâmındaki münâcât-ı Peygamberîde (asm) yüz def'a سُبْحَانَكَ يَا لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ الْاَمَانُ الْاَمَانُ خَلِّصْنَا وَاَجِرْنَا وَنَجِّنَا مِنَ النَّارِ cümlesinin tekrarında, tevhîd gibi kâinâtça en büyük hakîkat ve mahlûkātın rubûbiyete karşı tesbîh ve tahmîd ve takdîs gibi üç muazzam vazîfesinden en ehemmiyetli bir vazîfesi ve şekāvet-i ebediyeden kurtulmak gibi nev'-i insanın en dehşetli mes'elesi ve ubûdiyet ve acz-i beşerin en lüzûmlu neticesi bulunması cihetiyle binler def'a tekrar edilse yine azdır.1Bediüzzaman Hazretleri, "Tahmidiye duasının" bir kısım fazilet ve sırlarına ise şöyle işaret etmektedir:Çoktan beri benim hususî bir virdim ve hiç kaleme alınmayan ve mesleğimizin dört esâsından en büyük esâsı olan şükrün en geniş ve en yüksek mertebesini ihâta eden ve bende çok def'a maddî ve ma'nevî hastalıkların bir nevi' şifâsı olan ve İsm-i A'zam ve Besmele ile dokuz âyât-ı uzmâyı içine alan ve on dokuz def'a şükür ve hamdi, a'zamî bir tarzda ifade ile, tahmîdâtın adedleriyle o eşyânın lisân-ı hâl ile ettikleri hamd ü senâyı niyet ederek, o hadsiz hamdlerin yekününü kendi hamdleri içine alarak azametli ve geniş bir tahmîdnâme ve teşekkürnâme bulunan; ve Sekîne'deki esmâ-yı sittenin muazzam yeni bir dersi...2Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin ifadeleri ışığında Tahmidiye duasının faziletleri, sırları ve okunma zamanlarına dair bilgiler aşağıda özetlenmiştir:Tahmidiye Duasının Faziletleri ve SırlarıTahmidiye, "şükür" esasının en geniş ve en yüksek mertebesini içine alan, azametli bir teşekkürnamedir. Bu duanın en önemli sırrı, sadece ferdî bir şükür değil, tüm kâinatın ve eşyanın "lisan-ı haliyle" (hâl diliyle) ettiği hamdü senaları niyet ederek, o hadsiz şükürlerin toplamını kendi hamdi içine alıp Allah'a takdim etme imkânı vermesidir. Dokuz büyük ayeti, İsm-i Azam'ı ve Besmele'yi içinde barındıran bu dua, on dokuz defa en üst perdeden hamdi ifade eder. Manevi bir şifa kaynağı olmasının yanı sıra, Sekine'de bulunan altı ismin (Ferd, Hayy, Kayyum, Hakem, Adl, Kuddüs) muazzam ve yeni bir dersi niteliğindedir. Bu yönüyle hem maddi hem de manevi hastalıklar için bir "şifa" vesilesidir.Tahmidiye Duası Ne Zaman Okunmalı?Maddi ve Manevi Hastalık Hallerinde: Bediüzzaman Hazretleri kendisinde "çok defa maddi ve manevi hastalıkların bir nevi şifası" olduğunu belirterek, sıkıntılı ve hastalık zamanlarında bu virdin okunabileceğine işaret eder.Sürekli Bir Vird Olarak: "Çoktan beri benim hususi bir virdim" ifadesi, bu duanın günlük veya düzenli bir ibadet/zikir pratiği haline getirilebileceğini gösterir.Allah'a Şükür ve Hamd Etme İhtiyacı Hissedildiğinde: Kulun aczini hissedip, yaratılışın en büyük vazifesi olan "tahmid" (hamd etme) görevini en külli şekilde yerine getirmek istediği her an okunabilir.Cevşenü'l-Kebir ve Sekine ile olan içerik bağı göz önüne alındığında, bu büyük münacatların okunduğu manevi iklimlerde veya özel dua vakitlerinde okunması oldukça ehemmiyetlidir.KaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Zülfikar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 213Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 334