Sorular

1.695

Peygamberlik ve Evliyalık Makamları Arasındaki Farklar

RİSALETSözlükte “göndermek, elçi kılmak, elçilik yapmak” anlamındaki "resâlet" masdarından gelen risâlet kelimesi isim olup “elçi, mektup, mesaj” gibi anlamlarının yanında masdar anlamında da kullanılabilmektedir. Fıkıh terimi olarak ise bir kimsenin irade beyanını tasarrufta dahli olmaksızın diğer bir kimseye tebliğ etmeyi ifade eder. Tebliğ eden kimseye resûl (elçi), elçiyi gönderen kimseye mürsil, elçinin gönderildiği kimseye "mürselün ileyh" denir. Resul, sadece işlem yapmak isteyen kişinin irade beyanını iletmekle görevlidir. 1 Allah, insanoğlunun yaratılışındaki amacı, hedefi, neticeyi; neyi emrettiğini ve neyi yasakladığını peygamberler aracılığıyla bildirmiştir. Peygamberler de Allah'tan aldıkları bu İlâhî emirleri gönderildikleri kavimlere eksiksiz bir surette iletmiştir. Öz itibariyle Risalet; “Allah'ın kulları arasından seçtiği, emirlerini, yasaklarını, insanların dünya ve âhiret saadetlerine vesile olacak şeyleri vahiy yoluyla kendisine bildirdiği ve bu vahiyleri insanlara ulaştırmakla görevlendirdiği elçi” anlamına gelmektedir.VELAYETVelâyet sözlükte “yakın olmak, yakınlık” anlamındaki "vely" kökünden türeyen velâyet “sevmek; yönelmek, yardım etmek; bir işin sorumluluğu kendi üstünde olmak” mânalarına da gelir. Tasavvufta velâyet; kulun nefsini aşıp Allah'a yaklaşma hâlidir. Bediüzzaman Hazretlerine göre velâyet, Allah'a yakınlık derecelerinde ilerlemektir. Kul, mânevî mertebeleri geçerek Cenâb-ı Hakk'ın yakınlığına ulaşır; bu süreç emek ve zamana ihtiyaç duyar. Bediüzzaman Hazretleri velâyetin peygamberliğin bir delili olduğunu belirtir; çünkü peygamberlerin getirdiği hakikatler, velîlerce kalp ve ruhla açıkça görülür. Velâyet, insanı olgunlaştıran, ruhu nurlandıran, terakkînin kaynağı ve feyzin menbaıdır. Bediüzzaman Hazretleri velâyetin kazanıma dayalı, uzun, zahmetli ve kerametleri çok bir yol olduğunu da ekler. 2Râgıb el-İsfahâni'ye göre velayet; Düzenli, devamlı, kararlı ve ihlâslı bir şekilde ibadet ve kulluk eden, başta peygamberler olmak üzere takvâ sahibi, Allah dostları sâlih müminler için kullanılır. Peygamberler, Cenab-ı Hakk'ın çok özel kulları ve evliyasıdır; onların vârisçileri, yardımcıları ve temsilcileri olan evliya da Allah'ın has kulları ve dostlarıdır. 3RİSALET VE VELAYET ARASINDAKİ FARKLAR1) Nübüvvetin ana vazifesi tebliğdir; velâyetin ana vazifesi kullukta kemâle ermedir.2) Nübüvvet vahiy ile beslenir; velâyet ise ilham ve keşfe dayanır. “Vahiy nübüvvetin esasıdır, ilham velâyetin esasıdır.”3) Peygamberler, yeni veya önceki şeriatı insanlığa duyururlar; Veliler ise, mevcut şeriata uyar ve onunla manen yükselirler.4) Peygamberler masumdur (günah ve hatadan korunmuştur); evliyâda masumiyet yoktur, ancak mahfuziyet (Allah'ın koruması) )olabilir.5) Peygamberlik, umumî rehberlik makamıdır; Evliyalık ise, şahsî terakki (yükselme) makamıdır.6) Peygamberlik, Allah'ın doğrudan lütfu ile verilir; Evliyalık ise, lütfa amel, ihlâs ve mücâhedeyle (manevi cihad ve gayretle) kazanılır.7) Peygamberlik Hz. Muhammed (sav) ile tamamlanmıştır; Evliyalık ise, kıyamete kadar devam edecektir. Ayrıca BakınızVelayet MertebeleriVelayet-i Kübra, Velayet-i Vusta ve Velayet-i SuğraKaynakçalarhttps://islamansiklopedisi.org.tr/risalet--fikihMuhlis Körpe, Risale-i Nur Istılahları, Süeda Yayınları, Isparta 2023, s. 198Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât, “vly” md., Yarın yay., İstanbul 2019, c.2, s. 547

8

Nikâh Esnasında Mehir Konuşulmadıysa Eş Rızasıyla Yeni Mehir Nasıl Belirlenir?

Eşimle evlenirken, nikâh esnasında imam “Mehir belirlediniz mi?” diye sordu. O sırada önceden konuşmadığımız için bir an ailemle birbirimize baktık. Ailemde iki ablam da 100 gr dediği için babam da o şekilde düşünmüş; ancak biz cevabı vermeden imam başka konuya geçti. Biz de konu havada kalmasın diye dönüşte arabada babam 100 gr diye teyit etti; ama eşimle sonradan konuştuğumuzda 100 gr'ı kabul etmiyor. Biz o gün kendi ailemle aramızda bu rakamı kararlaştırdık; ama eşim kabul etmiyor. Ne yapmak lazım?

34

Hz. Vahşi Kimdir? Sahabeden Sayılır mı?

Hz. Vahşi Kimdir? Hz. Vahşî'nin sahâbî olması ve Hz. Peygamber'in ona 'bana görünme' demesi gibi rivayetler ne kadar doğrudur? Hz. Vahşî'ye dair bir şey yazarken 'Hazret/Hz.' ifadesini kullanmalı mıyız? Ayrıca diğer sahabiler için kullandığımız 'Biz onun tırnağı bile olamayız.' gibi ifadeleri rahatlıkla Hz. Vahşi için de kullanabilir miyiz? Hem kendisinin rüyasında Hz. Peygamber'i görüp affedildiğini işitmesi de doğru mudur?